Avrupa futbolu sürprizini nasıl kaybetti?

HABER ANALİZ | HASAN CÜCÜK

Türk futbol tarihinin en büyük başarısına imza atıp, UEFA Kupası’nı kazanan Galatasaray’ın bu zaferinin üzerinden 20 yıl geçti. Galatasaray’ın izinden giden Türk takımı çıkmadığı gibi, Sarı-Kırmızı ekip de aynı başarıya hasret kaldı. Avrupa’da kupa kaldırıp da sonradan kayıplara karışan sadece Aslanlar değildi. Futbolun giderek büyük sermaye ve büyük kulüplerin tekeline girmesiyle artık Avrupa’da sürpriz takımların kupa kaldırması mucize.

İTALYANLAR, FRANSIZLAR DEVRE DIŞI

Son yıllarda Avrupa’da kupa kazananlara baktığımızda bu takımların İngiltere, Almanya ve İspanya’dan olduğunu görüyoruz. Şampiyonlar Ligi adeta Avrupa’nın 5 büyük ligi arasında yer alan İspanya La Liga, İngiltere Premier Lig ve Almanya Bundesliga takımlarının tekeline girmiş bulunuyor. 5 büyük listesinde yer alan İtalya Serie A ve Fransa Ligue 1 takımları için Şampiyonlar Ligi ancak finale kadar gelinen ama kupaya uzanılamayan bir turnuva. Son 10 yılda Kupa 1’e İspanyollar damga vurdu. Real Madrid ve Barcelona Kupa 1’i 6 kez ülkesine taşıdı. Bu süreçte Bayern Münih’le Almanlar iki kez, Liverpool ve Chelsea ile İngilizler ise yine iki kez kupa sevinci yaşadı. Son 10 yılda İtalyanlar Juventus’la iki, Fransızlar ise PSG ile bir kez final gördü ama kupayı kaldıramadı.

AJAX BİLE ARTIK ZOR

Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nın format değiştirip Şampiyonlar Ligi adını almasından sonra sürpriz ülkelerin şampiyonluğu da tarih oldu. Son yıllarda kupaya hasret kalan İtalyanları da eklediğimizde kupa, 4 ülkenin (İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya) takımları arasında el değiştirdi. Seriyi 1993’te Fransa’dan Marsilya, 1995’te Hollanda’dan Ajax ve 2004’te Portekiz’den Porto bozdu. Avrupa’nın 1 numaralı kupasını Steaua Bükreş, Benfica, Kızılyıldız, Aston Villa, Nottingham Forest ve Celtic gibi takımların kazanması mazide kaldı. Bırakın bu “sürpriz” takımları, tarihinde 4 kez bu kupayı kaldıran Ajax’ın bile şimdilerde Avrupa şampiyonu olması hayal oldu.

UEFA’NIN GEDİKLİSİ İSPANYOLLAR

Benzer durum eskinin UEFA Kupası şimdinin UEFA Avrupa Ligi için de geçerli. Galatasaray’la birlikte Feyenoord, Göteborg, Anderlecht, Parma, Schalke 04 gibi takımların da Avrupa’nın 2 numaralı kupasını kazanması artık tarih oldu. UEFA Kupası’nın 2009’da format değiştirip UEFA Avrupa Ligi adı alması bir dönüm noktası oldu. Şampiyonlar Ligi’ne İngiltere, Almanya, İtalya ve İspanya’dan 4 takımın doğrudan katılması ve gruplarda 3. olan takımın yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde devam etmesi, Kupa 2’de kazanma ibresini bu ülkelere doğru çevirdi. UEFA Kupası’nda yapılan format değişimi sonrası kupaya İspanyol damgası vuruldu. Bugüne kadarki 11 yılda İspanyollar kupayı Sevilla (4) ve Atletico Madrid (3) ile 7 kez kazandı. Geri kalan yıllarda İngilizler Chelsea (2) ve Manchester United (1) ile 3 kez, Portekiz ise FC Porto ile kupayı kazanma başarısı gösterdi. Şampiyonlar Ligi gediklisi Chelsea, Manchester United ve Atletico Madrid’in kupayı kazanmış olması, artık Kupa 2’de bile sürpriz ekiplere yer olmadığını gösteriyor.

NEREDE O ÇEŞİTLİLİK?

UEFA Kupası’nda eskiden çeşitlilik vardı. Avrupa’da kupa kaldırmasına şans tanınmayan ekipler, kupayı müzesine taşıyordu. Galatasaray, Göteborg, Parma, Feyenoord, Anderlecht, Schalke05, Mönchengladbach ve Frankfurt gibi ekipler mazide kazandıkları kupanın sevinciyle yaşamaya devam ediyor. Kupa 2’de de bariz İspanyol takımlarının üstünlüğünü görüyoruz. Özellikle Sevilla tek başına turnuvaya ambargo koymuş durumda. Güçlü Rus işadamları desteğini arkasına alan Zenit ve CSKA Moskova takımları da kupayı kazanmayı başarırken, yine Rinat Ahmedov’un para gücünü, Lucescu’nun tecrübesiyle birleştiren Shakhtar Donetsk kupayı kaldıran takım oldu.

SERMAYE BİLE YETERLİ OLMUYOR

Avrupa’da kupa kazanmak için artık takımların önünde iki seçenek var; güçlü sermaye desteği veya güçlü bir lig. Güçlü sermaye desteğiyle Rus ve Ukrayna takımları başarıya ulaşıyor. Hemen belirtelim bu takımlar sermaye desteğine rağmen kendilerinden hem sermaye hem de kadro olarak çok güçlü olan İngiliz, İspanyol ve Alman takımlarıyla Şampiyonlar Ligi’nde tartıya çıkıp, kupaya uzanamıyor.

İngiltere ve İspanya ligi hem güçlü hem de güçlü sermayeye sahip. Özellikle İngiliz kulüpleri zengin işadamları tarafından alınmasından dolayı istediği oyuncuyu rahatlıkla transfer ediyor. La Liga’da ise yayın gelirinden aslan payını (yüzde 50) alan Barcelona ve Real Madrid büyük taraftar desteğiyle ekonomik gücünü saha başarısına rahatlıkla dönüştürüyor. Keza Almanya’dan Bayern Münih, İtalya’dan Juventus hem para hem de oyuncu kalitesiyle Avrupa’da zirveye oynuyor. Bu dört ülke takımları arasına Arap sermayesini ardına alan Fransa’nın PSG takımı girerken, lig kalitesinin düştüğü Hollanda, İskoçya ve Belçika takımlarını Avrupa zirvesinde görmek artık imkansız gibi. Futbolun kalbi artık 5 büyük ligde atıyor. Diğer ülkelerin rolü figüranlıktan öteye geçmiyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin