Genelge Cumhuriyeti

HABER İNCELEME | İLKER DOĞAN 

Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulut’un pandemi tedbirleriyle ilgili açıklamaları büyük yankı uyandırdı. Videolu açıklamasına, “Muhtemelen işimi kaybedeceğim,” diyerek başlayan Akbulut, ‘sokağa çıkma yasağı, mesafe kuralı, seyahat kısıtlaması ve maske takma zorunluluğu’ gibi yasakların tamamının hukuksuz olduğunu söyledi. Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) beklendiği gibi savcı hakkında jet hızıyla inceleme başlattı. Şanlıurfa Valiliği de savcı hakkında idari ve adli inceleme başlatıldığını duyurdu.

Söz konusu genelgelerin ‘hukuksuz’ olduğu duayen hukukçular tarafından da dile getirilmişti. Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç’e göre de tedbirler kanuni dayanaktan yoksun.

Pandemiyi ‘bahane’ eden iktidar bugüne kadar Anayasa’ya aykırı onlarca genelge yayınladı. İfade, haberleşme, gösteri ve yürüyüş yapma gibi temel hak ve özgürlükler genelgelerle engellendi. Hukuksuz genelgelere uymadığı gerekçesiyle yüzbinlerce insana yüksek meblağlarda cezalar kesildi. Ülkeyi ‘genelge cumhuriyeti’ haline getiren rejim, önümüzdeki süreçte de bu konfordan vazgeçmeyecek gibi görünüyor.

AKP rejiminin pandemi sürecinde yayınladığı genelgeler, Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulut’un açıklamaları sonrası yeniden tartışma konusu oldu. Zira hali hazırda görevde olan Savcı, pandemi sürecinde alınan tedbirlerin tamamının ‘hukuksuz’ olduğunu, Anayasa’nın bir çok maddesinin ihlal edildiğini söylüyordu. Akbulut’un açıklamalarına göre sokağa çıkma kısıtlaması, maske takma zorunluluğu, mesafe kuralı, seyahat kısıtlaması gibi önlemlerin tamamı hukuksuz.

VALİ, AKLİMİZİN ALMAYACAĞI ŞEYLER EMREDEBİLİR

Eyüp Akbulut, “Bir yasada ‘Vali gereken önlemler alır’ denmesi bu kısıtlamalar için hiçbir şey ifade etmez. Yoksa vali bizlere aklımızın almayacağı şeyler de emredebilir. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında dar yorum esastır. Kanunilik ilkesi caridir. Bunu bu yasaya istinaden yapamazsınız.” ifadelerini kullandı.

HSK’DAN JET HIZIYLA İNCELEME

Eyüp Akbulut’un düşündüğü gibi oldu ve açıklamaları üzerine Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) beklendiği gibi jet hızıyla inceleme başlattı. Şanlıurfa Valiliği de savcı hakkında idari ve adli inceleme başlatıldığını duyurdu.

HUKUKSUZ ONLARCA GENELGE YAYINLANDI

Cumhuriyet Savcısı’nın açıklamaları bugüne kadar yayınlanan onlarca hukuksuz genelgeyi akıllara getirdi. Daha iki hafta önce Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan genelgesiyle, emniyet personeli kamusal alanda görev başındayken ses ve görüntü kaydı alınması yasaklandı. Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Adem Sözüer, söz konusu genelge üzerine yaptığı açıklamada, aleni gerçekleşen adli olaylarla ilgili ses ve görüntü alıp bunu haberleştirmenin Anayasal bir hak olduğunu söyledi. Anayasal bir hakkın, Emniyet’in bir genelgesiyle yasaklanamayacağını anlattı.

KORONA OLMAK GENELGEYLE YASAKLANDI!

Geçtiğimiz ay Bartın Valiliği tarafından yayımlanan genelge de çok tartışıldı. Zira genelgede virüse yakalanan personelin hastalığa yakalanma sebeplerinin soruşturulması ve gerekçeler yeterli görülmez ise disiplin işlemi yapılması isteniyordu.

Yine geçtiğimiz ay Sağlık Bakanlığı’nca 81 il valiliğine gönderilen genelgeyle, sağlık çalışanlarının izinlerinin durdurulduğu; istifa ve emeklilik başvurularının da kabul edilmeyeceği ifade edildi.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından geçtiğimiz yıl 7 Mayıs’ta yayınlanan özel bir genelgeyle Covid-19, iş kazası statüsünden çıkarıldı. Artık salgın nedeniyle Covid-19 hastası olan çalışanlar iş kazası statüsünden yararlanamayacaktı.

İKTİDAR KENDİ GENELGELERİNE UYMADI

Genelgelerin tek sorunu ‘hukuksuz’ olmaları da değildi. Rejim, sıkıştığı anda ‘mantık’ dışı uygulama ve yasaklarla işi ‘kotarmaya’ çalıştı ve çalışıyor. Türkiye bir ‘genelge cumhuriyeti’ haline geldi.

Örneğin turistler bütün yasaklardan muafken, evinin bahçesinde otomobilini yıkayan Türk vatandaşına ceza kesiliyor. AKP kongrelerine katılan on binlerce vatandaş hakkında hiç bir işlem yapılmazken, hiç kimsenin bulunmadığı bir sahilde denize giren vatandaş polisin dikkatinden kaçamıyor! Vatandaş yakınlarının cenaze törenine bile katılamazken, AKP’ye yakın isimlerin cenazelerinde binlerce partili yan yana saf tutuyor.

Garip bir uygulamada kreşlerde yaşanıyor. MEB’e bağlı kreşler kapalı ancak Aile Bakanlığı’na bağlı kreşler açık.

YASA, BASIN BİLDİRİSİYLE DÜZELTİLDİ

Meclis’te iki hafta önce kabul edilen Torba Yasası’da yer alan Mayıs ayı boyunca çeklerin bankalara ibraz edilemeyeceğine ilişkin hüküm bankacılık sistemini tıkadı. Ödemeler bloke edildi, çeki keşide edenler bile ödeyemez duruma geldi. Müsait hesaplar bile çekleri ödeyemedi. Çek karşılığı kredi kullanan müşteriler gecikmeye girdi. Skandal üzerine Ticaret Bakanlığı bir açıklama yaparak, bu tarihler arasında karşılığı olan çeklerin banka tarafından ödenebileceğini belirtti. Takas sistemi yeniden açıldı. Gece yarısı çıkarılan bir ‘yasa’, bakanlığın bir basın bildirisiyle düzeltildi!

İZZET ÖZGENÇ: YASAKLARIN KANUNİ DAYANAĞI YOK

TCK’nın mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç de genelgelerin kanuniliği konusunda geçtiğimiz hafta kişisel blog sayfasında bir yazı paylaşmıştı. Özgenç, “Öncelikle ‘pandemi’ boyutundaki bu salgın dolayısıyla ülke genelinde alınması gereken tedbirlerle ilgili hukukiliğin sağlanması gerekir. Belirtmek gerekir ki, olağan hukuk rejiminde, bu bağlamda alınması gereken tedbirleri belirlemeye Yürütme erkinin başı olarak Cumhurbaşkanı dahi yetkili bulunmamaktadır.” İfadelerini kullanmıştı. Yani Özgenç’e göre de tedbirlerin kanuni dayanağı yok!

GENELGE REJİMİ

Pandemi, AKP rejimi için fırsat oldu; normal zamanda getiremeyeceği bir çok yasağı ‘genelge’ yayınlayarak hayata geçiriyor. İfade, seyahat, gösteri ve yürüyüş özgürlüğü gibi temel Anayasal haklar, genelgelerle yok sayılıyor. Zaten itiraz eden de yok. Yukarıda aktarıldığı gibi itiraz eden olursa HSK ya da yargı anında devreye girerek susturuyor. Genelgeler, daha mürekkebi bile kurumadan yeni genelgeyle düzeltiliyor.

AKP rejimi ülkeyi ‘genelge’ ile yönetmenin konforuna alıştı; bir konuda ‘protesto’ ihtimali ortaya çıktığı anda ilgili valilik bir genelgeyle ‘pandemi’ nedeniyle ‘gösteri ve yürüyüşleri’ yasaklıyor. Başkanlık rejimiyle Meclis zaten bypass edilmiş durumda. Öyle görünüyor ki; pandemi süreci, Türkiye’ye ‘genelgelere’ dayalı keyfi bir rejim bırakabilir.

KEMAL KARANFİL: GENELGELER, YASAYA AYKIRI OLAMAZ

KHK’lı hakim Kemal Karanfil de genelgelerin Anayasa’ya uygun olması gerektiğini anlatıyor: “Genelge kanunsuz emir niteliğindedir. Anayasa Madde 137. Genelgeler kanuna, kanunlar Anayasa’ya aykırı olamaz. Özellikle polis şiddetinin kanıtlanması için telefonla çekim yapmak, Anayasal hak olmanın ötesinde bir görev. Çünkü TCK’da şahit olunan bir suçu bildirmemek de suç olarak düzenlenmiştir. (Kamu görevlileri için) Bir suçu, hele maruz kalınan bir şiddeti belgelemek en doğal ve Anayasal bir haktır.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin