Aziz Yıldırım’ın pişmanlık duymadığı pişmanlıklar

HABER-YORUM | EFE YİĞİT

Aziz Yıldırım, Fenerbahçe başkanlığında 20 yılı geride bırakmaya hazırlanıyor. Şubat 1998’de yapılan kongrede rakibi Vefa Küçük’ten bir oy fazla alarak başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım, sonraki kongrelerde karşısına çıkan rakiplerine koltuğunu kaptırmadı. Fenerbahçe tesisleşmede Aziz Yıldırım döneminde diğer İstanbul takımlarına fark atarken, sadece futbol değil, basketbol, voleybol, atletizm ve boks gibi branşlarda sarı lacivertli ekip uluslararası başarılara imza attı.

En büyük yatırımı yaptığı futbolda ise yüzü çok gülmedi. Son 3 yıldır şampiyonluğa hasret kalan Fenerbahçe bu yıl da hüsrana doğru gidiyor. Aziz Yıldırım’ın başkanlığı döneminde yaşadığı hayal kırıklıkları ve pişmanlıklara yakından bakalım. Gerçi Aziz Yıldırım’ın icraatlarından ötürü pişman olduğunu pek sanmıyorum!

HARCADIĞI TEKNİK ADAMLAR

Önce teknik adamlardan başlayalım. Aziz Yıldırım’ın göreve getirdiği ilk isim Alman Joachim Löw’dü. Stuttgart’ta adını duyuran Löw, Fenerbahçe’ye geldiğinde henüz 38 yaşındaydı. Oynattığı futbolla takdir toplarken, sezon sonunda takım ikinci olunca Aziz Yıldırım tarafından kovuldu. Aynı Löw, 2006’dan bu yana Almanya Milli Takımı’nı çalıştırıyor. Bu sürede Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonluğu elde etti. Aziz Yıldırım Löw’ü belki de erkenden kovduğu için ‘ah kafam’ diyordur.

Galatasaray’ın Fatih Terim örneğine özenip Rıdvan Dilmen’i göreve getiren Aziz Yıldırım ondan da beklediğini bulamadı. Rıdvan Dilmen’in görev süresi sadece birkaç ay oldu. Rıdvan, Aziz Yıldırım’ı yüzüstü bırakıp giderken, sanki Löw’ün ahı tutuyordu. Aziz Yıldırım’ın Rıdvan’dan sonra Oğuz Çetin’le sürdürmek istediği ‘Terim Projesi’ tutmadı.

Bir Werner Lorant olayı var ki tam evlere şenlik. Almanya’nın 3. sınıf hocasına takımı teslim eden Aziz Yıldırım’ın o dönemden tek tesellisi 6 Kasım 2002’de Galatasaray’ı 6-0 yenmeleri oldu. Aradan 15 yıl geçmesine rağmen Fenerbahçeliler 6 Kasım Şenlikleri yapmaya devam ededursun o sezon şampiyon Beşiktaş’ın tam 34 puan gerisinde ligi 6. sırada bitirdiler. Lorant, Aziz Yıldırım’ın kötü hatırası olarak kaldı.

Aziz Yıldırım’ın yüzü Daum ve Zico ile güldü. Her iki hoca zamanında da şampiyonluklar yaşadı. Euro 2008’de İspanya’yı 44 yıl aradan sonra Avrupa Şampiyonu yapan Luis Aragones’i takımın başına getirmesinin mantıklı hiçbir izahı yoktu. Adeta ‘Avrupa şampiyonu olmuş hocaya takımı teslim ettik’ deme için yapılan bir hareketti. Nitekim, Aragones sezon sonu kovulurken aldığı 7 milyon Euro tazminat emeklilik piyangosu oluyordu.

Ersun Yanal’ı göreve getirmek, Aziz Yıldırım’ın en mantıklı hareketlerinden biriydi. Nitekim Yanal daha ilk senesinde hem de Nisan ayında takımı şampiyonluğa taşımıştı. Bu lig tarihinde bir rekordu. Sezonun bitimiyle Yanal’ın sözleşmesi uzatılırken, yeni sezonun başlamasına sayılı günler kala Aziz Yıldırım, hocayı kovarak herkesi şaşırtmıştı. Muhtemel Aziz Yıldırım, hala kendi kendine ‘Neden kovdum’ diye soruyordur. Ardından göreve getirdiği İsmail Kartal, Vitor Pereira ve Dick Advocaat hep hayal kırıklığı olarak kaldı.

Şimdi benzer durumu Aykut Kocaman ile yaşıyor. 2010-13 arasında görev yapan Kocaman’a takımı sezon başında teslim ederken şu iddialı lafı ediyordu: ‘Cehennem donana kadar Aykut hocamızdır.’ Cehennem dondu mu bilinmez ama aradan geçen 11 haftada ortaya konan performans Aykut Kocaman’ı istifa noktasına getirdi. Yıldırım’a yine hüsran düştü.

TRANSFER PİŞMANLIKLARI

Futbolcu transferlerinde yaşadıkları yaz yaz bitmez. Biz sadece öne çıkan bazı isimleri yazalım. Oktay Derelioğlu, Kemal Arslan, Zafer Biryol, Daniel Güiza, Claudio Maldanado, Mehmet Topuz, Gökhan Ünal, Milos Krasic, Diego Ribas ve son olarak Robin van Persie büyük umutlarla milyonlar ödenip kadroya katılan ancak hayal kırıklığı olan isimler oldu.

Aziz Yıldırım, asıl hüsranı bir kalemde sildiklerinde yaşadı. Bu isimlerin başında Alex de Souza geliyor. 8,5 yıl Fenerbahçe formasını giyen Alex’e ilk yıllarda Aziz Yıldırım adeta gözü gibi baktı. Tribünler Alex’e laf söylediğinde hemen ortaya atılıp oyuncusunu savundu. 2013’te bu kez tribünler Alex’i el üstünde tutunca Aziz Yıldırım çılgına döndü. 2011’deki şampiyonluk kutlamalarında tribünler Alex’e aşırı sevgi gösterisi yapınca mikrofonu eline alıp, taraftara ağır hakaretler etti. O tarihte başlayan Alex fobisi 2013’te gönderilme ile sonuçlanırken, aradan geçen yıllara rağmen Alex’in boşluğu doldurulmadı. Yıldırım, benzer hatayı 2015’te gönderdiği Emre Belözoğlu’nda yaptı. Aradan geçen yıllarda iki yıldızı çok aradı ama Müslüm Baba’nın tabiriyle ‘son pişmanlık neye yarar’.

2003’te Trabzonspor’dan transfer olan ve 5 yıl boyunca başarıyla Fenerbahçe formasını giyen Aurelio, halen sarı-lacivertli taraftarların unutulmazları arasında bulunuyor. Yeni sözleşme görüşmelerinde Aziz Yıldırım, katı bir tutum sergileyince Aurelio da Betis’in yolunu tutmuştu. Türkiye’nin gördüğü en iyi ön liberolardan biri olan Aurelio’nun yokluğunu Fenerbahçe uzun yıllar hissederken, Aziz Yıldırım’ın kaprisi ve egosu yıldız oyuncuyu takımdan koparmıştı.

Aurelio gibi Tuncay Şanlı da Aziz Yıldırım’ın katı tutumu sonucu takımdan ayrıldı. Tuncay, 5 yıl oynadığı Fenerbahçe’de taraftarın sevgilisi olmuştu. ‘Ev danası’ muamelesi görmesinden dolayı Middlesbrough’dan gelen teklife evet diyerek Fenerbahçe’den ayrıldı. Aziz Yıldırım, Tuncay’ı elinde tutmak için daha fazla çaba sarf etmediği için muhtemelen pişman olmuştu ama artık çok geçti.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin