Bir kaleciden daha fazlası

HABER PORTRE | HASAN CÜCÜK

Galatasaray tarihine iz bırakan yabancılar listesi yapılsa ilk sıra tartışmasız Gheorghe Hagi’nin olur. Rumen efsaneden sonra kim gelir sorusunun cevabını fazla düşünmeye gerek yok. Bu isim Fernando Muslera. 10 yıldır sarı-kırmızılı formayı giyen Uruguaylı kaleci, adını kulüp tarihine silinmez bir şekilde yazdırdı. 2024 yılına kadar sözleşmesini uzatan Muslera, yeşil sahalara sarı-kırmızılı formayla veda edecek gözüküyor.

2007-2011: KALEDE FETRET DÖNEMİ

Claudio Taffarel ve Faryd Mondragon sayesinde uzun yıllar kaleci sorunu yaşamadı Galatasaray. Mondragon’un 2007’de ayrılmasıyla karşısına ciddi bir problem çıktı: Güvenilir bir eldiven bulmak zordu. 2007-11 arası bu arayışla geçti. Aykut Erçetin, Orkun Uşak, Morgan De Sanctis, Leo Franco, Róbinson Zapata ve Ufuk Ceylan bu süreçte kaleyi koruyan isimler. Ancak hiçbiri yeterince güven vermedi. Galatasaray aradığı eldiveni nihayet 2011 yılında buldu. Lazio’dan 6,75 milyon Euro ödenerek kadroya katılan bu isim Fernando Muslera’ydı. Uruguaylı eldiven, 4 yıl Lazio formasını giydikten sonra Avrupa’daki ikinci durağı Galatasaray’a transfer oldu.

İLK HAFTALARI SORU İŞARETİ

25 yaşında Galatasaray yolunu tutan Muslera hakkında soru işaretleri yok değildi. 4 yılda 6 kaleci gören sarı-kırmızılı ekibin yeni bir fiyaskoya tahammülü yoktu. Ekim 2009’dan beri Uruguay kalesini koruyor olması, iyi bir referanstı. Kaleciden yana ağzı yanan taraftarların da endişelenmek hakkıydı. Galatasaray formasıyla çıktığı ilk maç, taraftarları haklı çıkarıyordu. Sezonun açılış maçında Galatasaray deplasmanda Başakşehir’e 2-0 yenildi. Muslera özellikle yan toplarda hatalı çıkışlarıyla taraftarın yüreğini ağzına getirdi. İkinci haftada da kalesini gole kapatamadı. Üçüncü maçında ise kırmızı kart görüp takımını yalnız bıraktığında dakikalar 13’ü gösteriyordu. Rakibin adı ise Karabükspor’du.

Haftalar ilerledikçe Muslera hatalı gollere devam etti. 8. haftada Galatasaray sahasında Gaziantepspor’a 4-2 yenildi. Yine Galatasaray’ın kaleci sorunu baş gösterdi yorumları gelmeye başlamıştı. Sonrası mı? Muslera, artık formasına tam ısındı. Yerden, havadan, yandan gelen topları ustalıkla çıkardı. Hakkında erken yorum yapanları susturdu. Taffarel ve Mondragon sonrası nihayet aranan isim bulunmuştu. Kale güvendeydi ama yine de kimse Muslera’nın yıllarca Galatasaray kalesini korumasını beklemiyordu.

DÜNYANIN DA İLGİSİNİ ÇEKTİ

Süper Lig performansını Avrupa kupaları ve Uruguay milli takımına taşıması gözlerin üzerine çevrilmesini sağladı. Başta Manchester United olmak üzere birçok kulüp Uruguaylı eldiveni kadrosuna katmak istedi. Ne Muslera Galatasaray’ı, ne de Galatasaray Muslera’yı bıraktı. Yıllar su gibi aktı. Her mevkide oyuncular değişti. Hep aynı kalan Muslera oldu.

Türkiye artık ikinci evi hâline gelmişti. Bekar geldiği ülkemizde aile oldu. Çocuğu Türkiye’de doğdu. Sempatik tavırları ve profesyonelliğiyle sadece Galatasaray’ın değil, tüm futbolseverlerin saygı duyduğu bir isim oldu. Centilmenliğiyle farkını ortaya koydu. Gelişi diğer yıldız yabancılar gibi şaşalı olmamıştı. Yıllar geçtikçe ama hepsinden fazla sevilecekti.

Geçen yıl haziran ayında Rizespor deplasmanında ayağı kırılınca, futbolseverler acısına ortak oldu. Aylarca yeşil sahalardan uzak kaldı. Hasret 20 Ocak’ta bitti. 6 ay sonra formasına yeniden kavuştuğunda formunu aynen koruduğu görüldü. Bıraktığı yerden devam etti.

REKORLARIN SAHİBİ OLDU

Pandemide ekonomik kriz baş gösterince maaşından indirim yapan isimlerin başında geldi. Kaptan olarak gemiye ilk sahip çıktı. Şimdi sözleşmesi 3 yıl daha uzatıldı. 35 yaşına girmeye hazırlanırken, üst üste 10 sezon aynı takımın formasıyla Süper Lig maçına çıkan ilk yabancı oyuncu oldu. Rekoru bununla da sınırlı kalmadı. Süper Lig tarihinde en fazla şampiyonluk yaşayan (5 şampiyonluk) ve Galatasaray formasıyla en fazla resmi maça (374) çıkan yabancı oyuncu yine Muslera oldu.

Muslera 2024 yılına kadar Galatasaray formasını giyecek. İmza töreninde şu duygusal cümleleri kullandı: “Galatasaray’da kalarak doğru bir karar verdim. Kulüpte 10. senem. Birçok başkan, yönetici, takım arkadaşıyla çalıştım. Hepsinin bana kattığı birçok şey oldu. Evim Uruguay’da 15 bin kilometre uzakta ama İstanbul ve Türkiye’de kendimi ikinci evimde yaşıyor gibi hissediyorum. Galatasaray benim ikinci ailem.”

Galatasaray taraftarları, kalede Muslera varsa sorun yok demeye 3 yıl daha devam edecek.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin