İLKER DOĞAN | HABER YORUM
İktidar kanadında kaybetme korkusu derinden hissediliyor. Rejim cenahında ciddi bir korku ve telaş hakim zira kaybedilecek çok şey var! ‘Müjdelerin’ ardı ardına açıklanmasının sebebi de bu gücü kaybetme korkusu! ‘Acaba toparlayabilir miyiz’ diye bütün düğmelere aynı anda basıyorlar. Ancak nafile… Millet burnundan soluyor. İnsanlar 22 yıllık AKP iktidarının sonunda ev kirasını ödeyemez hale geldi.
Doğalgazın bir ay bedava olduğunu açıkladığında sevinen vatandaş, sabah kalkıp markete gittiğinde bir kilo kıymanın 350 lira, 1 koli yumurtanın 85 TL, bir kilo beyaz peynirin 200 lira olduğunu görüyor. TOGG’u ‘hayran hayran’ izleyip iç geçiren kiracı, ev sahibi arayıp yüzde 200 zam istediğinde gerçeklerle yüzleşiyor! Türkiye’de artık ortalama bir ailenin ev ya da otomobil alma imkanı yok!
Kaybediyorlar…
Kaybettiklerini görüyorlar ve bunun sonucunda neler olacağını da biliyorlar bu yüzden rejim temsilcilerinde inanılmaz bir korku hakim. İşte bu korku dillerine vuruyor. Vaatlerle ‘ikna’ edemedikleri insanları korkuyla ‘terbiye’ etmeye çalışıyor, tehdit ederek hizaya sokmayı düşünüyorlar.
İşte bu yüzden arşivlik açıklamalar yapıyor, garip garip cümleler kuruyorlar…
AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türkiye’nin kaderi özdeşleşti. Biz bu hikayeler yarım kalmasın istiyoruz.” ifadelerini kullanıyor. Söylediği sözün ne anlama geldiğinin farkında bile değil! Utanmasalar Erdoğan’ı (haşa) peygamber ilan edecekler!
Bir ülkenin kaderi nasıl ‘ölümlü’ bir insanın kaderiyle özdeşleştirilir? Yarın Erdoğan öldüğünde Türkiye Cumhuriyeti yıkılacak mı? Bugüne kadar Mustafa Kemal Atatürk dahil, onlarca cumhurbaşkanı, başbakan hayatını kaybettiğinde yıkılmayan ülke Erdoğan öldüğünde neden yıkılıyor?
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Bütün dünyada, bölgemizde yaşanan sıkıntıları biliyoruz başta terörle mücadelemiz olmak üzere. Türkiye’nin elini zayıflatmak isteyenler, Türkiye’yi kuşatmak isteyenler var.” dedi.
Kim kuşatmak istiyor Türkiye’yi? Dış güçler mi? Kim bu dış güçler ve neden ‘yıllardır’ Türkiye’yi kuşatmak istiyorlar? Ayrıca nasıl kuşatacaklar? Bir ülkeyi kuşatmak, ele geçirmek, yıkmak bu kadar kolay mı?
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, muhalefeti kast ederek, “Bunların amacı Recep Tayyip Erdoğan’ı, AK Parti’yi göndermek.” dedi. Ne var bunda? Demokratik bir ülkede muhalefette bulunan partilerin, hükümeti seçimle devirmek istemesinden daha doğal ne olabilir? AKP’nin kendisi de 2002 yılında seçimle iktidara gelmedi mi? Bütün muhalefet partilerinin ‘meşru’ amacı iktidardaki siyasi parti ve liderini devirmek değil midir?
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, seçim akşamı için şu değerlendirmelerde bulundu: “Ya şampanya patlatıp kutlayanlar ya da alnını şükür için secdeye koyup rabbine hamdedenler olacak.”
Toplumu kutuplaştırıyor, bölüyor, parçalıyor… Bekir Bozdağ’a göre Millet İttifakı’na oy verenlerin tamamı içkici, alkolik! Cumhur İttifakı’na oy verenler ise ‘alnı secdeli’ imanlı insanlar!
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Burada söylüyorum; 14 Mayıs siyasi bir darbe girişimidir. Bu kadar açık ve net.” diye konuştu. Soylu’ya göre milletin Anayasal hakkını kullanarak oy kullanması ve iktidardaki partiyi sandıkta devirmesi ‘siyasi bir darbe’! İnsanlar Cumhur İttifakı’na oy verirse ‘demokratik, vatansever’; Millet İttifakı’na oy verirse ‘darbeci, hain’ oluyor!
Tam bir akıl tutulması…
AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, “Bu seçim, işgalcilere karşı istiklal mücadelesi seçimidir.” diyebildi… Bu sözlerin sahibi Türkiye’de bir süre ‘başbakanlık’ koltuğunda oturdu. Uzun yıllar bakanlık yaptı. Ülkenin yarısından fazlasını ‘işgalci/hain’ ilan ediyor.
Bir insan Cumhur İttifakı’na oy verirse ‘vatansever’; değilse ‘hain’ oluyor! İşte AKP’nin Türkiyesinde insanların ‘hain, terörist’ ilan edilmesi bu kadar kolay!
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki defteri bir hayli kabarık. Geçtiğimiz ay Millet İttifakı’nı hedek alarak şöyle demişti: “Bunlar teröristlerle el ele kol kola yol yürürler. 14 Mayıs’ta bunları Cudi’ye Gabar’a Bestler Deresi’ne gömmeye var mıyız?”
Dün ise “Bay bay Kemal, senin arkadaşın Kandil. 14 Mayıs’ta bu aziz millet, sevgili vatandaşlarım sana sandıkları mezar edecek. Buna hazır mıyız? Biz Allah’tan emir alıyoruz. Dini, bayrağı, ezanı olmayanlar Bay Kemal’i destekliyor.” ifadelerini kullandı.
Bu ifadeler ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan birine ait!
Her konuşmasında muhalefeti ‘terörize’ ediyor ve Gabar’a gömeceğini söylüyor. Sandıkların muhalefete ‘mezar’ olacağını söylüyor. O da yetmiyor; kendilerinin Allah’tan emir aldıklarını, Kılıçdaroğlu’na oy verenlerin ise dinsiz, bayraksız olduğunu anlatıyor.
Neydi o atasözü; ‘Aşk ağlatır, dert söyletir’ mi!
Bir atasözü daha vardı sanırım; korkunun ecele faydası yoktur!
