“İki kaleşnikof birisi paket olsun” [AMERİKA GÜNLÜĞÜ]

AMERİKA GÜNLÜĞÜ | ADEM YAVUZ ARSLAN

Eğer bu şekilde bir sipariş veremeyeceğinizi, benim bunu ‘ilginçlik olsun ve yazı okunsun’ diye yazdığımı düşünüyorsanız Amerika’yı tanımamışsınız demektir. Çünkü Amerika hala ‘vahşi Batı’ ve silah almak pizza söylemek kadar kolay.

Amerika’ya taşındığımda ben de ‘yok canım, bu kadar kolay olamaz’ diyordum. Sonra bir silah fuarına gittim, ‘gerçek Amerika’yı gördüm ve test etmek için uzun namlulu bir silaha talip oldum. Satış görevlisi ‘ehliyetin var mı?’ dedi.

Baktım iş ciddiye biniyor ‘ben biraz düşüneyim’ deyip kalabalığa karıştım.

Bir pazar sabahı çocuk çoluk koşarak silah fuarına giden Amerikalılarla bir kaç saat geçirdikten sonra ikna oldum; Amerika’nın silah sorunu büyük. Washington gibi bir yerde bile insanlar ilkokul çağındaki çocuklarıyla silah standları arasında geziyorsa Texas ya da Wyoming’i düşünemiyorum bile.

Yani mesele sadece ‘silah lobileri’ ile izah edilecek kadar basit değil.

FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ NEYSE SİLAH TAŞIMA ÖZGÜRLÜĞÜDE O

İstatistiklere göre (https://everytownresearch.org/gun-violence-america/?source=etno_ETHomePage&utm_source=et_n_&utm_medium=_o&utm_campaign=ETHomePage) Amerika’da her gün 100 kişi silaha bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. Binlerce kişi yaralanıyor. (Bir başka istatistik ise şöyle; Son 30 yılda 550 bin civarında kişi hayatını kaybetti ve bu rakam, Amerika’nın Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında kaybettiği toplam insan sayısından daha fazla)

Yazının ilerleyen bölümlerinde Amerika ve silah başlıklı başka çarpıcı rakamlar paylaşacağım ancak bu aşamada ‘işin kökeni’ne bakalım. “Hergün 100 kişinin hayatını kaybettiği, her bir kaç ayda bir büyük saldırının olduğu bir ülke de nasıl oluyor da silahlanmanın önüne geçilemiyor” sorusunun cevabı biraz da Amerika’nın tarihinde yatıyor.

Amerikan yasalarına göre 21 yaşını dolduran herkes (Bazı eyaletler bunu 15 yaşına kadar indirebiliyor) kendini savunmak için, ruhsatlı bir yetkili satıcıdan silah alabiliyor. Size abartı gelebilir ama Walmart’a gidip domates peynir karpuzun yanında da M-16 mermisi de almanız mümkün.

Bu durumun kaynağı ise Amerikan Anayasası.

1791 tarihli meşhur ‘Second Amendment’ yani ikinci değişiklik maddesi diyor ki “özgür bir eyaletin güvenliği için düzenli bir milis gücü zorunlu olduğundan, halkın silah bulundurma ve taşıma hakkı ihlal edilemez” Gerçi bu yasanın gerekçesi ‘olur da Federal hükümet haklarımızı gasp eder, yetkilerimizi elimizden almaya kalkarsa kendimizi savunabilelim’ düşüncesi ama bir süre sonra farklı yorumlanmış ve ‘silahlanma özgürlüğü’ olarak kabul edilmiş.

İlginçtir; ABD Anayasası’nın birinci ek maddesi basın ve ifade özgürlüğünü -en geniş anlamıyla- düzenlerken hemen ardından gelen madde silahlanma özgürlüğünü düzenliyor. Hatta her iki konu da adeta ‘tabu’. Bu iki başlıkta kısıtlayıcı bir düzenleme yapmak mümkün değil.

Mesela olağanüstü toplantılar, gösteriler ve kongrelerde eyaletler ‘güvenlik tedbiri listesi’ yayınlıyor. Aklınıza gelecek her şey o listede yer alabiliyor ama silah hariç. Mesela Cumhuriyetçilerin başkanlık adayını belirleyen meşhur Florida toplantısında su tabancası taşımak bile yasaklandı. Oysa ‘yasak’ listesinde gerçek silah yoktu.

Hep söylerim; macera dolu Amerika!

TEXAS TEK BAŞINA AVRUPA’DAN DAHA ÇOK SİLAHA SAHİP

Yaklaşık 330 milyonluk Amerika’da 300 milyon civarında silah var. BM verilerine göre her 100 Amerikalıdan 89’unun silahı var.

Bu rakamın meali şu; Amerikalıların elinde dünya genelinde sivillerin elindeki silahların yüzde 35’i var.  ABD’nin Texas eyaleti ise ayrı bir rekora sahip; her evde en az bir silah var. Bu eyaletteki silahların toplamı tüm AB vatandaşlarının sahip olduğu silahlardan fazla. Texaslılar için bu sıradan hatta övünülecek bir durum. Mesela dışarıdan baktığınızda ‘bunun silahla hiç işi olmaz’ diyeceğiniz eğitimli-şehirli bir kadının iki silahı birden olabiliyor.

Silah bu kadar yaygın olunca tabi fiyatları da astronomik sayılmaz. Türkiye’de bir servete satılan glock marka tabanca buralarda 200-400 dolar arası alınabiliyor.

KORKUNÇ RAKAMLAR 

Silah bu kadar bol, ulaşım kolay ve merak fazla olunca ABD silaha bağlı ölümlerde açık ara dünya şampiyonu. Silahlanma karşıtı grupların hazırladığı web siteleri anlık veriler yayınlıyorlar. 3 Ekim itibariyle ABD’de günde 100 kişi silahla ölüyor. Yüzlerce kişi de yaralanıyor. Bu ölümlerin 22 bini intihar, 14 bini ise cinayet olarak kayıtlara geçmiş. ABD’de işlenen cinayetler gelişmiş ülkelerin 25 katı.

Eğer siyah Amerikalıysanız ölme ihtimaliniz beyaz Amerikalılara oranla 10 kat daha fazla.

İstatistiklerin ürkütücü detaylarından biri de silah kurbanı çocuklar. Her yıl 2000’e yakın çocuk ve genç silahlı cinayete kurban gidiyor. Siyah çocuk-gençlerin beyaz yaşıtlarına göre silahla cinayete kurban gitme oranı ise 14 kat daha fazla.

ABD’nin silah sorunu gibi hala çözemediği bir ırkçılık sorunu var ki bu başka bir yazı konusu.

Kadın cinayetleri konusunda da Amerika rekor kırıyor. Her ay 50 civarında kadın silahla öldürülüyor. Siyah kadınların öldürülme oranı ise beyaz kadınların iki katı. Yine istatistiklere göre her yıl 1000’e yakın sivil polis kurşunuyla hayatını kaybediyor.

Toplu katliamlar ise Amerika’nın başka bir sorunu. Kilise’den Alışveriş merkezine, okuldan üniversiteye kadar her yerde ‘mass shooting’ problemi var. Öyle ki bu toplu saldırılardan ilköğretim okulları bile kurtulamadı ve Connecticut eyaletinde bir ilkokula yapılan saldırıda 18’i ilkokul öğrencisi olmak üzere 27 kişi hayatını kaybetti. Bu tip saldırıların sayısız örneği var. 2017 yılında 32 toplu silahlı saldırıda 225 kişi hayatını kaybederken, 2018 yılında 25 saldırıda 140 kişi yaşamını yitirdi. 2019 yılının bitimine  ay kala ise son saldırıyla birlikte 24 toplu silahlı saldırı düzenlenirken, 138 kişi hayatını kaybetti. Bu yüzden ülkenin her yerinde ‘bir silahlı saldırı anında ne yapılır’ bilgilendirmeleri yapılıyor. Mesela ders aldığım üniversitede her dönemin ilk günü güvenlik tedbirleri anlatıldı. Her profesör kendi dersinden önce ‘silahlı bir saldırı olursa ne yapılacağını’ anlatıyor.

PARANIN GÜCÜ ADINA 

Peki ABD bu kadar yaygın bir sorunu neden aşamıyor?

Olayın tarihi ve sosyolojik boyutları bir tarafa korkunç bir ekonomisi de var. Silah kontrolüne karşı çıkan, silahlanmayı savunan en güçlü örgüt NRA (Amerika Ulusal Tüfek Derneği) 5 milyonu aşkın üyesi var ve lobi için harcadığı para milyonlarca dolar. Lafın geliş değil, NRA’ın üye etkinlikleri, hukuki süreçler ve lobi için harcadığı para 250 milyon doları aşıyor.

Mesela 2016 seçimi sırasında 50 milyon dolar harcadılar ki bu paranın 30 milyon dolarının Trump’a destek için harcandığı belirtiliyor. NRA çok örgütlü bir yapı. Özellikle kırsal kesimdeki siyasetçiler üzerinde korkunç bir nüfuzları var. Mesela 2012’de Connecticut’ta Sandy Hook İlköğretim Okulu’nda yaşanan katliam sonrası dönemin başkanı Obama yasal düzenleme için düğmeye basmıştı. Kamuoyu desteği yüzde 90’lardaydı. Ancak tasarıyı meclisten geçiremedi. Obama gözyaşları içinde tepkisini göstermişti.

Bu arada yeri gelmişken çok bilinen bir yanlışı da düzeltmek lazım; Washington’daki en güçlü lobinin İsrail lobisi olduğu söylenir.  Fakat gerçekte silah lobisi en güçlü lobidir ve bugüne kadar bu lobiye diş geçirebilen bir siyasetçi olmadı.

TRUMP TARZI ÇÖZÜM 

Silah kısıtlamasına karşı çıkanların temel bir argümanı var. “Herkesin silahı olursa silahlı saldırılar önlenir”. Hatta Başkan Trump okullara yapılan saldırılar sonrası “Öğretmenler silah taşırsa sorun çözülür” mealli açıklamalar yaptı.

NRA’da benzer bir öneride bulundu. Başkan Trump’ın ‘öğretmenler silah taşısın’ önerisine duyarsız kalmayan eyaletler de var. Mesela Florida Eyalet Parlamentosu böyle bir yasa tasarısına onay verdi. Ancak bu kez öğretmenler ayaklandı. Hatta ‘okulda silah istemiyoruz’ konulu videolar çekip dolaşıma soktular.

Bu konu aslında hayli tartışmalı.

Çünkü istatistiklere göre ‘silaha kolay ulaşma’ şiddeti tetikliyor. Ancak bir de pratik faydası var; mesela ABD’de trafik magandası pek göremezsiniz. Çünkü kimde silah olduğunu bilemezsiniz. Tartıştığınız diğer sürücü silahını çekip sizi vurabilir. Türkiye’de yaygın olan ‘bana yan baktı’ türü bir gerekçeyle kimseye bir şey diyemezsiniz.

Ya da bir başkasının bırakın evine, bahçesine bile giremezsiniz. Çünkü bu durumda ev sahibine silah kullanma hakkı vermis olursunuz. ABD’nin çok büyük ve şehirleşmenin yatay olduğunu düşünürseniz-özellikle kırsal kesimlerde-silah taşımak bir güvenlik meselesi haline geliyor.

Silahlanma meselesi ABD’de tam anlamıyla kördüğüme dönüştüğü için herkes kendince çözümler üretiyor. Bu sorunu fırsata çevirenler de var. Mesela kurşun geçirmez çanta, yazı tahtası ya da okul gereçleri üreten firmalar var ve korkunç talep görüyorlar. Düşünsenize, aileler her okul dönemi kalem defter kitap alırken bir de kurşun geçirmez çanta ya da benzeri koruma malzemelerinin peşine düşüyor.

Sonuç itibariyle; silahlanma meselesi burada kangren halde. Milyonlarca silah var ve her gün 100 kişi hayatını kaybediyor. Her büyük saldırı sonrası kamuoyu hararetle çözümü tartışıyor ama birkaç gün sonra tansiyon düşüyor ve konu bir sonraki saldırıya kadar sürüncemede kalıyor.

Size de ‘inşallah manyağın biri çocukların okulunu basmaz’ diye dua etmekten başka bir şey kalmıyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin