Doların bugünkü gerçek değerini açıklıyoruz

HABER-ANALİZ | ALİ DENİZ [email protected]@alidenizeu

Normal koşullar altında, gerçekten serbest piyasa kuralları geçerli olsa idi doların bugün kaç para olması gerektiğini söyleyeceğim.

Bana göresini değil hesap kitap yaparak bugünkü doların ‘gerçek değeri’ni bulacağız!

2002 Ekim ile 2019 Ağustos arasında Türkiye’de gerçekleşen enflasyon %402.62 oldu.

Bu oranı ben söylemiyorum, TCMB web sayfasında ‘enflasyon hesaplayıcısı’nda var.

2002 yılında ortalama olarak dolar 1.50-TL idi. O zamandan bugüne gerçekleşen %402.62 enflasyona göre hesapladığımızda da bugün dolar 7.53-TL olmalı.

Bunun üzerine şimdi içinde bulunduğumuz siyasi belirsizlik, ekonomik durgunluk ve savaş ihtimalini de eklerseniz bugün için doların doğal değeri 7.80-8.20 arasında bir yerdir.

Bu kadar basit.

***

Dolar hiç baskılanmasaydı ve yedire yedire normal seyri ile 7.80-7.90 seviyelerine çıkmış olsaydı bugün ‘dolarizasyon’ problemimiz olmayacaktı! Döviz Tevdiat Hesaplarında (200 milyardan fazla) para birikmeyecekti.

İnsanlar paralarını dolara gömmeyecekti, para piyasada olacaktı!

***

AKP Ekonomide dengeyi sağlayamıyor.

Doların devalüasyon ile aniden değil de doğal yollardan yükselerek 8 veya 10 olmasının ekonomiye bir zararı yoktur.

Sanki ekonomik durgunluğun müsebbibi dolarmış gibi yatıp kalkıp dolarla mücadele ettiler. Hala da ediyorlar.

Doların yüksek olması ekonomiyi vurmaz. Önemli olan dengedir. İstikrardır…

Bir zamanlar %60-%80 enflasyon vardı ama ülkede böylesine durgunluk yoktu. İnsanların maaşları da ona göre artıyordu. Ekonomide denge vardı.

İktidar 211 milyar dolar dış borcu olan özel sektörün borcu artmasın, şirketler batmasın diye doları baskılıyor. Çünkü kurda 10 kuruşluk artış özel sektörün dış borcunun 21 milyar TL artması demektir.

İflas etmek yasak! Konkordatoya gideceksin! Halbuki bu ekonomiye daha çok zarar veriyor.

Bana göre de ‘dolar kazanmayanın, dolar kredisi kullanmaması gerekir’ Hatta kullandırılmamalı!

Madem kullandı ve işler tersine gitti bunun bedelini de o şirket ödemek zorunda. Kurtarılma umudu olmayan şirketlerin kollanması kesinlikle yanlıştır.

Bütün halk neden bunun ceremesini çekiyor!

***

Sorun Türkiye’nin normal yönetilmemesidir, kurumların bağımsız çalıştırılmamasıdır.

Ekonomide uzun vadeli hiçbir önlem alınmıyor. Uzun vadeli ekonomik kararlar tek çaredir ama acı reçeteleri olur.

Bütün politikalar iktidarda kalma ve yandaş kayırmacılığı üzerine kurulu. Erdoğan’ın birinci önceliği seçim kazanmak, koltukta kalmak. Gözü başka hiçbir şey görmüyor. Beka meselesi dedikleri konu inanın ülkenin değil kendilerinin bekası!

Ekonomi batsa umurlarında değil.

‘Ekonomiyi yönetenler de işlerin uzun orta vadede çok daha kötü olacağını biliyor. Hele iktidarı uzatalım da ekonomi batarsa batsın, sonra kurtarmaya çalışırız’ diye düşünüyorlar.

Algıları orta ve uzun vadeli her türlü ekonomik tedbire kapalı.

Erdoğan doları ve faizi sürekli gündemde tutarak iç ve dış politikada kavga çıkartarak hep iç siyasete oynuyor.

Erdoğan bunu yaparak şimdiye kadar istediği gündemi oluşturdu ve kazançlı da çıktı;

  • Uçurumun kenarında olan ekonomide asıl yapılması gereken acı reçeteleri halktan saklayabiliyor.
  • Faiz lobisi diye başlayıp işi inanç sömürüsüne çevirip tabanına ‘dini bütün başkan’ imajı veriyor.
  • Yabancılarla dolar kuru savaşı veren ‘kahraman başkan’ edası ile bir kısım muhalifleri bile etkilemeyi başarıyor.
  • Faiz ve dolar lobisi savaşını (!) ‘beka meselesi’ ambalajı ile Türkiye’nin yarısına yediriyor.

Bankadan istediği zaman dolarını hiç kayıpsız çekebileceğini zannedenler, bu kadar iyimser olmayın!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin