İlahiyatçı Demircan’dan Erdoğan’a: Vasıflarını Rabbimizin belirlediği adayları seçmek istiyorum!

Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan’ın ilahiyatçı babası Ali Rıza Demircan, Mirat Haber’deki yazısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, “Sayın Cumhurbaşkanım artık Kurani vasıfları taşıyanlara oy vereceğim, ahiretime zarar vermek istemiyorum” dedi . Yazısında oy vereceği kişilerin sıfatlarını sıraladı: ‘Mü’min olmak, Maruf’a Çağırıcı ve Münker’den Sakındırıcı Olmak, Namaz kılar ve şartları gerçekleştiğinde zekât verici olmak, Allah’ın emirleri ve yasaklarını itâati benimsemek. Yönetime liyakatli olmak.”

MİSBAH DEMİRCAN, 3. DÖNEM KURALINA TAKILDI

Fatih Altaylı üç gün önce köşe yazısında ”Beyoğlu için Haydar Ali Yıldız kesinleşmiş. Beyoğlu’nda 3 dönemini dolduran Misbah Demircan ise Sarıyer’e aday oluyor.” cümlelerini kullandı. Yani Ahmet Misbah Demircan 3 dönem kuralına takıldığı için yerel seçim 2019’da Sarıyer’den aday gösterilecek” iddiasında bulunmuştu.

YAZI VE SOHBETLERİMLE DESTEK OLDUM SİZE; ARTIK AHİRETİME ZARAR VERMEK İSTEMİYORUM

31 Mart yerel seçimlerindeki siyasi tercihi ve bu kararı alış nedenlerini anlattığı yazısında Demircan, son seçimlere kadar AKP’ye oy verdiğini, oy vermekle de kalmadığını, yazıları ve özel sohbetleriyle de destek verdiğini söyleyerek şunları yazdı:

“Üstelik bir de seçip önümüze koyduklarınızı da seçtim. Ama artık yalnızca vasıflarını Rabbimizin belirlediği adayları seçmek istiyorum. Çünkü  -hüsn-ü zan besliyor isem de-hangi  vasıflar dikkate alarak aday seçimi yapıldığını tam olarak  bilmiyorum ve bu durum benim Rabbim katındaki sorumluluğumu düşürmez. Âhiretime zarar vermek istemiyorum.”

Ardından, bir dizi pişmanlık ifade eden Demircan, “Uyarı görevimizi unuttuk, biz Müslümanların fert ve toplum olarak olmazsa olmaz bir görevimiz var. Orijinal adıyla Emir bil-Marûf ve Nehi ani’l- Münker. Yani Dinimizin, ortak aklın ve ilmin gerektirdiklerine yönlendirmek ve dinimizin ortak aklın ve ilmin/bilimin sakındırdıklarından men etmek. Biz bu görevimizi yapmaz olduk. Bir diğer anlatımla size de yardımcı olamadık” diye ekledi.

SEÇTİKLERİNİZİN ARASINDA İZZETLİ, BİLİNÇLİ KAÇ KİŞİ VAR?

Demircan eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul seçmeniyim. Oy vermemi istediğiniz kişileri yakından tanımıyordum. Tanıtma gereği de duyulmadı. Seçtirdikleriniz arasında önemli bir toplumsal meseleyi irdeleyecek, inceleyecek, tespitlerini kaleme alacak ve meclis kürsüsünden dile getirecek daha da önemlisi görüşlerinize katılmadığını beyanla muhalif  görüş bildirecek kadar inançlı, bilgili, bilinçli ve izzetli kaç kişi var? Siz batı kültürü ile şartlanmış bürokratlar ve teknokratlar  ile nasıl başarılı olacaksınız?”

Yazısının devamında ise, Demircan, adayların nasıl belirlenmesi gerektiğiyle ilgili Erdoğan’a tavsiyelerde bulundu:

“Anayasal düzeni seküler/laik olan toplumumuzda kemiyeti arzu edilen keyfiyete dönüştüremediğimiz için her seçim bölgesinde aranılan Kur’ânî vasıflara sahip kişiler bulunmayabilir. Bu durumda niteliklerimize en yakın olan tercih edilmelidir.

İslâm dinin, olgun aklın ve ilmin gereği olan Marûf’a çağırıcı ve ve Marûf’un zıddı olan Münker’den sakındırıcı olabilecek konumda olmak.

Bu şart ana hatları ile sağlıklı olmayı, İslâm’ı bilmeyi ve genel kültürle donanımlı olmayı gerektirmektedir; Ayrıca demokrasilerin en büyük zaafı olan deist ve eşcinsel tipler gibi inançsız ve erdemsiz insanların seçilmesini engelleyici niteliktedir.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin