Hulusi Akar’ın 15 Temmuz çelişkileri: ‘Harekat olabilir’ diye yasakladığı uçuşlara 55 dakika sonra izin vermiş!

Artıgercek.com yazarı Ahmet Nesin, “Hulusi Akar 15 Temmuz gecesi çelişkilerini açıklamak zorunda” başlıklı yazısında o gece yaşanan fakat gündeme getirilmeye çelişkileri sıraladı. Nesin, “Yaşar Güler’den darbe olasılığı haberini alan Akar ne yapıyor, hava kuvvetlerinin bütün uçuşlarını yasaklayan bir emir yayınlıyor ama kara havacılık uçuşlarıyla ilgili tek bir harf bile yok.” diyerek önemli bir noktaya dikkat çekti.

O geceye ilişkin 4 belge yayınlayan Nesin, Genelkurmay’ın genel uçuş yasağından sonra kademe kademe bircok çok uçağa çuş izni verildiğine dikkat çekiyor. Akar’ın o gün 18.50’de “Havada bulunan tüm askeri araçlar indirilsin” emri verdiğini söyleyen Nesin, “Türkiye’nin tüm askeri sahası kapatılıyor. Oysa Akar hava kuvvetleri harekat merkezinden gelen bir talep üzerine 19.45’te; Suriye’ye karşı bekletilen hava savunma uçaklarına (CAP uçakları) izin veriyor, İnsansız Hava Araçları (İHA) uçabilir diyor ve başlamak üzere olan Solotürk gösterisine müsaade ediyor.” bilgisini veriyor.

Nesin yazısında çok önemli bir noktaya da şöyle dikkat çekiyor: “Asker olmadığım için belki bu kadarına “EVET” denilebilinir diyeceğim ama başka bir emir var ki, ben henüz bunun içinden çıkamadım. Hava kuvvetleri harekat merkezinden bir “İZİN” isteği gelmemesine karşın Akar “Yurt içi ve yurt dışı harekât gerekli olursa Genelkurmay izni ile yapılabilir” emrini veriyor.

İşte Nesin’in yazısındaki ilgili kısımlar;

Hulusi Akar 15 Temmuz gecesi çelişkilerini açıklamak zorunda.

“15 Temmuz 2016 darbe girişimi öğrenildiğinden itibaren genelkurmay başkanı Hulusi Akar’ın çelişkili davranışlarını hep yazacağım. Ve kendisinin vereceği 2 satırlık emirle yaşadıklarımızın çoğunu yaşamayacağımız ve ölümlerin bu boyutta olmayacağı iddialarımı da söyleyeceğim. Ben o gece Hulusi Akar’ın tavrını NTV’nin penguenleri göstermesiyle aynı görüyorum. Yani bunun tam Türkçesi “Biliyorum ama………..”, gerisini siz istediğiniz gibi doldurabilirsiniz.

Gelelim işin başına, daha doğrusu MİT’e gelen ihbara ve bu ihbarın askeriyeye bildirilmesine… İhbar Hakan Fidan’a yapılıyor ve Hakan Fidan bu ihbarı genelkurmay 2. başkanı Yaşar Güler’e bildiriyor. İhbardaki en önemli konu MİT’e saldırı yapılacağı ve bu saldırının kara kuvvetlerine bağlı kara havacılık’ın 2-3 helikopteriyle yapılacağı. Böyle bir durumda siz ne yaparsınız bilemiyorum ama bir askerin, hele hele genelkurmay başkanının yapması gereken tek bir şey var, o da ilk etapta kara havacılık’a bağlı bütün araçların uçuşunu yasaklamak. Peki, Yaşar Güler’den darbe olasılığı haberini alan genelkurmay başkanı Akar ne yapıyor, ihbarda hiç konuşulmayan hava kuvvetlerinin bütün uçuşlarını yasaklayan bir emir yayınlıyor ama kara havacılık uçuşlarıyla ilgili tek bir harf bile yok.

Akar bu emri saat 18.50’de veriyor: “Havada bulunan tüm askeri araçlar indirilsin” deniyor ve Türkiye’nin tüm askeri sahası kapatılıyor. Akar’ın emri üzerine Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Merkezinden (SKKHM) bir Albay 19.07’de Hava Kuvvetleri Harekât Merkezinden bir Yarbaya bu yasağı telefonla iletiyor.

Tablo 1

İşte bundan sonra ilginç bişey oluyor, daha doğrusu bana ilginç geldi, o yüzden paylaşmak istiyorum. Askeriyenin iç hizmet kanununun 15. maddesi “Amir; vazifelerin zamanında ve tam olarak yapılıp yapılmadığı takip ve yapılmasını temin eder.” diyor. Oysa Akar hava kuvvetleri harekat merkezinden gelen bir talep üzerine 19.45’te; Suriye’ye karşı bekletilen hava savunma uçaklarına (CAP uçakları) izin veriyor, İnsansız Hava Araçları (İHA) uçabilir diyor ve başlamak üzere olan Solotürk gösterisine müsaade ediyor.

Serbest bırakılan uçaklarda kimler vardı ve hangi mantığa dayanılarak serbest bırakıldı, bilmiyorum ve tahmin bile etmek istemiyorum. Ama savcılık benimle aynı konumda değil, bunları soruşturması ve sorgulaması gerekiyor ama yapılmadı.

Aşağıdaki konuşma uçuşların serbest bırakılmasından sonra yapılan konuşma:

Aşağıdaki yazı da Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi’nin ceridesinden (tutanak defteri) alınmıştır.

 

Asker olmadığım için belki bu kadarına “EVET” denilebilinir diyeceğim ama başka bir emir var ki, ben henüz bunun içinden çıkamadım. Hava kuvvetleri harekat merkezinden bir “İZİN” isteği gelmemesine karşın Akar “Yurt içi ve yurt dışı harekât gerekli olursa Genelkurmay izni ile yapılabilir” emrini veriyor.

Tablo 4

Peki bu kimsenin bilmediği, sorgulamadığı harekat hangi harekat, kim, nerede, ne zaman,niçin böyle bişeyi başlatabilir. Sorgulamıyoruz, yeter ki “ZAMAZİNGO” sağlam olsun.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin