Ergenekon’un ‘Çiroz’u, AKP’nin umudu oldu!

HABER PORTRE | İLKER DOĞAN 

CHP’li üç milletvekilinin ‘Atatürkçü çizgiden uzaklaştığı’ gerekçesiyle geçtiğimiz hafta partilerinden istifa etmesi, özellikle iktidar kanadında büyük bir heyecana neden oldu. İstifalar, yandaş gazete ve televizyon kanallarında birinci haber olarak duyuruldu. İktidar temsilcilerine göre CHP’de kazan kaynıyor. CHP’ye göre ise istifalar ‘Saray’ operasyonu. 

Söz konusu üç isimden biri İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi… Peki bugün iktidarın umudu olan Mehmet Ali Çelebi kimdi? Ergenekon terör örgütü soruşturmalarında neyle suçlanıyordu? 

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Teğmen Mehmet Ali Çelebi, ikinci Ergenekon terör örgütü iddianamesinin sanıklarından biriydi. 20 Eylül 2008’de tutuklandı. 41 ay cezaevinde kaldı. İkinci iddianamede ‘silahlı terör örgütü yönetme, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek’le suçlanıyordu. ‘Karargah Evleri’ yapılanmasında yer alan Çelebi’nin görevi, Hizbuttahrir örgütüne sızmak, oradan topladığı bilgileri ‘üstlerine’ bildirmekti. Üstleri ise sıralı amirleri değil, ’emir-komuta’ ilişkisi olduğu tespit edilen emekli bankacı olan Kemal ve Neriman Aydın kardeşlerdi. 

İkinci iddianamenin eklerinde yer alan belgelere göre Hizbuttahrir örgütü, irtica yanlılarının arttığı izlenimi vermek, belli kesimlerde korku ve paniğe sebep olmak için Ergenekon tarafından kullanılıyordu. 

GÖREVİ; KAOS OLUŞTURMAK İÇİN HİZBUTTAHRİR’İ KIŞKIRTMAK!

İddianameye göre Karargah Evleri yapılanmasında yer alan Mehmet Ali Çelebi ve arkadaşları, Ergenekon örgütünün direktifleri doğrultusunda Hizbuttahrir örgütüne sızmaya ve onları terör eylemlerine kışkırtmaya çalışmaktaydı. Çelebi ve kendisi gibi Teğmen olan arkadaşı Noyan Çalıkuşu, bazı Hizbuttahrir üyeleriyle irtibata geçerek örgütün gizli toplantılarına katılmıştı. Hizbuttahrir de M. Ali Çelebi’ni sızma girişimlerini doğruladı. Örgüte göre bu sızma girişimi başarısız olmuştu. Ancak söz konusu dönemde Hizbuttahrir’in provokasyon içerikli bir çok eyleme imza attığı biliniyor. 

MAHKEMEDE KOMİK SAVUNMA!

Mehmet Ali Çelebi, mahkemedeki ifadesinde söz konusu örgüte ‘istihbarat’ toplamak amacıyla girdiğini kabul etti. Çelebi’ye topladığı bilgileri neden sıralı amirlerine değil de emekli iki bankacıya ulaştırdığı soruldu. Mahkemedeki savunmasına göre Çelebi, konuyla ilgili üstlerini bildirecekmiş ancak konunun olgunlaşmasını beklemiş: “Arkasında kimler vardır tespit etmek istedim. Bundan subay arkadaşlarımın bilgisi var, gizli olsa arkadaşlarıma bilgi verir miydim? Benim aldığım bazı notlar ve Hizbuttahrir ile ilgili CD’lerin neden Neriman Aydın’ın evinde bulunduğu soruluyor. Benim yoğun helikopter eğitimlerim vardı. Din konusunda yüksek bilgileri olduğu için Cumhuriyet konusunda tehdit olabilecek bir unsurun olup olmadığını kontrol etmeleri için CD ve notları Neriman Aydın’a ben bıraktım.”

Bu arada Çelebi’nin ‘Kara Pilot Üsteğmen’ olduğunu hatırlatalım. Kendisi ‘istihbaratçı’ olduğunu söylese de öyle bir görevi yok. 

‘O BİZİM ÇİROZ!’

İddianamede yer alan 6637 no’lu tapeyi aktaralım şimdi. Görüşme 12 Mayıs 2008 tarihinde Kemal Aydın ile Kuvay-ı Milliye Derneği Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Ali Özoğlu arasında geçiyor. 

Teğmen Çelebi’den bahseden Aydın, “Benim Özel Kuvvetlerim, Hizbuttahrir’in belgelerini falanı filanı topladı valla… Taksici şoförle (Süleyman Solmaz) konuşurken Hizbuttahrirci olduğunu anladı, telefonunu aldı ondan. O bizim çiroz… Ondan sonra o Noyan’la (Çalıkuşu-Teğmen) birlikte cumartesi pazar kayda aldılar, resimlerini çektiler adamın.” diyor. 

Özoğlu’nun, “Mehmet Ali mi becerdi bu işi?” demesi üzerine Kemal Aydın, “He Mehmet Ali, abi ben sana söyleyim o çocuk valla geleceğin genelkurmayı” ifadelerini kullanıyor. 

TÜRBAN YETMİYOR, ÇARŞAF GİYECEĞİZ!

Hizbuttahrir’in kışkırtılmasıyla ilgili sanıklar arasında yapılan onlarca telefon görüşmesinin tapeleri iddianame ve eklerinde mevcut. Örneğin, 30 Ağustos 2008 tarihli bir telefon görüşmesinde Ümit S. isimli Ergenekon sanığı, Durmuş Ali Özoğlu’na, “He ya akşam bi de şeyle görüştüler ya Şeyh’le meyhle. Vallahi billahi yarın şeyde yetmiyor bize türban da yetmiyor çarşafa gireceğiz anasını satayım” diyor. 

TUĞGENERAL’İN ESAS DURUŞTA KARŞILADIĞI KİŞİ

Durmuş Ali Özoğlu da Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında tutuklanmıştı. İddianameye göre Kemal ve Neriman Aydın kardeşler, Durmuş Ali Özoğlu’na bağlı olarak TSK ve harp okullarına sızma ve örgütlenme faaliyetlerine doğrudan katılıyordu. Şırnak Akçay 6. Motorlu Piyade Tugay Komutanı olan Tuğgeneral Ferhat Özgen’in, karşısında ‘esas’ duruşta beklediği kişi Durmuş Ali Özoğlu’ydu… Söz konusu fotoğraf, internete düştüğü Ekim 2008’de büyük yankı uyandırmıştı. Bir tuğgeneral, nasıl oluyor da bir dernek başkanının karşısında esas duruşta bekliyordu?

ŞENER ERUYGUR BAĞLANTISI

İkinci iddianamede Aydın kardeşlerin, aynı davanın tutuksuz sanıklarından eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ile temasta oldukları ve ‘kendisini hükümete karşı göreve davet ettikleri’ de belgelerle aktarılıyordu. ‘Paşa ile yapılan görüşmeye hatırlatma notu’ başlıklı bir belgede Neriman Aydın, “Değerli Büyüğüm, biz 65 yıldır  sizi bekliyoruz…. Ama ortada yoksunuz… Yolumuz ölmek ve öldürmek ihtimalleriyle doludur.  Bu tehlikeyi biz göze aldık, Siz de alıyorsanız başlayalım, deriz” ifadeleri kullanılıyor.

Neriman Aydın, bir telefon konuşmasında Teğmen Noyan Çalıkuşu’na “Tanklara iyi bak” diyor. Çalıkuşu ise “Tanklar zaten ziyarete geçer yakında” cevabı veriyor. Çelebi’nin de benzer onlarca konuşması var iddianamede. Çelebi’nin, siyasete müdahaleye uzak duran askeri yetkilileri hedef alan bir grupla, Türk Silahlı Kuvvetleri sistemi dışında  bir ast-üst ilişkisi kurduğu görülüyor.

TANKLARLA MI GELECEKSİN?

İddianamede, Çelebi’nin, kendisi gibi tutuklu yargılanan Teğmen Noyan Çalıkuşu ile yaptığı ve ‘Cumhurbaşkanı ile Başbakan’a saldırı planladıkları’ suçlamasına neden olan telefon konuşması yer alıyor. Çelebi’nin, Noyan’a “Kardeşim 30 Ağustos’ta burdasın yani. Tanklarla mı gelecen beş gün önceden çık. Tank helikopter işbirliği yapalım seninle. Yani bu odadan sonra resmi bir iş var ya onu söylüyom ben. Resmi geçitte tank geçmiyor mu, geçiyor. Resmi, başbakana, cumhurbaşkanına. Selam vereceğiz demi. Yoksa…Yanlış anlamasınlar yani.” diyor.

Çalıkuşu’nun “Tabi tabi güllerle karşılayacağız onu. Tabi tabi güller… Yo, yanlış yok yanlış anlamak yok aman, bir onlardan korkuyoruz, yanlış anlamasınlar korkuyoruz biz onlardan, aman.  Sindirdi bizi onlar.” sözlerine ise, “Sindirdiklerini mi zannettiler bilmiyorum bir şeyler oldu işte onlara. Neyse hadi bakalım.” şeklinde karşılık veriyor.

Aklı sıra alay ediyor!

AKP, dün kendisini devirmek için toplumda kaos oluşturmakla görevli olan Ergenekon terör örgütü sanığı Mehmet Ali Çelebi’ye bel bağlamış durumda… 

Ne hazin bir son…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin