Kendi döneminde medyaya kayyım atanan Davutoğlu, basın özgürlüğünü savundu: Susmayacağız!

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, kendisiyle röportaj yapan Yavuz Oğhan, Akif Beki ve İsmail Saymaz’ın RS FM’deki programlarına son verilmesiyle ilgili Twitter üzerinden bir açıklama yaptı.

Davutoğlu, ‘Kendileri sadece gazetecilik yaptılar. Bu kararın hiç bir izahı yok. Her kapıyı kapatsalar da biz yeni kapı açacak, susmayacağız’ ifadelerini kullandı.

Davutoğlu’nun medya baskı yapılmasına üzüldüğünü açıklaması, kendi dönemindeki yaşananları akıllara getirdi. Davutoğlu döneminde özgür medyaya kayyım atamaları gerçekleştirmiş, muhalif gazetecilik ilk kez onun hükümeti eliyle susturulmuş ve yara almıştı.

Ahmet Davutoğlu, twitter hesabından şu paylaşımı yaptı: “Dün benimle mülakat gerçekleştiren üç basın mensubu @yavuzoghan, @makifbeki ve @ismailsaymaz’ın programlarına son verilmesinden büyük üzüntü duydum. Kendileri sadece gazetecilik yaptılar. Bu kararın hiç bir izahı yok. Her kapıyı kapatsalar da biz yeni kapı açacak, susmayacağız.”

ÖZGÜR MEDYAYA DARBE VE KAYYIM ATAMALARI DAVUTOĞLU DÖNEMİNDE  YAŞANDI

Davutoğlu’nun medya baskı yapılmasına üzüldüğünü açıklaması, kendi dönemindeki yaşananları akıllara getirdi.

28 Ağustos 2014 ile 22 Mayıs 2016 tarihleri arasında Başbakanlık yapan Ahmet Davutoğlu, medya tarihinin en kara dönemine imza atan başbakanlardan biriydi. Medyaya kayyım atamaları Davutoğlu döneminde yaşandı. Davutoğlu döneminde Bugün ve Millet gazeteleri ile Kanaltürk ve Bugün TV’nin sahibi Koza-İpek Medya Grubu’na; Zaman, Today’s Zaman ve Meydan gazeteleri ile Cihan Haber Ajansı, Irmak TV ve Aksiyon dergisinin sahibi Feza Medya Grubu’na kayyum atandı.

Samanyolu Yayın Grubu’na müdahale edildi. Samanyolu TV, Samanyolu Haber, Yumurcak Tv gibi Türkiye’nin önde yer alan tv yayın kanalları önce Türksat uydularından çıkarıldı. Sonra kapatıldı.  Yine IMC televizyonunun kapatılması, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerine kurumsal ve yazarlarına yönelik soruşturma ve davalar Davutoğlu döneminde açıldı. Özgür Gündem’in yayın toplantısına katıldığı için akademisyenler yargılandı. Binlerce gazeteci ve televizyoncu işsiz kaldı. Basın kartları dahi ellerinden alındı. Polis baskınlarıyla özgür medyanın üstüne çöküldü.

EVİNE GİDİYORSAN ÖZGÜRSÜN DEDİ; SONRA YÜZLERCE GAZETECİ TUTUKLANDI SES ETMEDİ

Yine Dışişleri Bakanı iken Danimarka Dışişleri Bakanı Martin Lidegaard ile ortak basın toplantısında Türkiye’deki basın özgürlüğüne ilişkin sorusu nedeniyle Zaman’ın diploması muhabirini tehdit eden cümleler kullanmıştı. Davutoğlu, basın özgürlüğü sorusunu hakaret diye adlandıraraka şu ifadelerle muhabiri tehdit etmişti: “Dışişleri bakanının basın toplantısında bir basın mensubu o ülkenin başbakanına doğrudan veya dolaylı hakaret ederek bir soru sorabilecek bir hürriyete sahipse ve buradan rahatlıkla evine gidebilecekse, yarın görevini rahatlıkla yapabilecekse, başka bir basın toplantısında rahatlıkla bu soruyu soracaksa, sorabiliyorsa aslında bir cevap vermeye gerek yok”

RS FM’DEN BİR GÜNDE İKİ GAZETECİNİN İŞİNE SON

Gazeteci Yavuz Oğhan, Akif Beki ve İsmail Saymaz ile birlikte Davutoğlu ile önceki gün yaptıkları mülakatın ardından RS FM’deki ‘Söylemesi Bizden’ isimli programın kaldırıldığını açıklamıştı.

Yine 3 yıldır RS’de program yapan Zafer Arapkirli de kanal yönetiminden, “Bir format değişikliğine gidiyoruz” açıklaması yapılınca durumu anladığını ve istifa ettiğini söylemişti.

Üç ismin RS FM’deki programına katılan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Erdoğan’ı kızdıracak açıklamalar yapmıştı. O program artık yayından kaldırıldı!

‘Pelikan çetesi ve MKYK kararı organize işti’

Yeni parti kurma hazırlıkları yapan AKP’li eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yayından kaldırılan programda başbakanlık görevinden ayrılma süreci ile ilgili ilginç bilgiler vermişti. AKP Merkez Karar ve Yürütme Kurulu (MKYK) toplantısında kendisine muhtıravari bir tavır gösterildiğini ifade eden Davutoğlu, “Bana ‘sen başbakan gibi görün ama başbakan olma’ denildi. Bunu hem Cumhurbaşkanı hem de MKYK üyeleri istedi” dedi.

Yine Pelikan Çetesi olarak isimlendirilen Erdoğan ve Berat Albayrak’ın kontrolünde oldukları konuşulan sosyal medya ve gazeteci grubuna atıf yapan Davutoğlu şu ifadeleri kullanmıştı: “Malum benim gıyabımda imzalanan MKYK toplantısında ben Varto’ya gitmiştim. Pazar günü böyle bir bildiri yayımlandı. O bildirinin arkasındaki isimleri, kimlerden talimat aldıklarını biliyordum. Ben ne yaptım bu insanlara dedim. Beraber birçok ateş çemberinden geçtiğim isimler beni hedef aldı, Alman ajanı dediler. 8-9 yaşından bir misyon içinde olageldim. En yakın arkadaşlarım bana karşı imza topluyor, bana iletmeden. MYK’dan bahsediyorum. Bir muhtıra vari bir çalışma. Arkasından Pelikan bildirisi, organize bir iş. Benim hedef alınmamı anlarım ama eşimin sağlık seminerinin iptal edilmesini anlayamam.”

MKYK’da bana adeta muhtıra verildi, ama benden ‘düşük profilli’ olmaz

Davutoğlu kendisini iyi tanıdığını belirterek, “Benden her şey olur da düşük profilli olmaz.” ifadelerini kullandı. Davutoğlu ayrıca demokrasilerde parti kurmanın bölücülük olmadığını söyledi.

1 YORUM

  1. Buhranlı ve bunalımlı dönemlerden geçerken hakikat ve gerçeklere saygısızlık yapmadan “fela emşi fil erdi meraha “düsturuna yapışarak feraset derinliğini kaybetmeden yol alamamış -hak ile yeksan olmuş-Davutoğlunun kapasitesizliğini bu boyutlara tırmandırması beni hayal kırıklığına uğratmadı-stratejik derinlik kitabını elime alıp 15-20 sayfasına baktığımda spontane kitap elimden sakıt olmuştu.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin