IMF uyarıyı yaptı: Gözler Arjantin ve Türkiye ekonomilerinin üzerinde

IMF’nin en son yayınladığı “Dünyada Ekonomik Görünüm” raporu geçen yıl başlayan, bu yılın ilk aylarında yoğunlaşan “2019 yılında dünya ekonomisinde ne olacak?” tartışmasına açıklık getirdi.

IMF raporu, ABD ekonomisinde 2018 yılının son çeyreğinde belirginleşen gerileme eğiliminin devam edeceğini gösteriyor. Raporda, Almanya ekonomisinin, yüzde 0,8 ile negatif büyüme sınırındaki zayıflığı, Brexit sürecindeki belirsizliğin Avrupa ve İngiltere ekonomilerine getirdiği yüklerin büyüme beklentileri üzerindeki olumsuz etkileri, Çin ekonomisindeki yüzde 6,5’den yüzde 6’ya gerileyen büyüme hızı, tüm bunlar, en iyi koşullarda, 2019’un sonunda, en fazla “kırılgan bir toparlanmadan” söz edilebileceğini düşündürüyor.

Arjantin ve Türkiye’de başlayarak yayılabilecek döviz/borç krizi

Buna karşılık ABD ile Çin arasındaki, şimdi Avrupa Birliği’ni de içine çekmeye başlayan ticaret savaşının, yükselen piyasalarda Arjantin ve Türkiye’den başlayarak yayılabilecek bir döviz/borç krizi olasılığının, jeopolitik alanında beklenmedik bir risk artışının, “en iyi koşulların” gerçekleşmesini tehlikeye atarak bir küresel resesyonu tetikleme olasılığı var.

BBC’nin aktardığı habere göre, IMF’nin Çarşamba günü yayımlanan “Dünyada Ekonomik Durum: Büyüme yavaşlıyor, toparlanma kırılgan” başlıklı raporu “Bir yıl önce bütün bölgelerde ekonomik büyüme hızlanıyordu, dünya ekonomisinin 2018’de yüzde 3.9 büyümesi bekleniyordu. O günden bu yana çok şey değişti” saptamalarıyla başlıyor.

Raporda IMF, dünya ekonomisinde 2019 yılı için büyüme hızı beklentisini yüzde 3,5’den yüzde 3,2’ye çekerek, adeta “Toparlanma mı, yavaşlama mı?” tartışmasına son noktayı koyuyor. IMF raporundan, 6 büyüklerin (ABD, İngiltere, Japonya, Euro Bölgesi, Çin, Hindistan) sanayi üretimi büyüme hızında ve Satın Alma Müdürleri Endeksi’nde 2017 yılının ikinci yarısında başlayan 2018 yılında güçlenen bir yavaşlama eğiliminin egemen olduğu anlaşılıyor.

IMF raporu, ABD ekonomisinde 2018 yılının son çeyreğinde belirginleşen gerileme eğiliminin devam edeceğini gösteriyor. Raporda, Almanya ekonomisinin, yüzde 0,8 ile negatif büyüme sınırındaki zayıflığı, Brexit sürecindeki belirsizliğin Avrupa ve İngiltere ekonomilerine getirdiği yüklerin büyüme beklentileri üzerindeki olumsuz etkileri, Çin ekonomisindeki yüzde 6,5’den yüzde 6’ya gerileyen büyüme hızı, tüm bunlar, en iyi koşullarda, 2019’un sonunda, en fazla “kırılgan bir toparlanmadan” söz edilebileceğini düşündürüyor.

Buna karşılık ABD ile Çin arasındaki, şimdi Avrupa Birliği’ni de içine çekmeye başlayan ticaret savaşının, yükselen piyasalarda Arjantin ve Türkiye’den başlayarak yayılabilecek bir döviz/borç krizi olasılığının, jeopolitik alanında beklenmedik bir risk artışının, “en iyi koşulların” gerçekleşmesini tehlikeye atarak bir küresel resesyonu tetikleme olasılığı var.

IMF de dünya ekonomisinin çok “hassas” bir noktada olduğunu söylerken yüzde 3,2 büyüme oranının 2019’dan bu yana en düşük düzeyi temsil ettiğini de vurguluyor, risklerin bir gerileme olasılığını güçlendirme yönünde olduğuna işaret ediyor.

Dünya ticaretindeki yavaşlama eğilimine IMF’de dikkat çekiyor. IMF, Dünya ticaret hacminde 2018 yılında yüzde 3.8 olarak gerçekleşen büyüme hızının bu yıl yüzde 3.4’e gerilemesini bekliyor. Diğer bir deyişle, ekonomik büyüme hızı ile ticaret hacmi büyüme hızı neredeyse aynı düzeyde ilerliyor.

Geçmişte, dünya ekonomisinin göreli olarak istikrarlı dönemlerinde, dünya ticaret hacminin büyüme oranı, dünya ekonomisinin büyüme oranının iki katına yakın bir düzeyde gerçekleşiyordu. Örneğin, 1990-2008 döneminde küresel büyüme hızı yıllık ortalama 3.2 düzeyinde seyrederken, dünya ticaret hacmi yüzde 6 düzeyinde büyüyordu. Bu ilişki 2007’de bozulmuş, 2009’daki çöküşü izleyen 2010 yılındaki hızlı sıçrama dışında bir daha hiç düzelmemiş. Bu da dünya ekonomisinin 2008 kriziyle girdiği “uzun durgunluk” döneminden henüz çıkamadığını gösteriyor.

Gerçekten de IMF’nin yüzde 3,2 büyüme oranı beklentisi, çok “hassas” bir yere, dünya ekonomisi için resesyon sınırı sayılan yüzde 2,5 – yüzde 3 büyüme hızı bandının kıyısına kadar gelindiğine işaret ediyor. Diğer bir deyişle, şimdi tartışma yavaşlama mı resesyon mu ikilemine dönüşüyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin