Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku soruşturması kapsamında hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in ifadesi ortaya çıktı. İfadesinde suçlamaları reddeden Özdemir, “Benim bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Yetkisi veya becerisi olan birine talimat da vermedim.” dedi.
”GÜLİSTAN’IN POLNET İÇERİĞİ DOSYAYA GİRDİYSE, KAYITLAR SİLİNMİŞTİR”
Dün tutuklanarak cezaevine gönderilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in, savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Özdemir’e, Gülistan Doku’nun kaybolmadan hemen önce, 31 Aralık 2019’da Tunceli Devlet Hastanesi’ne giriş yaptığına dair POLNET kayıtlarının tespit edildiği, ancak hastanenin veri tabanında yapılan incelemede, söz konusu tarihe ait tüm kayıtların profesyonel bir müdahaleyle kasten silindiği ve bu konudaki bilgisi soruldu. İfadesinde suçlamaları reddeden Özdemir, “Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihinde Tunceli Devlet Hastanesi’ne müracaat etmesi akabinde müracaat ve tedavi işlem ve evrakının sistemden silindiğini gözaltına alınmadan önce sosyal medyadan öğrendim. Bana sormuş olduğunuz POLNET içeriği dosyaya girdiyse, Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihindeki kayıtları da tabii ki silinmiştir ancak benim bu konuyla bir alakam yoktur. Ben bu kayıtların nasıl silindiğini bilemiyorum” dedi.
”TALİMAT VERMEDİM”
Hastaneye kayıtlarını silme yetkisinin olmadığını, bu konuyla ilgili de kimseye talimat vermediğini ileri süren Özdemir, “Bana o dönem Vali, herhangi bir bürokrat ya da başkası ulaşarak bahse konu güne ilişkin kayıtları silmem konusunda bir şey söylemedi. Ben zaten o dönemde aynı anda İl Sağlık Müdürü olduğum için hastaneye çok fazla gidemiyordum. Bana o dönem hastane kamera görüntüleri ile ilgili talepte bulunan kişi olmamıştır. Ancak hastanedeki diğer yetkililere böyle bir talep gitmişse, ben bunu bilemiyorum. Ben Tuncay Sonel ile bu olay yaşanmadan ne kadar süre önce görüştüm bilmiyorum. Ancak görevimden dolayı çok sık görüşmem oluyordu. Ben telefonumdaki uygulamaların içeriklerini genelde silmem, telefon incelemelerinde de bu husus ortaya çıkacaktır. O dönem 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi’nde Bilgi İşlem personeli olan B.Y. ve asıl sorumlu olan Y.E. görevliydi. Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim ya da başka bir hastane çalışanının da böyle bir yetkisi yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve becerisi de yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Yetkisi veya becerisi olan birine talimat da vermedim” ifadelerini kullandı.
”BU İŞLEMLERİN PROFESYONEL BİR İŞLEM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
Özdemir şöyle devam etti: “Başhekim olduktan sonra bahse konu bilgi işlem ve server odalarına ve yine hastanede kör nokta bulunan diğer kısımlarına birçok kamera kurdurdum. Bana görev yaptığım süre boyunca konusu suç teşkil eden hukuka aykırı herhangi bir talep gelmedi. Olsaydı hatırlardım. Jandarmadaki beyanımda Gülistan Doku’nun kaybolduğunu internetten gördüğümü ve kaydı sorduğumu söylemişsem de ben bu evrakı bizzat görmedim. Belirtmem gerekir ki jandarmada bana ‘Gülistan hastaneye gelmiş mi diye merak da mı etmedin’ diye sordular, ben de KVKK gereği böyle bir kayıt sorgulaması yapamayacağımı kendilerine söyledim. ‘Şu kişi silmiştir’ diyemem ancak B.Y. ile Y.E. bu kayıtları silebilir. Yazılım şirketi web tabanlı bir sistem olduğundan dolayı uzaktan erişim yoluyla da veriler ve log kayıtları silinebilir. Hastaneden log kayıtlarının silinip silinemeyeceğini de bilmiyorum. Bu işlemlerin profesyonel bir işlem olduğunu düşünüyorum. Buna ilişkin bilgi ve becerim bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum.”
