Avrupa Konseyi, avukatlık mesleğini hedef alan baskı, tehdit ve müdahalelere karşı tarihi bir adım attı. 13-14 Mayıs tarihlerinde Lüksemburg’da düzenlenen Bakanlar Komitesi Dışişleri Bakanları toplantısında, avukatlık mesleğini koruma amacı taşıyan yeni bir uluslararası sözleşme imzaya açıldı. Sözleşme, avukatların korunmasına özel olarak hazırlanmış ilk uluslararası hukuk belgesi olma özelliğini taşıyor.
“Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Sözleşme” Fransa, İtalya, İrlanda, Polonya, Norveç ve İsveç’in de aralarında bulunduğu 13 ülke tarafından ilk gün imzalandı. Belçika, İzlanda, Moldova ve Birleşik Krallık ise sözleşmeyi 14 Mayıs’ta imzaladı.
Avukatlar, hukuk devletinin ayakta kalmasında kilit role sahip. İfade özgürlüğü, adil yargılanma hakkı ve insan hakları ihlallerine karşı savunma imkanı, avukatlar eliyle hayata geçiyor. Ancak son yıllarda, birçok ülkede avukatlar; görevleri nedeniyle baskıya uğruyor, tehdit ediliyor, hatta ceza soruşturmalarına maruz kalıyor. Avrupa Konseyi tarafından imzaya açılan sözleşme, bu tür sistematik saldırılara karşı bir kalkan oluşturmayı hedefliyor.
Sözleşme ne getiriyor?
Sözleşmeye göre, taraf devletler;
-
Avukatların fiziksel saldırı, tehdit, taciz ya da mesleki faaliyetlerine yönelik müdahalelerden korunmasını sağlamakla yükümlü.
-
Bu tür saldırılar ceza gerektiriyorsa, etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütmek zorunda.
-
Baroların ve diğer meslek örgütlerinin bağımsız ve özerk biçimde faaliyet göstermesi garanti altına alınmalı.
Ayrıca avukatların ifade özgürlüğü, mesleki gizlilik hakları ve disiplin süreçleri de güvence altına alınıyor.
Türkiye nerede duruyor?
Türkiye, özellikle 15 Temmuz 2016’dan bu yana avukatlara yönelik sistematik baskılarla gündeme gelen ülkelerin başında yer alıyor. Yüzlerce avukat yalnızca temsil ettikleri kişiler nedeniyle yargılanıyor, tutuklanıyor. Selçuk Kozağaçlı, Turan Canpolat ve yüzlerce avukat görevlerini yaptıkları için hala tutuklu bulunuyor. Türkiye, sözleşmeye imza atacağına dair henüz bir imada bulunmadı.
