‘Evet, Türkiye’de ırkçılık var’

ÖZEL HABER | HASAN CÜCÜK

Danimarka Parlamentosu’nda yasama yılının açılış ve kapanış toplantıları oldukça dikkat çeker. Yasama yılı açılışında başbakanın konuşması ilgiyle takip edilir. Kapanışta ise tüm partilerin lider veya sözcüleri söz alıp, genel bir değerlendirme yapar. Genel değerlendirmelerde tartışma çıkaracak bir çok konuya değinildiği için, kapanışta görüşmeler ortalama 12-15 saat sürer. Sonrasında ise ekim ayına kadar meclis tatil olur. Tabi, komisyonlar tatile rağmen çalışmaya devam eder.

Bu yıl yasama yılı kapanış görüşmelerinde manşeti Birlik Listesi sözcüsü Pernille Skipper verdi. Yeşiller ile koministlerin ittifakı olan Birlik Listesi’ni diğer partilerden en bariz özelliği, parti başkanlığının olmamasıdır. Oldukça özgürlükçü olan Birlik Listesi, göçmenler ve mülteciler konusunda çoğu zaman aşırı sağın sinir uçlarına dokunur. Parti başkanının olmadığı Birlik Listesi, haziran 2019’da yapılan seçimlerde aldığı yüzde 6,9’lük oy oranıyla 13 sandalye ile parlamentoda temsil ediliyor.

Başkanlığın olmadığı Birlik Listesi’nin bir numaralı koltuğunda politik sözcü oturuyor. Partinin politik sözcüsü Pernille Skippper, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada ‘Danimarka’da ırkçılık var mı?’ diye sorup kendi cevapladı ‘Evet, Danimarka’da ırkçılık var.’ Konuşmasında, ülkede bulunan yabancılara ayrımcılık yapılıp, eşit davranılmadığına dikkat çekip, ‘Bu kürsüde söylenmesi gereken bazı şeyleri ifade etmek gerekir’ dedi.

Skipper’in konuşmasından doğal olarak sağın en ucunda bulunan Danimarka Halk Partisi (DF) ve Yeni Burjuva tepki gösterdi. Aşırı sağa Danimarka’da taban kazandıran isim olan DF’in eski lideri Pia Kjaersgaard’un, meclis kürsüsünden ‘İsmi Ayşe olan birisi iş başvurusu yaptığında işveren belki ‘Çalıştığı dönemde radikalleşirse ne olacak?’ diye düşünecektir. Bu ırkçılık mı? Bence değil.’ sözlerine tepki gösteren Skipper, ’Bu ne demek oluyor? İsminiz Ayşe olduğu için radikalleşmiş mi oluyorsunuz? Bu, yalnızca ismi Arapçayı andırdığı için, günlük hayatta işe alınmayanlara yönelik ırkçılığı yasallaştırmaktır.’

Pernille Skipper’in, ’Evet Danimarka’da ırkçılık var’ sözlerine sadece aşırı sağ tepki gösterdi. Ülke basını ’Meclis kürsüsünden küstah sözler’ manşeti atmadı. Savcılar harekete geçip, ’Danimarkalılığa hakaretten’ dava açmadı. Skipper’in sözleri ülkede yaşayan göçmenler ve demokrasi yolunda daha alınacak çok mesafesi olan ülkeler tarafından memnuniyetle karşılandı. Bu ülkelerden biri de doğal olarak Türkiye oldu. AKP rejimine göre, İslam ve göçmen karşıtlığının bayraktarlığını(!) yapan batıda bir milletvekili çıkıp, ırkçı olduklarını dile getiriyordu. Biz demiyoruz, siz diyorsunuz moduydu.

Yazının burasında rolleri değiştirip, Danimarka yerine Türkiye yazalım. Bir vekil çıkıp – partisi önemli değil- TBMM kürsüsünden, ’Türkiye’de ırkçılık var mı?’ diye sorup ’Evet, Türkiye’de ırkçılık var’ diye cevapladığını düşünün. Muhtemelen vekil sözlerini tamamlamadan meclis boks ringine dönerdi. Yumruklar ve hakaretler havada uçuşur. Partiler bir bir kınama açıklamaları yapar. Basının atacağı en hafıf manşet ’küstah’ ile başlayan kelimeler olur. Şanlı savcılarımız derhal harekete geçip, ’Türklüğe hakaretten’ dava açar. TBMM başkanlığına Cumhurbaşkanlığı ’talimatıyla gelen’ dokunulmazlığının kaldırılması jet hızıyla işleme konur. Sonrası malum.

Danimarka’da insanların renk, ülke ve inancından dolayı göçmenlerin ayrımcılığa uğradığını neredeyse küçük bir azınlık dışında herkes kabul ediyor. Ülkenin başbakanları zaman zaman çıkıp, ’İsminden dolayı insanların ayrımcılığa tutulması utanç verici’ açıklamalarını yapıyor. Ayrımcılıkla mücadele partilerin vaatleri arasında bulunuyor. Kimse var olan sorunu halının altına süpürmüyor veya yok saymıyor.

Batıda kimse sistemin mükemmel olduğunu ve toplumda ırkçılık – ayrımcılık olmadığını savunanlar azınlıktadır. Sisteme yeri gelip en sert eleştiriler yine kendi içinden geliyor. Basın özgürce yazıyor. İşte bu noktada mide bulandıran gelişme, demokrasiyi katleden ülkelerden gelen tepkiler oluyor. Batı kendi evinin önünü süpürmeye devam ediyor. Boşver batıyı sen evinin önüne bak ki, söylediğin sözlerin bir değeri olup, ciddiye alınsın.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin