Çakma ödüller ülkesi!

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Önce şu haberi hep beraber okuyalım hele:

“BURSA’da, Osmangazi Belediyesi’ne bağlı, dünyadaki tam panoramik en büyük müze olan ‘Panorama 1326 Bursa’ Fetih Müzesi, UNESCO’da İdealkent Ödülü’ne layık görüldü. Kente ve halkına pozitif katkı sağlayan projelere verilen İdealkent Ödülleri, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu UNESCO’nun Fransa’nın başkenti Paris’teki genel merkezinde düzenlendi. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin layık görüldüğü ödülü, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkan Yardımcısı Barbara Toce’dan aldı.

Kısa sürede Bursa ve Türkiye’nin gururu olmanın mutluğunu yaşadıklarını söyleyen Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, hayata geçirdikleri vizyon projelerle Osmangazi’de yaşam kalitesinin her gün yükseldiğini belirtti. Bursa’nın kültür merkezi hüviyetinde olan müzenin, kenti hem ülke hem de uluslararası platformda öne çıkardığını anlatan Başkan Dündar, Bursa’nın turizm potansiyelini artırdıklarını kaydetti. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin sanatsal, mühendislik ve mimari dizaynı ile dünya mirasına da büyük katkı sunduklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Paris ile Bursa geçmiş mirası açısından benzerlik taşıyor. Biz de kentimizdeki dokuyu öne çıkarıyoruz. Paris’in turizm ve tarih zenginliği gibi kentimizdeki Osmangazi ilçemiz de bir turizm madeni sayılır. Şimdiki hedefimiz ise, Hisar Bölgesi’nde yapacağımız çalışmalar olacak ve eminim yine çok konuşulacak bir eser ortaya çıkaracağız” dedi.

Üstelik UNESCO’dan ödül alan sadece Osmangazi Belediyesi değildi. Törende Pursaklar Belediyesi’ne “Ankara Kedisini Koruma, Yaşatma ve Tanıtma Merkezi”, Esenler Belediyesi’ne “Nar Projesi”, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne “Bisiklet Ulaşım Master Planı” ve Erbaa Belediyesi’ne “Yaprak Festivali” gibi projeleri nedeniyle ödül verildi. Düzenlenen törende toplam 41 belediyeye “uluslararası nitelikli olduğu belirtilen” ödül verilmişti.

UNESCO değil Ödül Tarlası!

Ödül töreninin ardından AKP’ye yakınlığıyla bilinen çok sayıda gazete ve haber sitesi ile bazı televizyonlarda “UNESCO’dan ödül” başlıklarıyla haberler yapıldı. Yalnız işin içinde bir tuhaflık vardı, çünkü ödüllerin tamamı (41 ödül) Türk ve AKPli belediyelere gitmişti!

Sosyal medyada şu tür paylaşımlar yapan belediye Başkanı Mustafa Dündar çok mutluydu:

Görüldüğü üzere son derece mütevazı bir şahıs olan Dündar, ödülün gururunu tek başına sahiplenmiyor tüm ülkeyi ortak ediyordu bu başarıya…

Bu ülkede geçmişten beri bir plaket bolluğu vardır. Ota çöpe plaket vermeye ve almaya bayılırız. Bir ofiste raflar dolusu plaket ve ödül görürseniz orayı hemen terk etmeniz sizin yararınızadır esasen.

BİR ADET PLAKET 300 Bin TL

Efendim maliyeti 10 lira bile etmeyen çakma ödüle yüzbinlerce lira ödenmesi olayının aslı şuydu:  ödüle veren UNESCO filan değil, Balgat’tı!

Anlatayım…

16 Ocak tarihinde Paris’te UNESCO’ya ait olduğu bildirilen bir binada düzenlenen törenden sonra bazı belediye başkanları “UNESCO’dan ödül aldıklarını” açıkladılar açıklamasına ama işin içinde bir tuhaflık olduğunu yandaşlar dışında herkes tahmin ediyordu. Nitekim küçük bir araştırma neticesinde gerçek ortaya çıkıverdi, ödülü UNESCO değil, merkezi Ankara’nın Balgat semtinde bulunan “Kent Araştırmaları Enstitüsü”nün “layık gördüğü” öğrenilecekti.

Ülkede gazete ve gazeteci kalmamıştı nasılsa ama nadir de olsa mesleğine saygı duyan insanlar vardı daha. Birgün gazetesinden İsmail Arı Unesco’nun Türkiye ofisini arayıp ödülü sorunca enteresan bir cevap aldı. Yetkili, “Bizim böyle bir ödülümüz yok!” diye kesin bir dille yalanlarken, bahsi geçen belediyelere de “ismimizi bir daha kullanmayınız” diye nazikçe uyarı yazısı gönderdi.

“UNESCO ödülü” denilen ödüllerin Paris’te dağıtıldığı törenin organizasyonunu da Kent Araştırmaları Enstitüsü ile aynı adreste yer alan “Adamor Araştırma ve Danışmanlık Şirketi” yapmıştı. Ödül töreni için Paris’e giden başkanların çeşitli tutarlarda şirkete para ödediği ortaya çıkacaktı. Şirket yetkilileri BirGün’e yaptığı açıklamada “Paranın organizasyon, katılım, reklam gibi birden fazla iş kalemi için sadece törene katılan başkanlardan alındığını, Paris’e gitmeyenlerden para alınmadığını” belirtiyordu. Şirket yetkilisi, “Organizasyonun uluslararası partnerleri sayesinde UNESCO’nun binasında düzenlendiğini” de söyledi. Ödül alan belediyeler arasında yer alan Osmangazi Belediyesi’nin şirkete sadece tören için 106 bin liralık ödeme yapıldığı öğrenilecekti.

Adamor Araştırma ve Danışmanlık Şirketi’nin sahibi Yusuf Sunar aynı zamanda ödül törenini düzenleyen Kent Araştırmaları Enstitüsü’nün düzenleme kurulunda yer alması ise ayrı bir ilginç ayrıntıydı. Ödülü dağıtan şirket ile alan danışman şirketin sahibi aynı yani…

Gerçi Reza Sarraf’a devlet töreniyle “yılın işadamı” ödülü veren bir anlayış için bu durumda bir sakınca olmayabilir lakin AKP’nin önemli isimleri bu işle bilerek veya bilmeyerek kullanılmıştı.

Paris’teki ödül törenine katılan Bursa’nın AKP’li Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, törenden sonra yaptığı açıklamada, “Fetih Müzesi’ne ‘UNESCO Uluslararası İdeal Kent ödülü!’ Avrupa Birliği Yerel ve Bölgesel Yönetimler Birliği Başkan Yardımcısı Barbara Toce’den ödülü hemşerilerimiz adına aldık. Bizi Paris’te yalnız bırakmayan Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikalar Kurulu Başkan Vekili Şükrü Karatepe’ye teşekkür ediyorum” diyordu.

Ödül töreni öncesinde “Şehirlerin Geleceği ve Uluslararası Örgütlerin Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesindeki Rolü” başlıklı bir de çakma panel düzenlendi. Panelde Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Başkanvekili Şükrü Karatepe de konuştu.

Bir ülkede bir şey sahteleşmeye başladı mı, galiba her şey zamanla sahteleşiyor.

Sahte diploma, sahte seçim, sahte darbe vesaire…

Arabasından uçağına, tankından helikopterine kadar hemen her şeyi sahte veya çakma olan bir devrin ödülü gerçek olacak değildi elbette.

Ancak bu durumu yüzde 52 bunun farkında mı emin değilim…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin