CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu: Gizli bir el darbe komisyonunun çalışmalarını engelliyor

TBMM Meclis Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu üyesi CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, 15 Temmuz darbe girişiminin gerçeklerinin ortaya çıkmasını istemeyenler olduğuna işaret ederek, “Sanki gizli bir el komisyonun çalışmasını engelliyor gibi hissediyorum.” dedi.

Erdoğdu, Birgün gazetesine verdiği röportajda, Genelkurmay ve MİT Başkanlarının komisyondan kaçırılmasından, 15 Temmuz gecesi yaşanan karanlık noktalara, Erdoğan ve AKP’nin darbe girişiminden karşı darbe çıkartmasına birçok önemli başlığa değindi.

15 Temmuz gecesi neler yaşandı, bir pazarlık oldu mu, darbe önceden biliniyor muydu?‘ gibi birçok sorunun hala cevapsız kaldığını belirten Erdoğdu, “Bu yüzden ilk olarak MİT Müsteşarı, Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının dinlenmesini istedik. İkinci olarak darbeci komutanların dinlenmesini istedik. Bunlardan alacağımız bilgilere göre darbe girişimi öncesi ve sonrasına doğru araştırmanın genişletilmesini istedik. Bu kapsamda henüz sonuç alamadık. Sanki gizli bir el komisyonun çalışmasını engelliyor gibi hissediyorum.” ifadelerini kullandı.

AKP’nin darbe gerçekleriyle ilgili korkuları olduğunu ve açığa çıkmasından çok korktukları gerçekler olduğunu belirten Erdoğdu, “O geceyi açıklayamıyorlar. MİT Müsteşarını, Genelkurmay Başkanını, Adil Öksüz’ü, enişteyi açıklayamıyorlar.” dedi.
Darbeyi muhalefete yıkma çabasının da olduğunu öne süren Erdoğdu, “Bu kapsamda Gelecekte 2. ve 3. kaset skandallarına hazırlıklı olmalıyız. Bu darbeyi muhalefetin üstüne yıkmak için en ahlaksız iftiralara hazırlıklı olmalıyız.” diye konuştu.

Meclis Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu bir haftalık çalışma maratonunu geride bıraktı.AKP’den 9, CHP’den 4, MHP ve HDP’den ise 1’er üyenin yer aldığı, AKP Burdur Milletvekili Reşat Petek başkanlığındaki komisyonda eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Ahmet Akgündüz gibi tartışmalı isimleri de dinledi.
BirGün’den Ece Zereycan’a konuşan Komisyon üyesi CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, bazı mağdurların darbeci, bazı darbecilerin ise mağdur çıkabileceğini belirterek “Bize düşen korkmadan, çekinmeden, ucu bize dokunur demeden gerçeği, sadece gerçeği aramak” dedi.

Aykut Erdoğdu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

AKP DARBE GERÇEKLERİNİ SAKLAMA GAYRETİNDE

-Komisyonunun çalışmalarını ancak tutanaklardan takip edebiliyoruz. Nasıl gidiyor çalışmalar?
Komisyon 4 partinin ortak teklifiyle kuruldu. Ancak daha kuruluş aşamasında tartışmalar başladı. İlk ve en büyük tartışma komisyonun bazı AKP’li üyelerinin geçmişte Gülen cemaati ile ilgili övgü ve destekleriydi. Bu tartışmaların odağında yer alan Reşat Petek’in komisyon başkanı seçilmesi ve komisyon başkanlık divanında muhalif üyelere yer vermemesi tartışmaları büyüttü. Ayrıca komisyona ait olması gereken bazı önemli yetkiler (komisyonda kimlerin dinleneceğinin tesbiti gibi) içtüzüğe aykırı olarak Komisyon Başkanı’na verildi. Bütün bu tartışmaların üstüne bir de görsel basının komisyona alınmaması; güveni iyice sarstı. Bütün bu yapılanlar bize AKP’nin darbe ile gerçekleri saklama gayreti olarak göründü.

DARBE GİRİŞİMİ DAHA KARANLIK BİR DARBE YARATTI

-CHP komisyonda kimlerin dinlenmesini talep etmişti?

Bu karanlık darbe girişimi daha karanlık bir karşı darbe yarattı. Eğitim politikasından dış politikaya kadar temel politikalar darbe bahanesiyle dönüştürülüyor. Bu sebeple ilk ve öncelikli görevimiz darbe girişimiyle ilgili gerçekleri ortaya çıkarmak. CHP olarak çağrılacak isimleri bu gerekçeyle seçtik. Bu kapsamda ilk aydınlatmamız gereken 15 Temmuz gecesi. “O gece neler yaşandı? Bir pazarlık oldu mu? Darbe önceden biliniyor muydu?” gibi birçok makul soru hala cevapsız. Bu yüzden ilk olarak MİT Müsteşarı, Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının dinlenmesini istedik.

DARBECİ KOMUTANLARI DİNLEMEMİZ ENGELLENİYOR, BU GİZLİ EL KURGULANMIŞ BİR SENARYO SUNABİLİR
İkinci olarak darbeci komutanların dinlenmesini istedik. Bunlardan alacağımız bilgilere göre darbe girişimi öncesi ve sonrasına doğru araştırılmanın genişletilmesini istedik. Bu kapsamda henüz sonuç alamadık. Sanki gizli bir el komisyonun çalışmasını engelliyor gibi hissediyorum. Bu gizli el ilerleyen günlerde ağır manipülasyonlarla bir yandan gerçekleri gizlerken diğer yandan kurgulanmış bir senaryoyu gerçek diye sunabilir. Karşı darbenin psikolojik saldırılarına hazırlıklı olmalıyız.

EN GİZLİ EL SARAY’IN ELİ!
-Kim ya da kimlerdir bu “gizli el” sizce?

Türkiye tam bir Ortadoğu ülkesine dönüştü. Ortadoğu’da kim dost, kim düşman belli olmaz. Bir gecede çıkarlar ayrışır, ertesi sabah yeni ittifaklar kurulur. 15 Temmuz darbe girişimi bir Ortadoğu darbesi. Böyle bakınca birçok gizli elden bahsetmek mümkün. En kirli ve en güçlü el Saray’ın eli gibi görünüyor.
Ancak MİT ve Genelkurmay içindeki gizli eller veya bazı elçiliklerin yerel eldivenle gizlenmiş ellerinden şüpheleniyoruz. Hepsinin müdahalesini hesaplamaya ve bütün bu karanlık güç odaklarından bağımsız gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bu yüzden gelen her bilgiyi teyit etmeye çalışıyor yapılan bütün telkinleri dikkatle not ediyoruz.

BİR KAÇ KİLİT ADAM CESARETLE BİLDİKLERİNİ ANLATMALI
Bu darbe girişimi ve sonrasında yaşananlar Türkiye’nin bütün pisliklerinden kurtulmasını ve arınmasını sağlayacak bir sürecin tetikleyicisi de olabilir. Bu hayırlı sonuç için; pişmanlık duyan birkaç kilit adamın cesaretle çıkıp bildiklerini anlatması ve halkın adaletine ve vicdanına sığınması gerekir.

ORTAYA ÇIKMASINDAN KORKTUKLARI ŞEYLER VAR… KASET SKANDALLARINA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ
-AKP, darbe girişimini, komisyonun bu işleyişiyle aydınlatabilir mi?
AKP’nin darbe gerçekleriyle ilgili korkuları var görünüyor. Sakladıkları ve açığa çıkmasından çok korktukları gerçekler var gibi. Kolay değil bir anda feda edilen 242 canın katillerinin şeriki (ortağı) olma ihtimali var. O geceyi açıklayamıyorlar. MİT Müsteşarını, Genelkurmay Başkanını, Adil Öksüz’ü, enişteyi açıklayamıyorlar. O sabah darbeyi MİT’e ihbar eden subayı açıklayamıyorlar.

Bu çaresizlikle CHP’de Fetullahçılarla işbirliği tezini güçlendirmek için Birgül Ayman Güler, Emine Ülker Tarhan, Tayyibe Gülek gibi isimleri komisyona davet ederek tezlerini bu isimlere söyletmeye, teyit ettirmeye çalışıyorlar. Bu kapsamda gelecekte 2. ve 3. kaset skandallarına hazırlıklı olmalıyız. Bu darbeyi muhalefetin üstüne yıkmak için en ahlaksız iftiralara hazırlıklı olmalıyız. Bu iftiraların bu komisyon üzerinden (özellikle komisyona çağrılan isimler ve gönderilecek belgeler üzerinden) tezgahlandığına yönelik makul şüphelerimiz var.

DARBE GÜNÜ KARANLIK SAATLER VAR

-Sizi böyle bir tezgâh kurgulandığını düşünmeye sevk eden nedir?

Darbe günü ve gecesinde karanlık saatler var. MİT’e gelen bir subayın darbeyi saat 11:00’de ihbar ettiği söyleniyor. Önce MİT Müsteşar Yardımcısı sonra Müsteşar Genel Kurmay’a gidiyor. MİT Müsteşarı saat 21:00 civarı Genel Kurmay’dan ayrılıyor ve bir daha kendisinden ne Cumhurbaşkanı ne Başbakan haber alamıyor. Söylenene göre Diyanet İşleri Başkanı ile yemeğe gitmiş ve camilerden salalar okunmaya başlıyor. CB eniştesinden darbeyi haber alıyor. Hakan Fidan Genel Kurmay’dan ayrılırken darbeci Özel Kuvvetler, Genel Kurmay’ı işgal ediyor. Hulusi Akar, Ergenekon ve Balyoz davalarıyla önü açılmış ve Genel Kurmay’ın Fetullahçılar tarafından ele geçirilmesine en azından göz yummuş bir komutan.

DARBECİLERİN İFADELERİYLE KAMUOYUNA ANLATILANLARDA TUTARSIZLIKLAR VAR
O gece Genel Kurmay’da yaşananlarla ilgili ifadelerde çelişkiler var. Genel Kurmay Başkanı zorla mı derdest edilmiş, yoksa “Yanlış yapıyorsunuz” dedikten sonra montunu ve kepini alıp Akıncılar’a mı götürülmüş? Akın Öztürk’e komutanlar kefil oldu. Akın Öztürk darbeci mi yoksa darbeyi engellemek için görevlendirilmiş müzakereci mi? Başta Genel Kurmay Başkanı’nın Emir Subayı olmak üzere çözülen darbecilerin itirafları ile kamuoyuna anlatılanlar arasında tutarsızlıklar var.

ERDOĞAN’IN KOLTUĞU UĞRUNA ÜLKE KURBAN EDİLİYOR
Darbe sonrası Erdoğan bu darbe girişimi için “Allah’ın lütfu” dedi ve normal koşullarda yapmaya cesaret edemeyeceği birçok işlemi yaptı. Bilinen uygulamalar kadar İsrail’le yapılan anlaşma ve Irak ve Suriye politikalarında siyasi intihar kabul edilecek adımlar var. Bütün memleketin üst akılla barışma hediyesi, bir tür berdel evliliği ve sonuçta Erdoğan’ın koltuğu uğruna ülkenin kurban edildiği bir diz çökme hali Türkiye adına bir felaketle sonuçlanabilir.

MEHMET AĞAR TÜRKÇE OLİMPİYATLARI’NDAKİ KONUŞMASI İÇİN “ESPRİ YAPTIM” DEDİ

-Komisyonda dinlenen isimler de ilginç. Mesela Mehmet Ağar ve söyledikleri. Ve rektör Akgündüz. ‘Kur-an Akp ile Hizmetin ittifakını istiyor’ diyen bir ismin dinlenmesi…

Komisyona gelen kamu görevlisi kökenliler genelde “Ben cemaatle çok mücadele ettim. Benim cemaatle hiçbir ilgim yok” tezlerini etliye sütlüye dokunmadan ispata çalıştılar. Bildikleri birçok gerçeği anlatmadıklarını düşünüyorum. “Neme lazım bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” havasında konuştular.

KOMİSYONA GELENLER AKP KARŞI DARBESİNDEN KORKANLAR
AKP’nin darbe teşebbüsü sonrası başlattığı karşı darbenin terör ortamında büyük görünümlü miniklerin korkusu komisyonda hissediliyor. Mehmet Ağar muhteşem siyasi zekası(!) ve üstün hitabet yeteneği(!) ile bizi büyülediğini düşünmüş olabilir. Ama günün sonunda komisyona hiçbir bilgi vermeyen, gerçekleri gizleyen ve kendini aklamak isteyen bir izlenim bıraktı. Kendi döneminde Fetullahçıların Emniyet ve Mülkiye’de nasıl güçlendikleri gerçeğini gizledi. Türkçe Olimpiyatları’nda yaptığı cemaat güzellemelerini “espri yapmıştım” diye savundu. Varın gerisini siz düşünün.

DÜŞÜK ZEKALI TİYATRO SAHNELERİNİ İZLEMEKTEN SIKILIYORUZ… AKP YALANCI ŞAHİTLERİ KOMİSYONDA KENDİLERİNİ TATMİN EDİYOR
AKP’nin cemaatle muhafazakarlık-dincilik arasına mesafe koymak için getirdiği ilahiyatçılar da ayrı bir komedi. Daha dün “Işık Süvarileri” “İslam Mücahitleri” “Altın Çocuklar” diye yere göğe sığdıramadıkları Fetullahçıların aslında Cizvit Papazları olduklarını ispatlamaya çalışıyorlar. Biz de bu düşük zekalı tiyatro sahnelerini izlemekten sıkılıp dışarı çıkıyoruz. AKP ve yalancı şahitleri komisyonda bu şekilde kendilerini tatmin ediyor.

ERDOĞAN, KENDİ TARİHİNİN EN ZAYIF ANINDA… 8 ŞİDDETİNDE SALLANIYOR

-Peki komisyon atıl durumdayken, Meclis; OHAL ve KHK’lerle işlevsiz kılınmışken Ana Muhalefet Partisi’nin stratejisi ne olacak?

İktidarı yenilmez bir güç, muhalefeti de çaresiz ve etkisiz görmek gibi bir yanlış algı var. Erdoğan kendi tarihinin en zayıf anında. Sekiz şiddetinde sallanıyor.Üst Akıl’ dediklerinin önünde diz çökmüş af diliyor görüntüsü veriyor. ABD, Rusya, İsrail ilişkilerine yakından bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bu sırada dönüp içeride naralar atıyor. Bu bir cesaret kükremesi değil korku çığlığı. Yıkılacağı kesin. Biz, memleketi bu enkazın altından çekip almaya çalışıyoruz. Bunu ancak halkla birlikte yapabiliriz. Bu Darbe Komisyonu memleketi enkazdan kurtarmanın en önemli araçlarından. Bu karanlık geceyi halkla birlikte aydınlatacağız. Bu puzzle yapmak gibi… Hepimiz bir parçayı bulup birleştireceğiz, sonuçta büyük resim açığa çıkacak.

1 YORUM

  1. Fehmi Koru’nun sitesinde darbe komisyonuyla ilgili yazısının altına yazdığım yorumu buraya kopyalıyorum:

    Fehmi Bey darbe araştırma komisyondaki ifadenize ilişkin tutanakların çoğunu okudum. Sanki darbe araştırma komisyonu değil de ‘geçmişten günümüze hizmet hareketi’ (siz ‘fetö’ diyorsunuz) konulu bir panelde yapılan konuşma gibi olmuş. Zaman Gazetesi’nin nasıl kurulduğunu, kimlerin imtiyaz sahipliğini yaptığını uzun uzun antlatmışsınız. Bir aşamadan sonra herhalde gazete merkez binasında çıkan yemeklerin çeşitlerinden de bahsedeceksiniz hissine kapıldım:) Tahminimce size 2-3 saat zaman ayırmışlar.

    Ama ilginçtir ki darbenin en şaibeli isimleri Hulusi Akar ve Hakan Fidan dinlenmeyecekmiş. Bence Erdoğan, Başbakan ve tüm kuvvet komutanları da dinlenmeli. Bu kişilere sorulacak çok sayıda kritik soru varken sizin gibi darbeyle bağlantısı olmayan bir gazeteciyle ‘geyik muhabbeti’ tadında bir mülakat yapılmasını çok yadırgıyorum. Sözlerim size değil komisyon başkanına. Bu komisyondan çok ümidim yok. Zaten 15 Temmuzdan sonraki aylarda ülkenin en önemli gündemi darbe olmasına rağmen AKP’nin komisyona üye vermeden meclisin tatile girmesi, komisyonun çalıştırılmayacağının en büyük işaretiydi benim için.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin