Herkes neden Bitcoin konuşuyor?

HABER-YORUM | İSKENDER DERVİŞ

Son zamanlarda rastladığım hemen herkesin dilinde Bitcoin var. Geçenlerde TR724 yazarı Hakan Zafer, bunun ‘insanın bir anda ve yüksek boyutlarda kazanmaya duyduğu ölçüsüz hevesle’ ilgili olduğunu yazmıştı. El hak, doğru. Neticede bu kadar çok konuşulmasının tek sebebi, çok fazla para kazandırmış olması ve kazandırma ihtimalinin de devam etmesi. Nitekim öyle hızlı büyüyen bir sektöre dönüştü ki bu, binin üzerinde farklı elektronik para birimi ortaya çıktı. E-coin denen bu paraların gelecekte nasıl bir yer edineceği ise herkesin ortak sorusu. Bunun için öncelikle şu soruyu sormak gerekiyor: Nereden icap etti?

BLOCKCHAİN SİSTEMİ BÂKİ

Bitcoin’le başlayan elektronik paranın ortaya çıkış hikâyesi ‘blockchain’ (blok zinciri) denilen bir dijital veri depolama yönteminin keşfedilmesiyle başlıyor. Bitcoin şöyle çalışıyor: Şu anda elinde Bitcoin olan insanlar çeşitli alım satımlar gerçekleştiriyor ve 10 dakikada bir, bütün bu işlemlerin yer aldığı bir ‘blok’ üretiliyor ve zincire ekleniyor. Bu işlemlerin kaydı anlamına gelen ‘blok’, aynı zamanda çok zor bir matematik probleminin cevabı, yani o 10 dakikada yapılmış bütün Bitcoin işlemlerinin özeti. En hızlı şekilde bu özeti çıkarıp sisteme gönderen bilgisayar yazılımcısı Bitcoin’le ödüllendiriliyor. Şöyle düşünün: Bir banka, bünyesindeki evrak işlerini bu şekilde bütün dünyaya dağıtıyor ve işlemi gerçekleştiren kimseleri parayla ödüllendiriyor. (Bu arada ilk blok, elbette ki işlemlerin çözüldüğü bir denklem değil. Sadece basit bir denklem ve Bitcoin’in mucidi tarafından cevaplanıp kendi kendine Bitcoin hediye edilmiş. Bu, sistemin işlemesi için gerekli başlangıç adımı.)

Blockchain zinciri, her blokun bir önceki blokla anlamlı bir ilişkiye sahip olmasını öngörüyor. Bu da, eğer bir blokta değişiklik yapılacaksa, önceki bütün bloklarda da değişiklik yapılması demek. Bir başka ifadeyle, bir blokta sahtecilik yapmak, kazançtan çok zarar getireceği için Blockchain sistemi bir hayli güvenilir bir kayıt tutma yöntemi olarak öne çıktı. Sahtecilik yapmanın neredeyse imkânsız olduğu bu yöntemin, şimdilerde sağlık sektörü gibi güvenilir alanlarda kullanılması tartışılıyor.

SANSÜRDEN VE DENETİMDEN KAÇIŞ

Ancak Blockchain sisteminin dezavantajları da var. Muhtemelen duymuşsunuzdur, şu anda Bitcoin üretimi için bütün dünyada çalışmakta olan madenciler, toplamda İrlanda kadar elektrik tüketiyor. Giderek zorlaşan blok üretme işi, bu ihtiyacın artacağı anlamına da geliyor. Rekabet ve Bitcoin kullanımı arttıkça, blok üretimi için daha güçlü bilgisayarlar gerekiyor ve bu da daha fazla elektrik demek. Öte yandan Bitcoin işlemlerinin 10 dakikada bir gerçekleşebiliyor olması, bu paranın günlük işlemlerde kullanımını imkânsız hâle getiriyor neredeyse. Bu sebeple de şimdilik büyük çaplı para transferleri için kullanılıyor.

Zaten sistemin ortaya çıkış sebeplerinden birisi de, bankaların ve devletlerin gözetimi dışında varlık transferini mümkün kılmaktı. Bir anlamda ‘devlet sansürünü’ aşmak için üretildi Bitcoin’ler. Elden ele dolaşan altın ya da pırlanta gibi düşünebilirsiniz. İlk kez FBI’ın Deep Web denilen internet altı ortamlarda, yasa dışı satışlar için Bitcoin kullanıldığını fark etmesiyle dünya gündemine yansımıştı zaten. Silk Road isimli bir Deep Web ağında, silah ve uyuşturucu satışları yapıldığı keşfedilmişti. Sonrasında Bitcoin gün yüzüne çıktı ve bu sefer de değerinin hızla artıyor oluşu insanları cezbetti. 20 bin dolara yaklaştığı sırada bütün dünyada çeşitli tepkiler verildi. Önceki gün Güney Kore’nin işlemleri yasaklayabileceğini duyurması üzerine değer kaybına uğradı. Şimdilerde 15 bin dolar civarında işlem görüyor.

NEDEN BU KADAR DEĞERLİ?

Bu da, bir diğer dezavantaja işaret ediyor. Şu ana kadar Bitcoin’in neden bu kadar değerli olduğuyla ilgili ‘bilimsel’ bir açıklama yok. Bazıları talep dengesiyle açıklıyor. Şu anda bütün dünyada en çok konuşulan meselelerden birisi ve yatırımcıların dikkatini çekiyor. Bazıları, e-coin dünyasının oluşturduğu ‘değerin’ bu olduğunu savunuyor. Yani blockchain gibi teknolojik yeniliklerin oluşturduğu bir ‘potansiyel’ dünyadaki yatırımcılar tarafından satın alınmış oluyor. Bazılarına göreyse, şu anda Bitcoin’in değeri tamamen manipülatif. Biz ona kıymet verdiğimiz ölçüde değerleniyor. Böylece, Bitcoin bir anlamda parayla ilişkimizi de sorguladığımız bir fikir tartışmasına dönüyor.

Bitcoin’in sınırlı sayıda üretilecek olması, ekonomistlere bir zamanlar para için de geçerli olan altın standardını hatırlattı. Ancak Bitcoin’in düzenli şekilde madenciliğinin yapılması ve son Bitcoin’in ne zaman çıkarılacağının biliniyor olması gibi hususlar, manipülasyonlara açık olma durumunu pek değiştirmiyor. Elbette şu sıralar Bitcoin işlemlerinin artması ve yeni ‘blok’ üretmek için 10 dakikalık sürenin yetmemeye başlaması, Bitcoin evreninde de bölünmeleri beraberinde getirecek ve sistemin sağlıklı şekilde yürüyüp yürümeyeceği tartışmaları olacak.

Bütün bunlar, e-coin’lerin ileride bir gün paranın yerini alıp alamayacağı sorusunun şimdilik cevapsız kalmasına sebep oldu. Karşılaşılacak en önemli problem e-coin’lerin işlevselliği değil, bankacılık sistemlerinin ve ulus devletlerin bu konudaki tavrı olacaktır muhtemelen.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin