Hücrede hayatını kaybeden Muzaffer Özcengiz’in 4 sayfalık dilekçesi: Nefes alamaz, hareket edemez, ayakta duramaz haldeyim

58 yaşındaki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Muzaffer Cengiz bir yıldır kaldığı Çorum Cezaevi 3 No’lu hücresinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Tıpkı Halime Gülsu gibi ölüme terk edilen Özcengiz, ölümünden 4 gün önce Çorum İnfaz Hakimliği’ne 4 sayfalık bir dilekçe yazdı.

Bold Medya’dan Sevinç Özarslan’ın özel haberine göre, bir ifadede adı geçtiği için, cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Özcengiz, dilekçesinde; iki yıldır tutuklu olduğunu, 28 Şubat 2018’den beri ise ‘sorgusuz sualsiz, nedensiz niçinsiz’ hücreye konulduğunu ifade ediyor, sağlık durumunu, hastalıklarını, doktorun söylediklerini tarih vererek detaylarıyla anlatıyor ve tek başına ihtiyaçlarını göremediği için normal koğuşa geçme talebinde bulunuyor.

Bir ifadede adı geçtiği için, cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Özcengiz, dilekçesinde; iki yıldır tutuklu olduğunu, 28 Şubat 2018’den beri ise ‘sorgusuz sualsiz, nedensiz niçinsiz’ hücreye konulduğunu ifade ediyor, sağlık durumunu, hastalıklarını, doktorun söylediklerini tarih vererek detaylarıyla anlatıyor ve tek başına ihtiyaçlarını göremediği için normal koğuşa geçme talebinde bulunuyor.

12 yıl 6 ay hücre cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan Özcengiz’in dilekçesi, adım adım nasıl ölüme gönderildiğini kanıtlıyor. İnsan hakları savunucusu, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun ifadesine göre bu normal bir ölüm değil, bir cinayet.

Muzaffer Özcengiz’in eşi H. Özcengiz de “İnsanlık bu kadar ucuz mu, hiç mi değerimiz yok. Biz bunları hak edecek ne yaptık?” diye soruyor. En son 5 Nisan 2019’da cezaevi psikiyatristine görünen ve nezaketli üslûbuyla yönetime derdini anlatmaya çalışan Özcengiz’in dilekçesini kayıtlara geçmesi için yayınlıyoruz.

SORGUSUZ SUALSİZ TEK KİŞİLİK HÜCREYE KONULDUM

“58 yaşındayım. İzmir’de öğretmenlik yaparken önce görevimden ihraç edildim. Akabinde tutuklanıp Çorum Kapalı Cezaevi’ne konuldum. 2 yılı aşkındır buradayım…

Bir yıl normal koğuşlarda kaldıktan sonra 28 Şubat 2018 tarihinde herhangi bir suç-ceza-neden-niçinsiz-sorgusuz-sualsiz tek kişilik hücre-odaya konuldum.

Hücreye konulduktan birkaç gün sonra kurum doktoru ile görüşme talebim karşılığında görüşmemiz gerçekleşti ve kronik sağlık sorunlarımın değerlendirilmesi neticesinde kurum doktorumuz hem bana hem de kurum müdürümüze mevcut durumumun kritik oluşu nedeniyle hücrede tek kişilik değil, normal koğuşta kalmaya devam etmem gerektiği ifade edildi, fakat kurum doktorumuzun bu olumsuz sağlık şartlarımı kurum Müdürümüze ifadesine karşılık değişen bir şey olmamıştır.

Hiper tansiyon, troid, şeker, prostat, bel, boyun fıtığı, ileri derecede işitme kaybı ve de son bir yıldır psikolojimin ileri derecede bozulmasından psikiyatri tedavisi de görüyorum.

5 Nisan Cuma (Tarih yanlış olmasın, kurum psikiyatri doktoru ayda bir gün geliyor, yanılıyorsam kurumdan öğrenilebilir) günü kurum psikiyatri doktoruna çıkarıldım, bir yılı aşkındır yaşadığım hem şahsi hem ailevi nedenlerim değerlendirildi. İlaçları kesmeden devam etmem gerektiği, her ay mutlaka kendisinin beni görmesi ve de muayene etmesi gerektiği, son olarak da mevcut hem sağlık hem de psikolojik sorunlarım nedeni ile tek kişilik oda-hücreden alınıp, normal çoklu koğuşa konmam gerektiği tarafıma ifade edildi.

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

1 YORUM

  1. bu cinayetin hesabi hem bu dunyada hem ahirette mutlaka sorulacaktir.
    hangi suctan ceza aldigini oldugu gibi aciklamak da uygun olur…
    gercekten merak eden olabilir…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin