Başkanın bütün adamları…

YORUM | BÜLENT KORUCU

Recep Tayyip Erdoğan’ın yörüngesine giren mi dönüşüyor, yoksa dönüşmeye müsait olanlar mı yörüngede toplanıyor? Bir müddettir bu sorunun cevabını arıyorum. Erdoğan, bütün uydularının sadece ve sadece onun etrafında dönmesini şart koşuyor. Şahsi yörüngesi olan veya başka gezegenin çekim alanından çıkmayan varsa tercihe zorluyor. ‘Ya hep ya hiç’i şart koşuyor. Kendine ait donanım ve duruşu bulunan ve başkaca siyasi, fikri ya da dini hareketle bağı olanı tasfiye ediyor.

Bu yüzden çevresinde sadece kifayetsizler ile önceki kimliğini inkar eden kişiliksizler kaldı. Naci Bostancı ile Mümtaz’er Türköne düşünsel ve bireysel hayatlarında neredeyse aynı ömrü yaşadı. Şimdi biri AKP Meclis Grup Başkanı diğeri ise ağır kalp hastalığına rağmen cezaevinde. Bostancı, geçmişte yazdığı ve konuştuğu her şeyi inkar ediyor adeta. 

Örnekleri çoğaltabiliriz. Mesela Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ ilk yıllarında başarılıydı. Sonra Erdoğan’ın dayatmalarıyla sağlıkta dönüşüm projesini bir ucubeye dönüştürdü ama buna rağmen tasfiyeden kurtulamadı. Çünkü hem alanıyla ilgili bilgisi Erdoğan’ın her dediğini tereddütsüz uygulamasına izin vermiyordu; hem de ambulans uçakların kuyruğuna RTE değil GVS yazdırıyordu. (Bağlı olduğu Menzil tarikatının şeyhine atfedilen manevi makam gavsın kısaltması.) Bir başka örnek Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez. 15 Temmuz kurgusundaki üstün performansı biliniyor. Kıyamet koparken MİT Binasında Suriyeli Muaz El Hatip ve Müsteşar Hakan Fidan’la çorba kaşıklıyordu. Dışarıdaki haraketliliği ise telefon açan eşinden öğreniyordu! O da beklenmedik şekilde ve rencide edilerek görevden alındı; çünkü Erdoğan’ın talimatlarını uygulamadan önce duraksıyordu. Bir de teşkilatı yönettiği ekiple birlikte göz ucuyla Erenköy Cemaati lideri Osman Topbaş’ı takip ediyordu. Şimdiki başkan Ali Erbaş öyle mi! Erdoğan leb demeden leblebiyi uygulamaya başlıyor.

Liberal görünümlü şahin Atilla Yayla’yı liste eklemeliyim. İşaret fişeğini dönemin AKP İstanbul il Başkanı Aziz Babuşçu atmıştı. AKP yeni bir evreye geçiyordu. 2013’ün Nisanında Babuşcu, “10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde paydaş olanlar, gelecek 10 yılda olmayacaklar. …gelecek, inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak” dedi ve dediği gibi oldu. AKP’nin Avrupa Birliği ve demokratikleşme adımlarına destek veren ama AKP ile ideolojik paydası bulunmayanlar artık yok. Şanslı olanlar sadece işini ya da konumunu kaybetti. Ahmet Altan gibilere ise mahpusluk düştü. Bunun az sayıdaki istisnalarından biri Atilla Yayla; onun da bahtına bir ‘liberal’ olarak tanzim satış mağazasında patates satışına güzelleme yapmak düştü.

Ekonomi yönetimi, kifayetsizler/kişiliksizler tercihinin en net göründüğü alanlardan. Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’in koltuğunda şimdi damat Berat Albayrak oturuyor. Merkez Bankası Başkanlığı ise şirazenin iyice koptuğu yer. Murat Çetinkaya gibi mahallenin çocuğu sayılacak birine bile Erdoğan tahammül edemedi ve kanuna aykırı olarak görevden aldı. Yerine ise ismiyle müsemma Murat Uysal’ı getirdi. Bakanlar Kuruluna bakın, çoğu itibarıyla müsteşar yardımcılığından yukarı çıkamayacak isimler bakan koltuğunda.

Her konuyu bilen Süpermen henüz anasından doğmadı. Sadece narsist diktatörler böyle bir hüsnü kuruntuyla yaşıyor. Örgün eğitimleri ve okuma birikimleri ortalamanın altında olmasına rağmen hem de…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin