Gazla çalışan Atatürkçü Hulki…

YORUM | BÜLENT KORUCU 

“Ben Kanal İstanbul’a evet diyen bir Atatürkçüyüm; Kanal İstanbul’a evet diyen bir insan değil bir Atatürkçüyüm.” Televizyoncu Hulki Cevizoğlu’nun bu sözleri yandaş-muhalif parantezine mahkum edilmemesi gereken önemli bir cümle. Bir taraf kendini icazet makamı görürken diğer tarafın bitmeyen bir aşağılık kompleksi ve onay ihtiyacı en çıplak şekliyle ortaya döküldü.

Öncelikle şunun altını çizmek gerekiyor: Atatürkçülük ne kullanışlı bir şey; ister muhalefet yap istersen goygoyculuk, iki halde de işe yarıyor! Bu sadece Hulki Cevizoğlu’yla da sınırlı değil. Metin Feyzioğlu’ndan Montrö Bildirisi’ne imza atan amirallere kadar uzayan bir liste yapabiliriz. Erdoğan karşıtlığının da utangaç yandaşlığın da dayanağını Atatürk’ten alabiliyorlar.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Bu kişilerin ortak bir özellikleri de kendilerini icazetçi hatta vaftizci gibi görmeleri, sunmaları. Çakma Vaftizci Metin Feyzioğlu başlıklı yazımda bu tipolojiyi biraz analiz etmiştim. Saray’a kapılanma ve Erdoğan rejiminin nimetlerinden yararlanmalarını meşrulaştırmak ve normalleştirmek adına soyundukları rol; icazet vermek ve günahlardan arındırmak. “Herhangi bir insan olarak değil Atatürkçü biri olarak” vurgusu o yüzdendi. Aslında herhangi bir Atatürkçü de değil, icazet makamında bir Atatürkçü…

Hulki Cevizoğlu’nun CNNTürk’teki hali tam bir hayal kırıklığıydı. Atatürkçü olunca Matrix filmindeki gibi bazı şeyler direkt yükleniyor galiba. Bir anda su bilimleri uzmanı ya da jeoloji mühendisi filan olunabiliyor. İdeolojik vaftizin akabinde, anlamadığı çok belli olan konularda ahkam kesmeye başladı. “İki deniz birleşirse doğa yok olacakmış. Böyle bir şey yok. Denizler, akarsular birbiriyle birleşiyor. Yeraltı suları temas halinde. Niye doğa bozulmuyor bu durumda?” bile dedi. Hatta bazı suların birbirine karışmadığına ve sıcak su akıntılarına kadar vardırdı meseleyi.

Adam da haklı bir yerde… Aralık 2019’da “KİP (Kanal İstanbul Projesi), BOP denilen “Büyük Ortadoğu Projesi”nden çok daha büyük ve korkunç bir proje” diye yazmış. Tornistan yapabilmek için lafı bu kadar dolaştırması normal değil mi? Ne diyecekti yani? “Ben gazla çalışan bir Atatürkçüyüm. Unutulmaya yüz tutmuş biriyken ‘bbn türk’ diye bir proje ile yeniden canlandım. Hayata ve paraya geri döndüm. Patron Konyalı ve yeni dönemin zenginlerinden. Doğal olarak yandaş. Ben de patron durumundan yandaş oldum” mu diyecekti. (Konya Merkezli BBN Türk yayın grubu, Atiker Sıralı Otogaz Sistemlerini de bünyesinde barındıran bir şirketin projesidir. Patron Mustafa Kavaf yeni dönemin yükselenlerinden…)

Konunun AKP ve Siyasal İslamcılara bakan boyutu da analize değer. Tam bir aşağılık kompleksi ve onay ihtiyacının dışa vurumu. Vaktiyle kendilerine küfretmiş birisi az biraz tebessüm etse dünyalar onların oluyor. Bu onay ihtiyacı öyle boyutlarda ki Savcı Sayan’a kadar düştüler. Serdar Ortaç’ın vıcık vıcık yağcılığına bile tamah edip mutlu oluyorlar. Nedim Şener’e gerçekten Ulubatlı Hasan muamelesi çekiyorlar. Seviye bu olunca Hulki Cevizoğlu’nu Zümrüdü Anka görmeleri çok normal. Diğerlerine göre daha az karikatür bir kişilik diyecektim ama sular ve doğanın dengesi konusunda söyledikleriyle Savcı Sayan ve Nedim Şener’e fark attı; daha komik duruma düştü. İçlerinde en samimisi Serdar Ortaç. Bakın ne diyor: “Devletin başına Kemal Kılıçdaroğlu geçse onu da savunurum. Tayyip Erdoğan varsa yine savunurum. Yarın başkası gelse onu da savunurum.”

Ceviz Kabuğu’nu doldurmak için yeni limanlara yelken açan Hulki Cevizoğlu, Ortaç gibi ‘ben ekmeğime bakarım’ diyemiyor. Hem yandaşlık yapayım hem belli etmeyeyim hatta icazetçi-vaftizci gibi görüneyim. Yok öyle bir dünya…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin