Danimarka’nın futbol markası: FC Kopenhag

HABER YORUM | HASAN CÜCÜK

Danimarka dünya futboluna Alan Simonsen, Michael ve Brian Laudrup kardeşler, Peter Schmeichel gibi efsaneler kazandırdı. Euro 92’de ise şampiyon olarak milli takım düzeyinde tarihi bir başarıya imza attı. Danimarka çıkışlı oyuncular bugün de Avrupa’nın çeşitli takımlarında başarıyla ter döküyor. Yıldız oyuncu yetiştirmede Bröndby IF kulübü başı çekerken, son dönemde ülke futboluna damga vuran ekip FC Kopenhag oldu. Resmi olarak 1992’de kurulduğu bilinen FC Kopenhag, aslında kökleri hayli eskiye dayanan Danimarka futbol kulüplerinin meyvesi.

BAŞKENTE BİR TAKIM LAZIM

Futbolun anavatanı İngiltere’de 1857 yılında kurulan Sheffield FC, dünyanın ilk futbol kulübü olma özelliğine sahip. İngiltere dışında Avrupa’nın en eski kulübü ise Danimarka’da kuruldu. Takvim yaprakları 26 Nisan 1876’yı gösterdiğinde Kjøbenhavns Boldklub (KB) futbol tarihindeki yerini aldı. 1903 yılında kurulan B 1903 takımıyla KB’nin 1 Temmuz 1992’de birleşmesinden ise FC Kopenhag doğmuş oldu. Bu birleşmenin sadece ülkeye değil İskandinavya’ya damga vuracak bir olaya dönüşeceğini kimse tahmin etmiyordu. Kuruluşunun üzerinden bir yıl geçmeden FC Kopenhag’ın şampiyonluk yaşaması şaşırtıcıydı. İkinci şampiyonluk içinse beklemeleri gerekecekti. 

FC Kopenhag kurulurken kafalarda, “güçlü bir başkent takımı” oluşturmak vardı. Bröndby İF’in başarısıyla Kopenhag takımları ikinci plana düşmüştü. Başkentin en eski takımı KB ise maddi sıkıntılarla pençeleşiyordu. B 1903’le birleşen KB, eski ve kötü haldeki stadının yerine milli maçların oynandığı Parken’i kullanacaktı artık. Burasının, Galatasaray’ın 2000’de kazandığı UEFA Kupası final maçına ev sahipliği yapan stat olduğunu hatırlatmaya gerek yok herhalde. İlk yılda şampiyonluk yaşanmasına rağmen FC Kopenhag için gelecek pek de parlak görünmüyordu. Ta ki, 1997’de kulüp direktörlüğüne getirilen Flemming Östergaard’a kadar.

BRİAN LAUDRUP YUVAYA DÖNDÜ

Güçlü bir takım oluşturmak kolları sıvayan Östergaard, öncelikle kulübe gelir getirecek çok sayıda yatırımı hayata geçirdi. 1998 yılında Danimarka’nın efsane futbolcularından Brian Laudrup’u Chelsea’den transfer ederek ilk büyük yıldızı FC Kopenhag’a kazandırdı. Östergaard’ın hamleleri sayesinde 8 yıl aradan sonra 2001’de şampiyonluk hasreti son buldu. Artık FC Kopenhag için “altın yıllar” başlamıştı. Yıllarca Bröndby IF’nin gölgesinde kalan başkent ekibi, artık Danimarka’nın tartışmasız bir numarasıydı. 2001-2013 yılları arasında yaşanan 9 şampiyonluk bunun en büyük göstergesiydi.

FC Kopenhag’ı artık yerel ligde alınan şampiyonluklar da tatmin etmez olmuştu. İskandinavya ülkelerinin iklim yapısından dolayı kışın futbol uzun bir süre tatile çıkıyor. Aralık’ın ilk haftasında oynanan maçlardan sonra lige tam 4 ay ara veriliyor. Bu uzun ara Avrupa kupalarında mücadele eden İskandinav takımlarını olumsuz etkiliyordu. Bu durumu ortadan kaldırmak için Norveç, İsveç ve Danimarka’dan en iyi 4 takımın katıldığı Royal Legue projesi 2004’de hayata geçirildi. Sadece 3 yıl süren Royal Legue’i üst üste 2 yıl kazanarak, FC Kopenhag İskandinavya’nın da en iyisi olduğunu ispat edecekti.

AVRUPA’DA DA İDDİALI

Danimarka ekibi Şampiyonlar Ligi’nde ilk kez 2006’da mücadele etti. Gruplara kalmak için ön eleme maçında Ajax’ı sürpriz skorlarla geçmeyi başarmıştı. Evinde Hollanda’nın en iyi kulübüne 2-1 yenilen FC Kopenhag, deplasmanda kimse beklemezken 2-0’lık galibiyet alarak devler ligine bilet aldı. Üstelik Manchester United, Celtic ve Benfica gibi turnuvanın gediklilerinden oluşan grupta, 7 puan topladı. Ancak tekrar Şampiyonlar Ligi’ne dönmesi için 4 yıl beklemesi gerekti.

O yıl devler ligine bilet almak için önce BATE Borisov’u ardından Norveç’in güçlü ekibi Rosenborg’u saf dışı bıraktı. Kuralar çekildiğinde grubunda Barcelona, Rubin Kazan ve Panathinaikos vardı. Futbol otoriteleri gruptan Barcelona ile Rubin Kazan’ın çıkacağını hesaplarken, “Maç sahada kazanılır” prensibi bir kez daha devredeydi. Topladığı 10 puanla grubu Barcelona’nın ardında tamamlayan FC Kopenhag tarihinde ilk kez ikinci tura yükselecekti. Ancak bu turda başarı gösteremedi ve Avrupa’ya veda etti. Danimarka temsilcisi şu ana kadar 4 kez devler liginde boy gösterdi. Geçen yıl grupta 3. olup UEFA Avrupa Ligi’ne düşmüş, son 16 turunda temsilcimiz Başakşehir’i eleyerek Manchester United’ın rakibi olmuştu.

AVRUPA FUTBOLUNU BESLİYOR

İlk şampiyonluğuna 1993’te ulaşan FC Kopenhag, bugüne kadar 13 kez ligi zirvede bitirmeyi başardı. Bir zamanların efsanesi Brondby IF’i adeta Danimarka futbolundan sildi. Bu başarıda şüphesiz kulüp yönetimi kadar teknik patron Stale Solbakken’in de çok büyük payı var. 2000-01 sezonunda FC Kopenhag formasını sadece 14 maçta giyen Solbakken, kalp krizi geçirince futbolu bırakmak zorunda kalmıştı. 2006’da bu kez teknik adam koltuğuna oturan Solbakken, aralıksız 5 yıl görev yaptı. 2011’de FC Kopenhag’ı Norveç Milli Takımı için bıraktı. Ancak son anda taraflar arasındaki uyuşmazlıktan dolayı göreve başlayamadı. 2011-12’de Köln, 2012-13’de Wolverhampton’u çalıştıran Solbakken, 2013’te yeniden FC Kopenhag’a döndü. 52 yaşındaki teknik adam burada tam dokuz şampiyonluk gördü.

Türkiye Süper Ligi’nde yakından tanıdığımız Zanka, Tobias Linderoth, Atiba ve Dame N’Doye yolu FC Kopenhag’dan geçen oyuncular. 3 yıl Trabzonspor formasını giyen N’Doye attığı 81 golle FC Kopenhag tarihinin en skorer ismi olma unvanını elinde tutuyor. Bu sezona iyi başlayamayan FC Kopenhag, 3 maçta sadece bir puan topladı. Geçen yıl şampiyonluğu FC Midtjylland takımına kaptırmıştı. Bröndby IF’in son şampiyonluğunu 2005’te aldığını düşününce, FC Kopenhag’ın başarısı kendini daha iyi gösteriyor.

Son bir not: FC Kopenhag’ın başarısı aynı zamanda kulübe transfer geliri olarak da yansıdı. Bugüne kadar yıldızını parlatıp Avrupa’ya sattığı oyunculardan 120 milyon Euro kazandı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin