Cezaevindeki tutsakların ailelerine ‘süt’ yardımı yapmak suç sayıldı

15 Temmuz’dan sonra başlatılan cadı avını sürdüren Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı, terör örgütü iftirasıyla cezaevine atılan kişilerin ailelerine yardım ettikleri gerekçesiyle 43 kişiyi gözaltına aldırdı.

Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı, cezaevindeki kişilerin ailelerine ve çocuklarına yardım yaptıkları iddiasıyla 43 kişiyi cemaatin yeni il yapılanması suçlamasıyla Gülyalı ilçesinde bir restoranda yemek yedikleri sırada gözaltına aldırdı. Gözaltına alınan kişilerin cebinde ve cüzdanında bulunan şahsi paralara ‘himmet’ parası iddiasıyla el koyan Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce KHK ile ihraç edilmiş kişilerin bir restoranda buluşup yemek yemesini de suç olarak kabul etti.

Gözaltına alınan 43 kişiden 16’sının, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu görevlisi olduğu öğrenildi. Ayrıca Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınan 10 kişinin ise cezaevinde bulunan kişilerin ailelerine yardım ettikleri, bebeklerine süt almaları için para yardımı yaptıkları, cezaevlerindeki kişilerin çocuklarına eğitim verdikleri, cadı avından kaçıp yurt dışına sürgüne giden kişilerle görüntülü görüşmeyi suç saydı.

Gözaltına alınan kişilerin arasında daha önce tutuklanıp, ihraç edilen ardından göreve iade edilen ve halen aktif görevde bulunan kamu görevlisi ile eşinin de olduğu öğrenildi.

2 YORUMLAR

  1. Aslında burada yardım yapanlardan ziyade suçlu bebekler. Bebeklerin suçu o kadar ağır ki cezaları sütsüz kalmak. “Sen nasıl bir bebeğe süt alırsın!, onlar cezalı, süt içmeleri yasak”. Süt içtiklerinde yaşayacak ve büyüyecekler. Büyüdüklerinde birilerini rahatsız edecekler yada korkutacaklar. Paranoyalarını, hezeyanlarını arttıracak, rahatlarını bozacaklar. Şu bebekler olmasaydı ne güzel olurdu. Onları bir şekilde yok etmek lazım. Ortadan kaldırmak lazım. Bunu nasıl yapabilir? Bunu ak parti maskesiyle yapabilir. Bu sayede cinayet işlenirken muhafazakarların gözünü karartabilir. Müslüman düşmanlarıyla mücadele ediliyor söylemiyle gözleri bağlanır ve bebekleri problemsiz ortadan kaldırabilirler. Buradaki en büyük hile ak partidir. Aslında olmayan bir parti. Bebekleri yok etmeden önce ak parti yok edilmişti zaten. Düşünsenize seçimi kazanmış ak parti başkanı görevden alınıyorsa ortada ak parti iradesi yok demektir. Ak partiyi maske olarak kullanan islamcı ve satanist grupların işbirliği var. Ak parti yok edilmeseydi satanist gruplar ile işbirliğini ak partiye açıklayamazlardı.

  2. Işidlileri suriyede motive etmek, savaştırmak, adam öldürtmek için nasıl kadınları kullanıyorlarsa, ak partilileri de ihale ile motive ediyorlar. Ona rağmen dayanamayıp öldürülen bebeklere vicdan gösterenleri şutluyor yerine daha vicdansızı getiriyorlar. Böylece ak parti kadrolarını elekten eleyip yer değiştiriyorlar. Eğer daha vicdansızı dayanamayıp az vicdan gösterse şutlanıyor ve bu mekanizma yoluyla en az vicdanlılar hatta tamamen sadık elemanlar yerlerini almaktadır. Bu yolla önce ak parti tasfiye oldu, diğer adımlar partinin içinin boşaltılmasından sonra atıldı. Muhafazakarlar bu mekanizmayı kavrayamadı. Karşılarında binlerce yıl devlet yıkmış, darbelerle yeni rejimler kurmuş bir derin yapıyı kavrayamazlar. Toplumun ortalama vicdanı bunu sezinleyemiyor. Böylelikle süt içen bebekler sütsüz kalmaya başladı ve mümin toplum buna ses çıkartmadı. Ne korkunç bir imtihana maruz kaldılar ama bilmiyorlar. Işidlileri “sana kadın helal” diyerek kandırdıkları gibi, islamcıları “sana para helal” diye kandırdılar. Olup bitene muhalefet zaten ses çıkartmıyordu, malum, gazetelerde susturulunca, satanistler dünyadaki dostlarının da yardımıyla bir milletin vicdanını susturdu, ama kadınla, ama parayla ama makamla, ama korkutarak. Cumhuriyetin direkleri yıkılırken muhaliflerin ağzından tek ses çıkıyordu “oh olsun”. Ve bebekleri koruyacak kimse kalmamıştı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin