Göz yaşartıcı soğan alsaydınız ya!

Askeri harcamalara 19 milyar dolar gitti!

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından hazırlanan 2018 raporu hangi devletin ne kadar askerî harcama yaptığına dair hayli fikir veriyor.

Her sene olduğu gibi 2018’de askerî harcamalar artmaya devam etti. 1 trilyon 800 milyar dolar muhtelif silahlar ve o silahları sevk ve idare edecek askerî personel için harcandı.

İLK SIRADA AMERİKA VAR

Dünyada askerî harcamalara en fazla bütçeyi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tahsis etti. 1’inci sıradaki ABD’nin bu kalemde yıllık harcama tutarı ise 649 milyar dolar.

Silahlara harcanan paranın tek başına yüzde 36’sını teşkil eden ABD’yi Çin takip ediyor. Pekin’in 2018 yılında askeri harcamalar için ayırdığı 250 milyar dolar, küresel harcamaların yüzde 14’üne tekabül ediyor.

Suudi Arabistan ise 67 milyar 600 milyon dolar ile 3’üncü sıradaki yerini korudu. Suudi Arabistan’ı Hindistan ve Fransa takip etti.

TÜRKİYE SİLAHA HARCADIĞI PARAYI YÜZDE 24 ARTIRDI

2017’de 15’inci sırada bulunan Türkiye’nin sıralamadaki yeri geçen sene değişmedi. Amma velâkin 19 milyar dolara ulaşan askerî harcamalardaki artış oranı ile ilk 15 arasında “rekor” kırdı. Askerî harcamalar 2017 senesine kıyasla yüzde 24 arttı.

Ankara’nın askeri harcamalarındaki artışa dair SIPRI araştırmacısı Nan Tian, “Türkiye hızlı askerî teçhizat teslimatı konusunda giderek daha fazla harcama yapıyor ve bir yandan da yüklü miktarda silah satın alıyor.” ifadesini kullanıyor.

Tian’a göre Türkiye Suriye’de Kürt gruplara karşı askerî harekâtı genişletiyor, bu da çok fazla paraya mâl oluyor.

SULH YERİNE HARP

3 Kasım 2002’de iktidara geldiğinde komşularla ihtilafları asgarî seviyeye indirmek için “sıfır problem” manifestosunu ilan eden Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tercihini sulhtan yana değil harp konseptinden yana kullanıyor.

Üstelik memleket tarihin en ağır iktisadî krizine düçar olmuşken 19 milyar dolar (113 milyar TL) gibi yüksek bir meblağ önüne “yerli ve millî” sıfatı getirilmiş içi boş projeler için harcanıyor.

Türkiye’de vesayetin hükümranlığını “askerlerin seçilmiş hükûmeti darbe ile devirip iktidara gelmek” şeklinde tevil edenler vesayetçi zihniyeti hiç tanımamış demektir.

Darbe askerler açısından hem riskli hem de memleket idaresinde başarısız olma ihtimali hayli fazla. Para bulmak, memur ve emekli maaşlarını ödemek zannedildiği kadar kolay değil.

MÜCERRET DÜŞMAN İCAT ETMEK DAHA KOLAY

Bunun yerine “dış tehdit”, “iç tehdit” ve “düşman” gibi mücerret kavramları sivil idarecilerin önüne heyula gibi getirip bütçeden aslan payını kapmanın maliyeti daha az.

O tehdit bazen Kürtler oluyor bazen de İslamî cemaatlerden biri ya da birileri… Millî Güvenlik Kurulu’nda kâh Yunanistan kâh Suriye her an saldıracak bir “düşman devlet” olarak tasvir ediliyor.

Askerî harcamalar içinde bir kalem var ki vesayetin kollarının bütün sistemi nasıl sarıp sarmaladığı oradan anlaşılabilir.

Kendi vatandaşını dinlemek, fişlemek ve gizlice takip etmek maksadıyla ithal edilen ileri teknoloji cihaz ve yazılımlara milyarlarca lira harcanıyor.

AKP’NİN MUHEBARAT DEVLETİ


Daha evvel birkaç elden yürütülen vatandaşı dinleme ve takip faaliyetleri artık Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) uhdesinde.

Sokakta güpegündüz başına çuval geçirdiği insanları kaçıran, işkence eden ve kimseye hesap vermeyen MİT!

Siyasî İslâm’ın son iktidarı AKP, vesayetin bütün doktrinlerini harfiyen tatbik ediyor. Muhaberat devleti için ne lazımsa harcanıyor. Kriz bile durduramıyor muhaberat harcamalarını.

2018, Türkiye için krizin başladığı seneydi. Halkın belini büken zamlar, ağır vergiler ve enerji faturaları maişet derdini en büyük tehdit haline getirdi.

VATANDAŞ TANE İLE SOĞAN ALIYOR

Çarşı-pazarda fiyatlara el sürülmüyor. Ateş pahası sebze-meyve. Vatandaş tane ile soğan tane ile biber-patlıcan alıyor.

Nispeten geliri fazla olanlar market kasasında 1-2 soğan almış başka birini görünce elindeki torbayı arkasına saklıyor, mahcubiyet duyuyor.

İthal soğan ve patatesin Gümrük Vergisi’ni sıfırlayan AKP memleketin üç kuruşluk kaynağını askerlerle, istihbaratçılarla elele verip silaha harcıyor.

EĞİTİM VE SAĞLIKTAN AL SİLAHA HARCA!

Türkiye bir harbe girdiyse kimse böyle bir harcamayı sorgulamaz.

Mamafih açıktan bir tehdit vaki olmadığı halde sudan bahanelerle bütçede eğitim ve sağlığa ayrılan parayı yüzde 15 kısıp silaha yüzde 24 daha fazla para harcanıyor.

Türkiye’nin böyle bir lüksü var mı? İşsizlik yüzde 14’e yükselmiş. Genç işsizlik yüzde 26,7 ile tarihin en yüksek seviyesinde. Üniversite mezunu işsiz sayısı 1,3 milyon. Asgari ücret 2 bin 20 TL.

Savunma sanayiini ithalata bağımlılıktan kurtaracak nitelikli bir eğitimden ve vasıflı beşerî sermayeden mahrum bir devlet bu sahada istediği kadar para harcasın. Bu şekilde harcanan paralar sadece silah tröstlerini zengin eder o kadar.

EKSENİ KAYMIŞ BİR TÜRKİYE VE ARTAN MALİYET

Dış siyasette Batı ittifakından (NATO) Rusya-İran-Çin eksenine savrulan bir Türkiye senelik 100 milyar dolar askerî harcamaya imza atsa bile orta vadede kendisini sulh ve huzur içinde hissedebilir mi? Böyle bir ihtimal yüzde kaçtır?

İşte Rus S-400 hava savunma sistemini alma faslında ödenen bedel. Amerika henüz müeyyide kararı almadı. Müeyyideler şuyuu vukuundan beter bir mahiyete büründü.

Yabancı sermaye Türkiye’yi terk ediyor, şirketler borçlarını ödemekte zorlanıyor, enflasyon ve faizin yönü yukarı. TL mum gibi eriyor.

ÜNİFORMALI BAŞKA TAKIM ELBİSELİ BAŞKA

Her gün yeni bir imalatı durdurma haberi geliyor. Kriz sebebiyle Yozgat Çimento Fabrikası imalat hattını kapattı ve işçi çıkardı.

Geçen hafta Koç ve Sabancı gibi iki devasa holdingin imalat ve istihdamda tenkisat kararları kulaktan kulağa yayıldı.

Şu vakte dek kanamayı durdurmak bile akıllarına gelmedi. Askerlerin dediği dedik çaldığı düdük.

AKP’ye “yerli ve millî” diye proje üzerine proje yuttururken diğer taraftan askerlere ait OYAK, çimento fabrikalarının yüzde 40’ını Tayvanlı çimento firması Taiwan Cement Corporation’a (TCC) 640 milyon dolara sattı.

Takım elbiseli askerler yabancıları tercih ediyor.

OYAK SALÇACILIK DA YAPIYORDU

“Askerle çimentoculuk mu yapıyor?” demeyin. Zira askerler otomotiv imalatından kargoculuğa kadar hemen her sektörde faaliyet gösteriyor.

Bir ara bankacılık ve TUKAŞ markası ile salçacılık da yapıyorlardı. Neyse ki içlerinden biri akıl etti de Oyakbank’ı da TUKAŞ’ı da sattılar.

İktidarlar değişse de Türkiye’nin değişmeyen militarist piyasasının baş aktörü OYAK’a dokunmadan rekabetçi bir serbest piyasa ekonomisinden bahsedilemeyeceği parantezini açıp kapatmış olayım.

TÜRKİYE’NİN RİSK PRİMİ 445, ALMANYANINKİ 11,5

Makalenin sonuna geldiğimde Türkiye’nin risk primi olarak da bilinen kredi temerrüt takasına (CDS) göz attım.

Türkiye’nin CDS’i 445’e yükselmiş. Almanya’nın 5 senelik CDS’i 11,5. Aradaki fark yurt dışından borç alırken Hazine’nin ve bankaların ödeyeceği sigorta priminin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.

O maliyet de vatandaşa zam olarak dönüyor.

AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan şubat ayında kabzımalları da “terörist” ilan etmişti. O esnada askerî harcamaların içine göz yaşartıcı kuru soğanı ilave etmeyi unuttu herhalde!

Hazır zemin müsaitken 19 milyar doların onda biri kadarı göz yaşartıcı soğana harcansa vatandaş bugün tane ile soğan almak mecburiyetinde kalmazdı…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin