İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yurt gezileri kapsamında Adana’nın ardından Antalya’da konuştu. İmamoğlu burada yaptığı konuşmada çalışma arkadaşlarının Emniyet Müdürlüğü tarafından arandığını ve avukatsız görüşmek istendiğini belirtti. Ekrem İmamoğlu’nun açıklamasına göre aranan kişiler avukatla geleceğini söylemesi üzerine görüşme yapılmıyor ve o polise bir daha ulaşılamıyor!
Ekrem İmamoğlu, söz konusu uygulamayı şöyle anlattı: “Şimdi de öğrendim ki çalışma arkadaşlarımızı Emniyet Müdürlüğü’nden arayıp Savcılık sizi görüşmeye çağırıyor diyorlarmış. Arkadaşlarımız avukatımı arayıp geliyorum deyince, ‘Avukata gerek yok, görüşeceğiz sadece!’ diyorlarmış. Ne demek avukata gerek yok ya! Böyle bir uygulama nerede var! Bakın arkadaşımız avukatla adliyeye gitmekte ısrar edince daveti yapan polise artık ulaşılmaz oluyor! Telefon numarası Vatan Caddesi’ndeki Emniyet’e ait. Hani hukuk devletiydik sayın Adalet Bakanı? Hukukçu kimliğinle sor bakalım hangi uygulamaya giriyormuş avukatsız savcı görüşmesi! Bunlar iyice şaşırdılar! Bunların yaptıkları şeytanın aklına gelmez şeytanın!”
Ekrem İmamoğlu’nun gündeminde ekonomi ve adaletsizlik de vardı. Şunları söyledi:
- Ekonomi uzmanıyım diyenler milletin ocağına incir ağacı dikti. Halka hizmet hakka hizmettir sözünü iktidar unuttu. Kimse bu ülkenin geleceğinden şüphe etmesin.
- Vatandaşlık satılmasına karşıyım. Ülkemizin vatandaşlığını ticari bir ürün haline getirdiler. Türkiye’yi zenginleştiren bir modelle aydınlık günlere gideceğiz. Toprağı işleyemeyen suç işler. Toprağını koruyamayan ülkesini de koruyamaz. Turizm gelirleri yerel yönetimler ile paylaşılmıyor.
- Adalet sistemi çöktü. Meclis artık neredeyse işlevsiz, herkes adalet istiyor. Biz başarıya yaklaştıkça iktidarın da zulmü artıyor. İmamoğlu kadar başına taş düşsün. Zannediyorlar ki ben korkarım. Bunlardan var ya korkan onlar gibi olsun. Önce Allah’a sonra milletime güveniyorum. Bir derdiniz varsa ben burdayım, bana gelin. Milleti tehdit etmeyi bırak, gel millete gidelim, buradayım.
- Açıkça diyorum, İmamoğlu olmadan seçime girmek istiyorsun. İmamoğlu olmadan yarış meşru olmaz. Bu yargısal tacizlerle seçim ne özgür ne de adil olur. Tek suçumuz onları 4 kez yenmiş olmak. O sandık gelecek bu millet seni tıpış tıpış evine yollayacak.
İmamoğlu, Erdoğan’a Adana’dan meydan okudu: “Kuralım sandığı, bakalım millet ne diyor!”

Sayın Ekrem İmamoğlu,
Hukuksuz yargı süreçleri size yaklaştıkça, yıllardır dile getirmediğiniz bazı konuları İzmir’de gündeme getirdiniz. Oysa Türkiye’de yüz binlerce insan haksız ve hukuksuz bir şekilde kamu görevinden ihraç edildi, bazıları terörist ilan edildi, kimileri mahkum edildi ve ağır sosyal dışlanmalara maruz bırakıldı. Milyonlar hale bu süreci yasiyir.Ancak bu süreçler yaşanırken sessiz kaldınız, belki de görmezden geldiniz. Çünkü mağdurlar sizin mahallenizden değildi…
Oysa siz, İstanbul gibi bir metropolün belediye başkanı olarak sadece belirli bir kesimin değil, tüm toplumun haklarını savunmakla yükümlüsünüz. Size güvenerek oy veren milyonlarca insan, adaletin herkes için eşit işleyeceğini umut etti. Ancak şimdi, benzer bir hukuksuzluk size dokunduğunda sesinizi yükseltmeniz, geçmişte mağdur olanların gözünde bir çelişki olarak görünüyor.
Diploma meselesini en iyi bilenlerden biri sizsiniz. Üniversiteyi kazanamayan birçok kişi, Kıbrıs’ta, Balkanlar’da ya da vakıf üniversitelerinde belirli bir süre eğitim aldıktan sonra yatay geçiş yaparak Türkiye’deki üniversitelere devam etti. Bu uygulama yıllardır mevzuatta bu yönde zaman zaman ayarlanarak uygun bir şekilde sürdürülüyor ve gücü, parası, yetkisi olan birçok kişi bu yolla eğitimini tamamladı. Son kırk yılın akademik geçişleri incelendiğinde, kimlerin bu yöntemle diploma aldığını toplum daha iyi anlayacaktır.
Bugün sizin için zorlu bir süreç başladı. Umarım, geçmişte yaşanan mağduriyetleri şimdi daha iyi anlar ve adaletin sadece bir kesim için değil, herkes için gerekli olduğunu savunursunuz.
Allah yardımcınız olsun.