‘Çekirdek enflasyon’ çıkışı doları ateşini yükseltti

Şahap Kavcıoğlu

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, para politikasını belirlerken çekirdek enflasyona ‘ağırlık’ verileceğini vurguladı. Kavcıoğlu’nun açıklamaları sonrası döviz kuru hareketlendi. Dolar 8,34’ten 8,45’in üzerine tırmanırken, Euro da 2 hafta sonra 10 lirasının üzerini gördü. TÜİK verilerine göre ağustos ayında yıllık TÜFE artışı yüzde 19,25 gerçekleşerek yüzde 19’luk politika faizini aşmıştı. Ağustos ayında çekirdek enflasyon ise yüzde 16,76 olarak kaydedilmişti.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası ekonomi toplantısında önemli mesajlar verdi. Enflasyonun politika faizini aşmasının ardından Merkez Bankası’nın 23 Eylül’de nasıl bir aksiyon alacağı merak ediliyordu. 23 Eylül’deki PPK toplantısı öncesi Kavcıoğlu, ‘çekirdek enflasyon’ vurgusu yaptı.

Şahap Kavcıoğlu, “Küresel merkez bankacılığında, para politikası duruşu belirlenirken, para politikasının etkisi dışında olan kısa vadeli arızi unsurlardan arındırılmış çekirdek enflasyon göstergeleri esas alınır. Özellikle salgının getirdiği olağanüstü koşullar, enflasyonun kısa vadeli oynaklıklardan arındırılmış ana eğilimini ölçmeye yarayan çekirdek enflasyon göstergelerinin önemini artırmakta.” ifadelerini kullandı.

Şahap Kavcıoğlu, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve bunların orta vadeli enflasyon hedefiyle uyumlu seyretmesine ilişkin analizler yanında, önümüzdeki dönemde arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına biraz daha fazla ağırlık verileceğini söyledi.

PİYASALAR HAREKETLENDİ

Değerlendirmeleri ‘faiz artırımı olmayacak’ şeklinde yorumlayan piyasalarda hareketlilik arttı. Kavcıoğlu’nun açıklamaları sonrası politika faizinde ‘göstermelik’ indirim olacağı tahminleri sonrası döviz kuru kısa sürede hareketlendi. Dolar 8,34’lerden 8,48’lere tırmanırken Euro 9,88’den 10 TL’nin üzerini gördü.

Şahap Kavcıoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

  • Aşılamanın hhızlanması toparlanmayı destekliyor. Hizmetler sektörü imalat sanayine kıyasla salgına bağlı kısıtlamalardan daha fazla etkilendi. Son dönemdeki PMI verileri, hizmetler sektörünün de imalattaki toparlanmaya eşllik ettiğini gösteriyor. Küresel ekonomide talep kompozisyonu açısından daha dengeli görünümü destekliyor.
  • Salgında ülkeler, doğrudan kamu harcamaları destekleyen teşviklerle ekonomileri desteklediler.  Mali alana göre doğrudan kamu harcamaları daha yüksek bazı ülkelerde sermaye kredi ve likidite imkarnlarının kullanıldığını görüyoruz. Gelişmiş ülkelerde milli gelirin yüzde 20’sini aşan kamu destekleri verildi. Milli gelirin 25’i oranında ekonomi desteklendi. İtalya ve Almanya’da maliye politikasının yanı sıra sermaye kredi destekleri kullanıldı.
  • Türkiye aşılamada ilerleme kaydeden salgını kontrol altına almakta başarılı ekonomilerden. Bu durum yatırım ve istihdama olumlu yansıdı. Daha erken ve güçlü geçtiği sıkılaşmayla, reel faiz veren nadir ülkelerin başında geliyor. 
  • Gelişmiş ülkelerde yüksek dış borç görünse de risk primi ve politika faizi düşük seyrediyor. Mali parasal politikalarla salgının hahne halkı ver eel sektör üserindeki olumsuz etkiyle bir çok ülkede borçlulukta artış meydana geldi.
  • 289 trilyon dolara ulaşan borç yüzde 360’ını aştı dünya gelirinin gerek kamu gerek özel sektör borçluluğuna ilişkin gelişmele daha çok gündeme gelecek. Ekonomideki farklı esimlerin borçluluk durumuna bakıldığında gelişmiş ülkeler kamu ve hane halkında yüksek yükü var. Türkiye borçluluk anlamında gelişmiş ülkelerden tüm kategorilerde belirgin şekilde olumlu ayrışıyor.
  • Görece iyi noktadayız. Kamuda reel sektörde nispeten daha yüksek oranlar görüyoruz. Şirketlerin mali durumuna ilişkin çalışmalar önem arz ediyor. Reel sektörün borçlu olması, olumsuz bir durum değildir. Reel kesimin borç çevirme oranı oldukça yüksek. Türkiye gibi genç nüfuslu, yüksek büyüme potansiyeline sahip ancak tasarrufları yeterli olmayan ülkelerde, borçlanma normal bir durumdur. Verimli şirketlere ihracata artışı destekleyen alanlara yönelmesini önemsiyoruz.
  • Avrupa’da büyüme güçlü oldu. Bir çok ülkeyi geride bıraktık. OECD içiresinde, İngiltere ardından en yüksek büyümeyi kaydeden ülke olduğumuzu söyleyelim. Yıllık büyümede tüketim ve makine teçhizat yatırımlarının sürükleyici olduğu göze çarpıyor. Avrupada aşılamaya yönelik olumlu görünüm turizm ve dış talep olarak ekonomiye yansıyor. Net ihracat da büyümeye olumlu katkı vermeye devam ediyor. Siparişlerde güçlü bir yukarı yönlü harekete işaret ediyor.
  • Yatırımlara özel vurgu yapmak istiyoruz makine teçhizat yatırımlarında büyümeye önemli katkı verdiğini gösteriyor. Mb olarak yapılan çalışmalar firmaların yatırım iştahının yüksek olduğunu gösteriyor. Anketlerde firmalarımız inşaat dışında kalan tüm sektörlerde faamiyet ve üretimi kısıtlayan sorunlar arasında finansal sıkıntıların azaldığını gösteriyor. Bu tarihsel ortalamaların altına aindi.
  • Yatırım ve istihdam eğilimleri yüksek sevileyelere geldi. İstihdam bekelntileri tçüncü çeyrekte de iyileşymeye devam ediyor yatırı mi da yüksek seyrediyor. Makroekonomik göstergelerdeki iyixeme sürdükçe oynaklık azaldıkça kredi kanalının etkin kullanılarak yatırı mgörünümne olumlu katkı sağlayacak.
  • Kredi faiz oranlarındaki yükseklik krediye erişimi kısıtlandırıyor. Kredinin yatırı mve işletme sermayesi stok artırımı için talep edildiğini borç vçevirme talebi giderek azaldı,
  • İşgücü piyasasında toparlanmaya işaret etmektedir hizmetler istihdamı daha yavaş toparlanma sergilemese salgın öncesi düzeyinin altında olsa da sanayi ve inşaaatta istihdam artışıyla tarım dışı istihdam salgın öncesi düzeylerini aştı. Hizmetlerde de istihdamı nsalgğın öncesin aşacak.
  • Ekonomi farklı şoklara maruz kaldı kalıcı etkilerini sınırlayıcı dengeyi gözeten fiyat istikrarını öncelikleyen para politikası duruşunu benimsedik. Cari işlemler ve ginansman verilerini yakından takip ediyoruz turizmde toparlanma altın itahlatında düşüşü ihracat artışı dış dengeyi destekliyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin