Dikensiz değil ‘gülsüz’ gül bahçesi

YORUM | TARIK TOROS

Askeri konular alanım değil.

Sahada, savunma haberlerine gitmedim.

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları açıklanmış.

Dikkatimi çeken şuydu:

15 Temmuz 2016’dan bu tarafa…

4 yıldır binlerce tutuklanan, atılan subay oldu.

Generallerin yarıdan çoğu budandı. 

Bu seneki kararlara bakıyoruz.

30 general/amiral kadrosuzluktan emekli edilmiş. 

Bir de “TSK’da zaafiyet oluştu” filan diye bıdırdanırlar. 

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Geçmiş darbe soruşturmaları günlerinde…

Özellikle, 2010-2012 sürecinde… 

360’ın üzerinde general/amiral vardı (ki kontenjanın çok üzerinde olduğu konuşulurdu.) 

30 kadarı açığa alınınca…

“Ordu’da komutan kalmadı” diye yazılar döktüren “psikolojik harpçiler”… 

Ertuğrul Özkökgiller filan ne diyor acep bu duruma..?

Kaldı ki o dönem, Suriye, Ege, Libya gibi dertler, terörle mücadele gibi konular yoktu.

Şimdi bugün:

30 general ve amiral ‘kadrosuzluktan’ emekli edilmiş.,

**

Son YAŞ açıklamasında şu var: 

“Halen 226 olan general ve amiral sayısı 30 Ağustos 2020 tarihi itibarıyla 247 olacaktır.”

Yazıyla, iki yüz kırk yedi general ve amiral.

Yetiyormuş demek ki. 

**

Türkiye’nin ve içinde yaşayanların en büyük sorunu hafıza.

Hatırlama değil, “hatırlamak istememe” sorunudur, yaşanan.

Yoksa, işlerine gelince kıyas yapmayı çok iyi bilirler.

Gazeteciliği bıraksanız, sana bana ona gerek kalmaz.

Mevcut gazeteciler mangalda kül bırakmaz, yani.

Bariyerleri kaldırın. Kişiler, yazıp çizdiğinden başına bir şey gelmeyeceğini bilsin, yeter.

Biz de oturur, bugüne kadar ıskaladığımız şeylere vakit ayırırız.

İyi de olur.

**

Rejim boş durmuyor.

Gazetecilik bitirildiği gibi…

Şimdi arşivler temizleniyor.

Mesele sosyal ağları kapatmak değil sonuçları itibariyle internetin fişini çekecekler.

TC kimlik no’su ile girilecek “milli” hesaplarda yazışacak insanlar, iş oraya gidiyor.

Küfür/hakareti önleme özel hayatı koruma filan gibi gerekçelerle…

“Eleştirel” demiyorum, canlarını sıkan her şeyi temizleyecekler.

Geçmişte kendi yaptıkları açıklamalar dahil.

Bunlarla dahi yüzleşmek istemiyorlar.

Şu ara gündem:

Altında dönemin başbakanı Erdoğan’dan TBMM başkanı Cemil Çiçek’e kadar alayının imzası bulunan “İstanbul Sözleşmesi” misal.

İnternete girip tarayınca, bu konuda bir şey bulamayacaksınız. 

**

Muhalefet bazen çağrı yapar:

“Türkiyenin demokratik güçleri birleşin” filan.

Allah aşkına neredeyse o güçler, gösterin bilelim.

Ya da şöyle sorayım:

Bugüne kadar hiç oldu mu?

Çoğul konuşuluyorsa… 

Kaç “demokratik güç” vardı mesela..?

**

Fişi çekecekler.

30 Ağustos’tan sonra…

Dikensiz değil “gülsüz” gül bahçesi yapacaklar.

Keşke bu bir tahmin veya öngörü olsaydı.

Değil, maalesef.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin