Futbolun unutulmaz ‘büyü’leri!

ÖZEL HABER | HASAN CÜCÜK 

Futbol ve büyü… Kulağa pek hoş gelmese de bu iki kelime bir zamanlar ülkemizde, şimdilerde Afrika’da aynı cümle içinde kullanılmaya devam ediyor. Türkiye’de genelde sezon başlarında takımlar kötü sonuçlar aldığında olayı büyüye bağlama alışkanlığı vardı. Neyse ki Türkiye’de büyü, futbol gündeminden çıktı. Çıkmayan yerlerde var tabiki.

Futbolda büyü denince akıllara ilk Afrika gelse de Arjantin’de öyle bir hikaye var ki; yıllarca unutulmadı. Ülke futbolunun kalbi başkent Buenos Aires’te atıyor. Bugün en bilinen kulüpleri Boca Juniors ve River Plate olmasına karşılık bu iki takım arasındaki rekabetin bir benzeri Racing Club ile Independiente arasında yaşanıyor.

Başkent Buenos Aires’in liman semti Avellaneda’da 1903’te kurulan Racing Club, sadece ülkenin değil Güney Amerika’nın efsane ve köklü kulüplerinden biridir. Aynı semtin bir başka takımı Independiente ile Racing Club arasındaki rekabet 1905 yılında başladı. Racing Club 18, Independiente ise 14 kez Arjantin şampiyonluğu yaşadı. Bir asırı geride bırakan rekabette saha içi kadar saha dışı olayları da yaşanıyor.

Racing Club, 1915 -18 arası 4 kez üst üste Arjantin şampiyonu oldu. 1949 -1953 arasında ise 5 kez üst üste şampiyonluğa ulaşarak semtin diğer takımı Independiente’i gölgede bıraktı.  1967 yılında ise Kıtalararası finalinde İskoç takımı Celtic’i yenerek dünyanın en büyük takımı ünvanını kazanarak adını duyurduğu gibi ezeli rakiplerini ezip geçen bir başarıya imza attı. Ve herşey bu başarıdan sonra başladı. Daha doğru ifadeyle Racing Club’un kara yılları başladı. Hem de ne kara!

Rekabetten ziyade nefretin hakim olduğu iki takım arasındaki mücadelede Racing Club’un Kıtalararası şampiyonluğu sonrası Independiente taraftarı harekete geçti. Buldukları çözümün adı büyü oldu. Racing Club taraftarları dünyanın en büyük takımı olmanın sevincini sokaklarda yaşadığı gece, Independiente taraftarları gece yarısı gizlici rakiplerinin ünlü “El Cilindro” lakaplı Estadio Presidente Perón Stadı’na girerek farklı yerlere 7 tane ölü kedi gömdüler. İşte o geceden sonra Racing Club için kabus başladı. Yönetim ve taraftarla el ele verip stada gömülen 7 ölü kediyi bulmak için aramalara başladılar ama sonuç hüsrandı. Kedileri bulma çalışmaları sonuçsuz kalıyor ama takımın düşüşüne engel olunmuyordu. 1967 yılından itibaren 35 yıl Racing Club hiçbir kupa görmediği gibi 1983’te ikinci lige düştü, ertesi yıl tekrar yükseldi.

Kupaya hasret kalan Racing Club, 1999’da iflasın eşiğine geldi. Yönetim değişikliği ile iflastan kulüp kıl payı kurtarıldı. Bir taraftan kulübün yeniden ihtişamlı günlerine dönmesi çalışmaları devam ediyor, diğer taraftan stada gömülen kedileri arama çalışması. Altı kedi bulunurken, biri hala kayıptı. Büyüyü çözmek için papazlar da devreye girdi. Tribünleri dolduran 100 bin taraftarla büyü bozma töreni düzenlendi. Sonuç yine hüsrandı. Tek çözüm son kediyi bulmaktı.

2001’de Racing’in başına eski futbolcu Reinaldo Merlo getirildi. Merlo’nun teknik direktör olarak ilk icraati iyi bir kadro kurmak değil yıllarca gündemden düşmeyen büyünün üzerine gitmek oldu. Büyük çaplı aramalar ile zeminin yanısıra, 1967 yılı ve sonrasında stadın çeşitli yerlerine dökülen bütün betonları ağır iş makinalarıyla yıktırdı. Ve bu girişim sonucu nihayet son kedi de bulundu. Kedinin bulunmasıyla büyü de sona ermişti ve aynı yıl 2001 Racing Club Arjantin’de şampiyon oldu. Adını kulübün tarihine kurtarıcı olarak yazdıran efsane Merlo’nun ise heykeli dikildi. 7 kedinin de bulunmasıyla Racing Club, 2001’den sonra 2014 ve 2019 yılını da şampiyon olarak tamamladı. Son kedinin bulunmasıyla 35 yıllık bir hikayede son bulmuş oldu. Büyü hikayesinin devam ettiği yerlerde var.

Senegal tarihinde ilk kez 2002 Dünya Kupası’na katılırken, ülkede adeta seferberlik ilan edildi. Kolları sıvayanlar arasında büyücülerde vardı. Grupta rakiplerden biri de son dünya şampiyonu unvanlı Fransa idi. Takımla birlikte Dünya Kupası finallerine ünlü wodoo büyücüleride gelmişti. Fransız televizyonlarına çıkan Senegalli bir büyücü rahat bir şekilde, ‘Takım üstüne düşeni yaptı. Biz de burada elimizden geleni yapacağız’ dedi. Ardından izleyicileri hayrete düşüren bir hareketle, eline aldığı bir tavuğun bacağını kesti. Sonra da bazı dualar okudu. Büyücüyü kimse ciddiye almadı ama kupanın açılış maçında Senegal tarihi bir sürprize imza atıp Fransa’yı 1-0 yendi. Fransız birçok futbolcu da bu maçın ardından kara büyünün etkisine inanmaya başladı. Öyleki Fransız futbolcular ‘resimden büyü yaptığını’ düşündükleri için Hintli oyuncularla asla fotoğraf çektirmemeyi adet haline getirdi.

2002 Dünya Kupası’nın bir başka unutulmaz büyü olayının kahramanı İtalya’nın teknik patron Giovanni Trapattoni oldu. İtalya – Meksika arasındaki grup maçında Meksika Borgetti’nin golü ile öne geçiyor. İtalya’nın gruptan çıkabilmesi için en az beraberliğe ihtiyacı var. Dakikalar 80’in gösterdiğinde İtalya’nın teknik patronu Giovanni Trapattoni ‘Papa tarafından kutsanmış su’yu sahaya döküyor. İtalyanlar maçın bitimine 5 dakika kala İtalya Del Piero’nun kafa golüyle beraberliği kurtarıyordu. Böylece Papa Jean Paul’ün gönderdiği destekle İtalya gerekli olan puanı alıp, Meksika ile birlikte el ele ikinci tura çıkıyordu.

1995 Afrika Uluslar Kupası finallerine katılan takımların tamamı büyücüleri devreye soktular. Afrika’da ‘cadı doktor’ denilen büyücüler arasında yeşil sahaları aratmayan mücadele başladı. Finale Güney Afrika ile Fildişi Sahili kaldı.  Final öncesi Güney Afrika takımı antrenmanları bırakarak büyücülerle bir yere kapanıp günler boyunca okunmuş sularla masaj yaptırdılar. Takımlar final karşılaşmasında talimatı teknik direktör yerine büyücülerden aldılar ve Fildişi Sahili’nin oyuncularının bir anda kuvvetten düştükleri, iki oyuncunun da hiçbir sebep yokken sakatlandığı farkedildi. Mücadelede Güney Afrika’nın Soweto’dan getirttiği büyücüler baskın çıkmıştı ve kupa Güney Afrika’nın oldu.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin