Ekonomide anlamsız rakamlar: Kedi bu ise ciğer nerede? [Analiz: Semih Ardıç]

İki belediye başkanının Millî İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) nazikçe(!) yaptığı ikaz üzerine yurt dışında tuttuğu 1 milyar 50 milyon doları Türkiye’ye getirdiği iddiası hâlâ tekzip edilmedi. Ne hükümette bir rahatsızlık emaresi var ne de MİT’te. Dehşetengiz iddiayı Melih Gökçek haricinde kimse üzerine alınmadı. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) mensup iki belediye başkanının bu kadar parayı nereden bulduğu ‘sır’ olarak kalacak gibi.

MİT’in insanları istintaka tabi tutabildiği bir atmosferde tecessüs sahiplerinin başına her şey gelebilir. Fâili meçhul bir trafik kazasında sırra kadem basmak tehlikesi hafife alınmamalı. Bu kadarı ile kalsa bile buz dağını görmüşken ‘MİT bavulları’ kavramını bir kenara yazalım.

İdareyi halk adına teftiş etme, icap ettiğinde hataları frenleme vazifesini üstlenen yasama, yargı, medya, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları tesirsiz hale getirilmişse kayıt dışılık veya gayr-i hukukî işlemler ‘yeni normal’ haline gelecektir.

KAYNAĞI MEÇHUL PARALAR…

bavul bavul kaynağı belirsiz para

Birileri, ‘kara para aklamak ve terörizmi finans etmek’ gibi ağır suçlardan ABD’de tevkif edilen Reza Zarrab’ın illegal metotları ile iktisadî kalkınma olabileceğine inanıyor. Mümkün mü? Bavullarla gelen esrarengiz paralarla ayakta tutmaya çalışılan ekonomi ne kadar şeffaftır? İhracat, turizm ya da doğrudan yabancı yatırımı kanalıyla gelmemiş, banka hesaplarında görünmeyen paralarla iftihar edilmesi ancak ahlakî çürümeyle izah olunabilir. Alın teri yok, vergi yok, paylaşmak yok, ortada ticarî faaliyet yok. Kaynağı meçhul… Amma velakin bu paraları MİT bavullarına doldurup getirdiğinizde sizden iyisi yok. Öyle mi?

MİT bavulları Ankara’nın şaşaalı ve maskeli hayatında yadırganmayabilir. İktidar nimetlerini kaybetmek istemeyenlerin kurduğu suni ittifakta yer alanlara etraftan gelen tenkitler manasız gelebilir. Bugünün mağrur kimseleri unutmasınlar ki saltanat kayığından indikleri gün yapayalnız kaldıklarında halkın rahatsızlığının rahatsız ediciliği ile yüz yüze gelecekler.

BU RAKAMLAR NEYİ İFADE EDER?

Biz gazeteci olarak sadece suâllere cevap arıyoruz, hakikatin peşindeyiz. Yeri yerinden oynatacak kadar büyük rakamların iki belediye başkanının gizli hesaplarından, yurt dışı zulalarından çıkması tek kelime ile skandaldır. Şuyuu vukuundan beter bir hâdiseyi hükûmet unutturmak istese de maşeri vicdan unutmuyor.

Ekonomiyi MİT bavulları kurtaracak‘ başlıklı makalenin altında bir okur yorumu dikkatimi çekti. O yorumda MİT bavulları iddialarından duyulan endişe ve şaşkınlık şu sözlerle ifade edilmiş: “1 milyar 50 milyon dolar, 2 kişinin getireceği bir rakamsa ve bu miktar ülkeyi kurtaracak gözüyle bakılabilecek kadar büyükse (çünkü ben bu rakamlar neyi ifade eder anlayamıyorum, bana göre basit 2 rakamcık), bizim gibi karı koca ihraç edilip çocukları açlığa mahkum edilen insanlar ne desin bu işe, sadece susuyoruz bizim gücümüz neye yeter Allahım!”

Yazılanların, Keyfî Hükümet Kararnamesi (KHK) ile ihraç edilmiş karı-kocaya ait satırlar olduğu anlaşılıyor. Tek suç delili gösterilmeden açlığa, soğuğa terk edilen on binlerce kamu çalışanından yalnızca iki kişi adeta sokağın hissiyatına tercüman olmuş. Memleketi demokrasi ve hukuk zemininde idare etmek kaydı ile milletten 4 seneliğine vekâlet alanlar, o hissiyatı hafife almasa keşke.

Madem okurlarımız 1 milyar 50 milyon doların ne ifade ettiğini merak etmiş. O halde MİT’in ricasını kırmayıp dolar balyalarını getirip bozduran iki belediye başkanının serveti ile neler yapılabileceğini bir iki misalle anlatalım.

1 milyar dolar 50 milyon dolar, mevcut kur ile 3 milyar 882 milyon liraya tekabül ediyor.

O para ile,

2 milyon 730 bin asgarî ücretliye (1.400 TL),

2 milyon 548 bin emekliye (1.500 TL),

1 milyon 274 bin öğretmene (3.000 TL) maaş ödenebilir.

O para ile,

7 milyon 644 bin talebeye 500 lira burs  (500’er liralık) verilebilir.

O para ile,

450 ilköğretim okulu (40 sınıflı) ilköğretim okulu,

382 lise (40 sınıflı),

546 yurt (300 kişilik),

1.241 Km. duble yol,

16 hastane (poliklinik hizmeti verilen 300 yataklı) inşa edilebilir.

O para ile,

5 savaş gemisi,

168 adet F16 savaş uçağı alınabilir.

100’lük banknotlar halinde istiflendiğinde 1 milyar 50 milyon doların 1.050 Kg. ağırlığı olacaktır. Bu ağırlık forklift veya asansör yardımı olmadan yüksek bir yere taşınamaz.

İki belediye başkanının getirdiği paraların ağırlığı ve bu paralarla neler yapılabileceğini ifade etmeye çalıştım. Merkez Bankası Ödemeler Dengesi İstatistikleri’nde sadece 2016 senesinde 11 milyar dolar paranın bavulla (net hata noksan kalemi) geldiği belirtiliyor. Son iki senede 21 milyar doların nereden geldiği meçhul! 13 senelik esrarengiz para toplamı 41 milyar dolar…

Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Türkiye’nin petrolü ve doğalgazı yok, fakat hikâyesi var.” derken bunu kast etmiş olabilir mi? Bu kadar paraya rağmen dolar 2 liradan 4 liranın eşiğine niye fırladı? Nasıl oldu da işsizlik 2001 krizine rahmet okutturacak kadar yükseldi? Enflasyon ve faizin yeniden çift haneye çıkmasını nasıl izah edeceğiz?

Bu hesapta bir hata yok mu?

MİT bavulları, bavullarda gelen paralar ekonominin yarasına niye merhem olamadı niye?

Kedi bu ise ciğer nerede?

maliye bakanı ağbal

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin