‘Gergerlioğlu’ kararının hukuki değerlendirmesi: Kişiye özel adalet!

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını onadı. Gergerlioğlu hakkındaki kesinleşmiş yargı kararı Yargıtay tarafından TBMM’ye bildirilecek. Kesin hüküm kararının, TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla, Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşecek. Hukukçulara göre karar tamamen siyasi ve Türkiye’de hukukun kişiye özel uygulandığının ispatı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu, milletvekili seçilmeden önce yargılandığı Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince 21 Şubat 2018’de ‘PKK/KCK propagandası yapmak’ suçundan hapse mahkum edilmişti. Mahkeme kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince hukuka uygun bulunmasının ardından temyiz üzerine dosya Yargıtay’a geldi. Dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Gergerlioğlu’na verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını önceki gün onadı. Dairenin gerekçesinde, sanık hakkında milletvekili seçilmeden önce soruşturmanın başlatıldığı, kovuşturmaya devam edilerek hüküm kurulduğu hatırlatıldı.

SÜREÇ NASIL BAŞLAMIŞTI?

Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında 2016 yılındaki Facebook ve Twitter paylaşımları gerekçe gösterilerek, ‘silahlı örgüte üye olma ve terör örgütü propagandasını yapma’ suçlarından soruşturma başlatıldı. 2017 yılında hazırlanan iddianamede Gergerlioğlu’nun paylaşımlarından bir tanesi TMK 7/2 kapsamında değerlendirildi ve kamu davası açıldı.
Davaya konu paylaşım, ulusal bir medya kuruluşunun (T24) halen yayında olan bir linki. Haberin içeriği ise PKK’nın çözüm sürecine ilişkin yayımlanan bir açıklaması. Ömer Faruk Gergerlioğlu haberi “Bu çağrı hakkıyla değerlendirilmeli, bu işin sonu yok!” mesajı ile paylaşmıştı. Söz konusu paylaşımın ardından soruşturma açıldı.

VEKİL SEÇİLDİ ANCAK YARGILAMA DURMADI

Yerel Mahkeme, ‘PKK/KCK terör örgütünün propagandası mahiyetinde terör örgütü mensuplarının silahlı fotoğraflarına yer vererek terör örgütü PKK’nın şiddet, cebir içeren yöntemlerini övücü ve teşvik edici şekilde propagandasını yaptığı ve böylece üzerine atılı bulunan yasadışı silahlı PKK terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği’ gerekçesiyle Gergerlioğlu hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

2018 yılında milletvekili seçilen Sn. Gergerlioğlu’nun yasama dokunulmazlığı bulunmasına rağmen istinaf yargılamasına devam edildi, Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise kararı 19 Şubat 2021 tarihinde onadı.

BİR AÇIKLAMANIN DEMOKRATİK OLUP OLMADIĞININA KİM KARAR VERECEK?

Yargıtay kararında, Gergerlioğlu’nun yasama dokunulmazlığı bakımından yaptığı değerlendirmede Anayasa’nın 83. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen ‘seçimden önce başlanılmış olmakla birlikte hak ve özgürlükleri kötüye kullanıldığı’ gerekçesiyle dokunulmazlıktan yararlanamayacağına hükmetmiştir. Gerekçe olarak da Anayasa Mahkemesi’nin 2008 tarihli bir kararına atıf yaparak; ‘düşünce açıklamalarının kötüye kullanma olarak değerlendirilebileceğini, ancak her düşünce açıklamasının değil, demokratik yaşam için doğrudan açık ve yakın tehlike oluşturan düşünce açıklamalarının’ bu kapsamda olduğunu belirtildi.

YARGITAY NİYET OKUYOR; AÇIKLAMAYI SAHİPLENDİ!

Gergerlioğlu’nun; paylaşımında yazdığı mesajın ‘örgüt mensuplarının silahlı fotoğrafının görsel olarak kullanıldığı, örgütün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru gösteren ve teşvik eden ifadeler içerdiği’ gerekçesiyle bu açıklamanın sahiplenildiği belirtilmiştir. Kast açısından Gergerlioğlu’nun ‘PKK’yı meşru gösterilmeye çalıştığı, örgütün siyasi veya sosyal etkinliğini artırmak, sesinin kitlelere duyurulmasını sağlamak, örgütün başa çıkılması imkansız bir güç olduğu ve amacına ulaşabileceği kanaatini toplum üzerinde oluşturmak, halkın örgüte sempatisini artırmak ve aktif desteğini sağlamak amacı taşıdığı’ ifade edildi.

ANAYASA’YA ÇİĞNENDİ

Yargıtay’ın onama kararına yazılan karşı oy yazısında hem dokunulmazlık açısından hem de suçun unsurları açısından kapsamlı bir değerlendirme yapılıyor. Onama kararında yer almayan hukuki tartışmalar karşı oy yazısında yer bulmuş. Bu karşı oy yazısı ile yargılamanın da verilen cezanın da hukuka aykırılığına açıkça dikkat çekiliyor.
Öncelikle Gergerlioğlu mahkumiyet kararının kesinleştiği bu dönemde halen milletvekili sıfatına sahip. Anayasa’da 2001 yılında yapılan değişiklik ile yasama dokunulmazlığına istisna tutulan hakkın kötüye kullanımına ilişkin madde büyük bir değişiklik getirmişti. Maddeden açıkça ‘düşünce’ ifadesi çıkarılmış olması nedeni ile propaganda suçu açıkça bu kapsamdan çıkarıldı.

Bu yönüyle anayasaya ve kanuna aykırı bir şekilde, dokunulmazlığı bulunan bir milletvekilinin yargılamasına devam edilmesi ve hakkında cezaya hükmedilmesi açıkça anayasaya, siyasi faaliyette bulunma, seçme ve seçilme evrensel haklarına ve Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası demokratik sözleşmelere açıkça aykırı.

YILLARDIR İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU

Ayrıca Gergerlioğlu milletvekili olduğu dönemden çok önce de insan hakları savunucu olarak pek çok toplumsal olaya dikkat çekmiş, bunları kamuoyu gündeme taşımış bir isim. Suç teşkil ettiği iddia edilen paylaşımı da çözüm sürecine dair tartışmaların devam ettiği bir dönemde barış çağrısıyla yapıyor. Uluslararası bir haber sitesinin linki ile birlikte şiddete teşvik amaçlı taşımayan bir paylaşım nedeniyle ağır bir suçtan dolayı cezalandırılması ifade özgürlüğüne yapılan açık bir müdahale olarak yorumlanıyor.

NASIL BİR TEHLİKE OLUŞTURDU?

Kararda Gergerlioğlu’nun düşünce açıklamasının doğrudan ya da dolaylı olarak nasıl açık ve yakın bir tehlike oluşturduğu hususunda bir değerlendirme de yer almıyor. Bahsi geçen haber linkinin halen erişime açık olmasına karşılık, bu linki alıntılayarak paylaşan Gergerlioğlu’nun hapis cezasına çarptırılması ve milletvekilliğini kaybedecek olması hukuk kurallarının herkese eşit olarak uygulanmadığının kanıtı.

Bir insan hakları savunucusu olan, sivil toplum kuruluşlarında başkanlık yapmış ve çözüm sürecine doğrudan katkısı bulunan Gergerlioğlu’nun alenileşmiş bir haberin içeriğini milletvekili olduğu bir dönemde paylaşmasının propaganda suçu olarak değerlendirilmesi gerek mahkumiyet kararını onayan Yargıtay’ın, gerekse de Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarına aykırı.

1 YORUM

  1. Kim takiyor Anayasayı, kim takar AİHM içtihatlarını !?
    Sayın Gergeroğlu’na yapılana ses cikarmayan milletvekilleri; “olmasaydı sonumuz böyle” dememek icin ses verin.
    Yasa koyucunun çıkardığı yasadan dolayı terör örgütü üyeliği ile yargılanmakla tehdit edildiği bir ülkede hangi kanundan, usûlden bahsedilecek ki?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin