Aşılarla ilgili son gelişmeler neler? Hangi aşılar güvenilir?

HABER İNCELEME | YAVUZ ALTUN

Aralık 2020’de BioNTech-Pfizer ortaklığı ile üretilen Covid-19 aşısı uygulanmaya başladığında, Dünya Sağlık Örgütü, “Tünelin ucunda ışık göründü,” demişti. Almanya’da Uğur Şahin ve Özlem Türeci çiftinin sahibi olduğu şirketin ürettiği aşının ardından, ABD’de üretilen ve benzer teknolojiye sahip Moderna aşısı da onay aldı. Bu iki aşı, bütün talepleri karşılamaya yetişemezdi ama çok iyi sonuçlar veren başka aşılar da yoldaydı. Rusya, Sputnik V adını verdiği aşıyı, Çin de Sinovac isimli aşıyı “kullanıma hazır” ilân etti. Oxford-AstraZeneca ve Johnson&Johnson aşıları da, hem daha ucuz hem de taşınması daha kolay aşılar olarak özellikle gelişmekte olan ve üçüncü dünya ülkeleri için cazip fırsatlar olarak görünüyordu.

Gelgelelim aşılarla ilgili gelişmeler pek de planlandığı gibi olmadı. Hem üretimdeki aksaklıklar, hem de ülkelerin kendi bürokrasileri bir takım problemler çıkmasına yol açtı. Ayrıca aşılar da milyonlarca kişiye uygulanmaya başlayınca, bazı öngörülemeyen yan etkileri ortaya çıktı. 13 Nisan itibariyle dünya nüfusunun yüzde 5.9’u aşılandı. Ancak aşılanan nüfusun büyük çoğunluğu gelişmiş ülkelerde. İsrail, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere gibi ülkeler, hızlıca ve daha çok para vererek ilk üretilen aşıların sahibi oldular. İsrail nüfusunun büyük çoğunluğunu aşılayan ve “sürü bağışıklığına” ulaşacak gibi görünen ilk ülke. ABD nüfusunun 3’te 1’i, İngiltere nüfusunun ise yaklaşık yarısı en az 1 doz aşı oldu.

Bu arada, ulusal ve uluslararası sağlık kurulları tarafından onaylandıktan sonra, uygulaması durdurulan ya da tamamen iptal edilen aşılar oldu. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) daha önce akladığı AstraZeneca aşısının kan pıhtılaşmasına yol açtığını söyledi. Ancak faydalarının risklerden fazla olduğunu da ekledi. Özellikle 60 yaş altı kişilerde kan pıhtılaşmasına yol açtığı görülen AstraZeneca’nın taşıdığı risk, 100 binde 1 olarak gösteriliyor. Benzer bir etki, Johnson&Johnson aşısında da görüldü. Firmadan yapılan açıklamaya göre, aşının üretimi durduruldu ve araştırmalar sürüyor. Ancak bu aşıdan dolayı kan pıhtılaşması riskinin 10 milyonda 9 olduğu söyleniyor. Bu riskin günlük kullanımdaki başka ilaçlarda da bulunduğu belirtiliyor.

AstraZeneca aşısıyla ilgili tek problem bu değil. Firmanın aşının etkinliğiyle ilgili uzun süre ilaç kurullarını (ABD’de FDA ve Avrupa’da EMA) ikna edememesi ve ilk açıkladığı etkinlik oranını daha sonra düşürmesi, zaten dünya kamuoyunda aşıya karşı güvensizliği tetiklemişti. Tek doz kullanımının yeterli olacağını ilân eden ve bu sebeple heyecan uyandıran Johnson&Johnson aşısı da uzun süre 3. Faz’da yapmış olduğu testlerin sonuçları konusunda sorunlar yaşadı. Her iki aşı da daha sonra onaylanmıştı ancak kan pıhtılaşması sorunu, şüpheleri yeniden arttırdı. Nitekim Danimarka ve Norveç gibi ülkeler AstraZeneca aşısından tamamen vazgeçtiklerini duyurdu. Ancak Belçika gibi başka ülkeler, aşıyı kullanmayı sürdüreceklerini, yalnızca 56 yaş ve üstüne uygulayacaklarını belirtti.

Bu iki aşıyla benzer bir teknolojiyi kullanan Sputnik V aşısının üreticisi Rus Gamaleya Enstitüsü dün yaptığı bir açıklamayla, kan pıhtılaşmasına yol açan bir vakaya rastlamadıklarını duyurdu. Avrupa’da aşılama konusunda öne çıkan Sırbistan, Sputnik V ve Çin’in Sinopharm adını verdiği bir diğer Covid aşısını üretmeyi ve Avrupa’ya taşımayı planladıklarını duyurdu. Sputnik V’e ilk planda burun kıvıran Avrupalı ülkeler, şimdilerde üretim ve uygulama problemleri sebebiyle bu aşıyı test edip onaylamayı düşünüyor. Benzer şekilde Çinli firmaların ürettiği Sinovac ve Sinopharm aşılarının da gündeme gelebileceği konuşuluyor.

Bu arada Çinli yetkililer, ülkede üretilen aşıların etkinliğinin yeterli olmamasından kaygılılar. Bu sebeple de aşıları karıştırmayı ya da üçüncü bir doz daha uygulamayı planlıyorlar. Özellikle Sinovac aşısının Türkiye’de, Hindistan’da ve Brezilya’da farklı sonuçlar ortaya çıkarması, kuşkuları arttırmıştı. Bazı uzmanlar, her şeye rağmen bu aşıların bağışıklık sistemini koronavirüslere karşı eğitebileceğini ve uzun vadede “sürü bağışıklığı” elde etmek için yeterli olduğunu öne sürüyor. Daha temkinli olanlarsa, bu aşıların çok yaşlı ya da bağışıklık sistemi zayıf insanlarda yeterli etki uyarmamasından endişeli. Özellikle koronavirüslerin mutasyona uğrayıp daha agresif hâle gelmesi de, bu kaygıyı arttırıyor.

Bu aşıların yanı sıra ABD’nin Maryland eyaletindeki Novavax şirketinin ürettiği aşının da bu ay içinde FDA tarafından onaylanması bekleniyor. Aşının İngiltere’deki 3. Faz deneylerinde elde ettiği etkinlik oranı yüzde 96 olarak açıklanırken, farklı bir koronavirüs varyantına sahip Güney Afrika’da yüzde 49’a düştüğü görülmüş. Yine de şirket Hindistan’daki büyük bir üretici firmayla anlaşarak aşıyı üretmeye hazırlanıyor. Onun yanı sıra Rusya ve Çin’de de kullanıma sunulmuş başka aşılar var. Ayrıca Hindistan’ın Bharat Biotech şirketi de, şimdilik sadece ülke içinde kullanılan bir aşıya sahip.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin