Dink’i tehdit eden Vali Yardımcısı: Görüşmeyi MİT istedi, onları akrabam diye tanıttım

AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada, dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör tanık olarak dinlendi. Dink cinayetine adı karışan kamu görevlilerinin yargılandığı davada konuşan dönemin Vali Yardımcısı Ergün Güngör, görüşmeyi MİT’in istediğini, dönemin valisinin izin verdiğini söyleyerek, ‘Sorumluluğum yok, sorumlu validir’ dedi. Güngör’ün Dink’i ile görüştüğü MİT’çileri akrabası olarak tanıttığını da söyledi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 95’nci duruşması, İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

TANIKLAR DİNLENİYOR

Bugün tanıklar Ahmet Kahveci, Muhammet Bulgur, Emre Altıntaş, Ergün Güngör dinlenecek. Duruşmada yarın Ali Baştürk, Cem Akar, Hamza Bülent İlkehan dinlenecek. 6 Eylül Cuma günü ise tutuklu Ercan Gün’ün birleşen dosyası için savunması alınacak.

Artı Gerçek’in haberine göre Hrant Dink cinayetine karışan kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 27. duruşmasında cinayet öncesi Hırant Dink ile görüşen vali yardımcısı savunma yaptı. Bugün başlayan ve 5-6 Eylül’de de sürecek duruşmalar kapsamında ilk olarak dönemin Vali Yardımcısı Ergün Güngör dinlendi.

Ergün Güngör duruşmaya Bursa’dan Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi ile (SEGBİS) katıldı. Güngör, Bursa vali yardımcılığı görevini sürdürürken, Balıkesir’e tayin oldu.

DİNK İLE YAPTIĞI GÖRÜŞME: TEHDİT ETMEDİK

Hrant Dink cinayetiyle ilgili olarak dinlenen Vali Yardımcısı Ergün Güngör’e ilk olarak 24 Şubat 2004 tarihinde Dink ile yaptığı görüşme soruldu. Görüşmeyi MİT’in talep ettiğini ifade eden Güngör görüşmenin Dönemin Valisi Muammer Aksoy’un izniyle gerçekleştiğini anlattı.

2004 tarihli görüşme kapsamında Sabiha Gökçen’in Ermeni kimliğine ilişkin haberlerin konuşulduğunu paylaşan Güngör, “Burada Hrant Dink tehdit edilmedi, bir tehdit yoktu. Sadece Ermeni cemaatine karşı oluşabilecek tepkileri paylaştık” dedi.

‘MİT MENSUPLARINI AKRABALARIM DİYE TANITTIM’

Güngör ayrıca görüşmede MİT görevlilerinin de yer aldığını, bu kişileri Hrant Dink’e ‘akrabalarım’ diye tanıttığını söyledi. “MİT görüşmeyi izlemek istemişti ancak ‘bizim kimliğimizi saklayın’ dediler. Ben de bunun üzerine Dink’e akrabalarım ziyarete gelmişti. Kalabilirler mi? dedim. Sayın Dink ‘Sakıncası yok’ dedi. Görüşmede Sabiha Gökçen’le ilgili haberleri konuştuk. Ermeni cemaatine dönük tepkilerin artmasından endişelerimizi dile getirdik. ‘Toplumda infial yarattı’ dedim. Ardından görüşmeyi Sayın Vali’ye aktardım” dedi.

TEHDİTLERİ BİLMİYORMUŞ

“Hrant Dink’e bu tarihten sonra gelen tehditlerden haberiniz var mıydı” sorusuna, “Yoktu” yanıtını veren vali yardımcısı, “Korunması benim sorumluluğumda değil. İstihbarat raporları kapalı zarf içerisinde valiye aktarılır. Tarafımıza bilgi sunulmaz. Vazifem bu görüşmeyi sağlamakla tamamlandı” dedi.

Güngör, Hrant Dink’in bu görüşmeyi 12 Ocak’ta Agos gazetesine yazmasına ilişkin ise “Bu görüşmeyi yazdı. O tarihten itibaren çok güç durumda kaldık. Yıllardır bunun sıkıntılarını yaşıyorum” dedi.

Bu tarihten itibaren alınan istihbaratlara karşı önlem alınmamış olmasını “Benim sorumluluğumda değildi. Valinin sorumluluğundaydı” diye yanıtlayan Güngör, Avukat Hakan Bakırcıoğlu’nun “Aylık güvenlik zirvelerinde konu gündeme geldi mi geliyor muydu” sorusuna “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi. Güngör, “Valinin sekretaryası gibi çalıştım. Konu hakkında muhatap Validir” dedi.

 KAMU GÖREVLİSİ SANIKLARIN İDDİANAMESİNDEN

Davaya eklenen iddianamede, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşgun Çakar’ın “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, diğer suçlardan da çeşitli hapis cezalarına çarptırılması talep ediliyor.

Dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ve eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in de “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi ve görevi kötüye kullanmak” suçlarından 15 yıl 6 aydan yirmi ikişer yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstihbarat Daire Başkanı (İDB) Sabri Uzun, Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarattan Sorumlu Müdür Yardımcısı Hasan Durmuşoğlu, Trabzon İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Ercan Demir, Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Faruk Sarı, İDB Şube Müdürü Yunus Yazar, İDB C Şube Müdür Yardımcısı Ali Poyraz, İDB’de görevli Komiser Yılmaz Angın, Hamdi Egbatan, Mehmet Akif Yılmaz, Serkan Şahan ve Ömer Faruk Kartın, İDB C Büro Şube Müdür Yardımcısı Tamer Bülent Demirel ve Osman Gülbel, Komiser Yardımcısı Özkan Mumcu, Trabzon’da polis memurluğu yapan Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya ve Mehmet Uçar ile eski Mülkiye Müfettişi Şükrü Yıldız hakkında da benzer suçlardan farklı oranlarda hapis cezaları öngörülüyor.

 ANA DAVA DOSYASI SANIKLARI AYRILDI

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde 13 Haziran 2019’da görülen davanın duruşmasında, aralarında Ogün Samast ve Yasin Hayal’in de olduğu 9 ana sanığın dosyası ayrılmasına karar verdi. Heyet, bu sanıklar hakkında 17 Temmuz 2019’da kararını açıklamıştı.

Heyet kararında, Erhan Tuncel’i, Trabzon’daki Mc Donald’s bombalamasında 6 mağdura karşı “tasarlayarak ve bomba kullanarak kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 78 yıl, “mala zarar vermek” suçundan 1 yıl, “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 2 yıl 6 ay, Dink’in öldürülmesine ilişkin “kasten öldürmeye yardım” suçundan 18 yıl olmak üzere toplamda 99 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, Yasin Hayal “silahlı suç örgütü kurma ve yönetme” suçundan 7 yıl 6 ay, Ogün Samast “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermişti.

Heyet, sanık Zeynel Abidin Yavuz’u Dink’in öldürülmesine ilişkin “kasten öldürmeye yardım” suçundan 12 yıl 6 ay, “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün olmak üzere toplamda 14 yıl 22 gün hapis cezasına mahkum etmişti.

Mahkeme heyeti, sanıklar Tuncay Uzundal’ın Dink’in öldürülmesine ilişkin “kasten öldürmeye yardım” suçundan 15 yıl, “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün olmak üzere 16 yıl 10 ay 15 gün, Ahmet İskender ile Ersin Yolcu’nun “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar veren mahkeme heyeti, sanıklar Salih Hacısalihoğlu ve Osman Hayal’in ise beraatine hükmetmişti.

15 TEMMUZ SONRASINDAKİ  EK İDDİANAMEYLE DAVA ÇARPITILDI

Yargılama devam ederken Dink cinayetine ilişkin soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü, 15 Temmuz sonrasında yeni bir iddianame hazırladı.

Halen Amerika’da yaşayan Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Ercan Gün ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız ve İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi Yüzbaşı Muharrem Demirkale’nin de aralarında bulunduğu 51 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, cinayetin Hizmet Hareketi ve gazetcilerle irtibatlandırılmaya çalışılıyor

Tüm sanıklar hakkında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen iddianamede, Fethullah Gülen ile Zekeriya Öz ve jandarma görevlilerinin de aralarında olduğu 40 sanık hakkında ise ayrıca “kasten öldürmeye iştirak” suçundan müebbet hapis cezası talep ediliyor.

Dink cinayetine ilişkin ana davayla birleştirilmesi talebiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen 50 sanığın yer aldığı 3. iddianame, eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle iade işlemlerinin ardından 29 Mayıs 2017’de kabul edildi. Heyet, 2 Haziran 2017’de 50 sanıklı yeni iddianameyle 35 sanıklı ana dava dosyasının birleştirilmesine hükmederek, gazeteciler ve Hizmet Hareketi ile irtibatlı gördüğü 6 sanık hakkında da yakalama emri düzenlenmesine karar vermişti.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin