Artık çok geç: Anarşi çıkmadan okuyun

YORUM | TARIK TOROS

Göç/göçmen sorununu halka bırakırsanız, anarşi çıkar. Bu gidişle çıkacak da…

Tedbir alması gereken halkın yetkilendirdiği hükümetlerdir.

Gelgelelim, onlar bu işe çanak tutuyor hatta menfaat sağlıyorsa… bilin ki ‘anarşi çıksın’ istedikleri içindir.

***

Ülkenin tüm siyasal bileşenleri…

Suriyeli göçünden şikayet ederken, “Türkiye’nin ne işi var Suriye’de” diye sormadı.

Afganlardan yakınırken, “Ne işimiz var Afganistan’da” diye sormadıkları gibi.

***

Büyüklüğüne ve ekonomisine göre değişmekle birlikte…

Bir ülke, nüfusunun anca binde 1’i kadar göçmenin masraflarını karşılayıp halkına entegre edebilir.

Rakam arttıkça bu güçleşir.

Resmi verilerle, Türkiye nüfusunun en az yüzde 5’i Suriyelidir.

Yakın gelecekte Afgan ve Iraklıların da ilavesiyle oranın yüzde 10’u bulması kaçınılmaz.

Ekrem İmamoğlu yeni açıkladı, sadece İstanbul’da 2 milyona yaklaşan göçmen nüfusu var.

80 milyonluk hiçbir ülke, 8 milyon mülteciyi taşıyamaz.

Sosyal doku çöker, besleyecek kaynak yoktur.

***

Avrupa neden mültecileri kabul etmiyor, barajı Türkiye’ye kuruyor?

Şundan:

4 kişilik mülteci aileye barınma ve iaşe için yılda 20 bin Euro harcasanız (ki bu rakam minimumdur.)

1 milyon mülteci aile için yılda 20 milyar…

5 yıl için 100 milyar Euro bütçe ayırmalısınız, eğitim ve sağlık gibi destekler hariç.

Bu bütçenin kaynağını bulsanız dahi…

1 milyon mülteci aile, çocukları ve yetişecek nesilleri itibariyle sosyal dokuyu -dönüşü olmayacak biçimde- etkiler.

***

Göçmenlerin Avrupa’ya yelken açması bundandır.

Çünkü gidenlerden insanca yaşam öyküleri dinliyorlar, çocukları iyi eğitim alsın istiyorlar.

Buna rağmen, kimse yeri yurdunu kolayca ve basit bir kararla terk etmez, mecbur kaldığı için yapıyor.

***

Türkiye, Suriye’de ektiği tohumların sonuçlarını yaşıyor.

Son 10 yılda -çoğu nitelikli- 4 milyonun üzerinde yurttaşı Batı’ya göçtü.

Yerine gelenler malum.

Gençlerin yüzde 70’ten fazlası, ülkesinde gelecek görmediği için Batı’da bir yaşam hayali kuruyor.

***

Batı çok mu masum?

Hayır, değil.

Bugün Ortadoğu’nun halen kanayan bir yara olmasının ana sorumlusu Avrupa devletleri ve Amerika.

Taş taş üzerinde bırakmadılar.

Amerikan askeri, 20 sene sonra Afganistan ve Irak’ı terk ederken…

Geride harap ülkeler, yitip gitmiş milyonlarca yaşam, gözyaşı ve acı bırakıyor.

Haliyle…

Batılı sade yurttaşlar anlamak istemese de mevcut göç/göçmen sorununun ana müsebbibi kendi hükümetleridir.

***

Türkiye’de konuyu analiz edenlerin yanıldıkları bir şey var:

Avrupa Birliği’nin göçmenler için 3 milyar Euro katkı sunması, ilave 3 milyar daha teklif etmesi bir yanılsamadır.

Ankara, “Açarım kapıları ha” diyerek Batı’yı dize getirdiğini, içeride dilediği gibi at oynatabileceğini, suçlarını uzun yıllar örtebileceğini düşünüyor.

Avrupa kurumları, gerek devletleri gerekse uluslararası mahkemeleri ile Ankara’nın tüm anti demokratik uygulamalarına, hukuku rafa kaldırmasına, insan hakkı ihlallerine sessiz kalıyor.

Şunu akıldan çıkarmayın:

Her ülkenin göçmene ihtiyacı vardır. Ne çare, kimi Avrupa ülkeleri artık göğüsleyebileceği kadarını dahi istemiyor.

***

Son sözüm -parti ayırmaksızın- Türkiye seçmenine:

Komşu komşuyu ihbar etti, malına mülküne göz dikti veya çöktü, kaçabilen kaçtı, yapamayanın hayatı karardı.

Kimse sağa sola bakmasın:

Bunu yapan, seyreden, onaylayan veya görmezden gelen kitlenin içindeydiniz.

Bir avuç insan itiraz etti, karşı çıktı.

O komşular yok artık, yerine Ortadoğulular yerleşiyor.

Ve siz hıncınızı o göçmenlerden çıkarıyorsunuz.

Onların bir kabahati yok.

Farkında değilsiniz, Ortadoğu olmuşsunuz!

3 YORUMLAR

  1. TR724 boyle sacma yazilari yayinlayarak biz okurlarin kalbini kiriyor soyleyeyim. Birincisi Turkiye bizim daimi ulkemiz olmaktan cikti, gocmen politikalarina kadar analizler kasmak inanin umrumuzda degil. Tarik Toros arkadas cevresinde ya da sosyal medyasinda goruslerini paylasabilir ama bu goruslerin kalibresi ve hitap ekseni bu mecrada yayinlanmayi kesinlikle haketmiyor. Ikincisi ve daha onemlisi hal-i hazirda cogumuz baska ulkelerde siginmaciyiz/gocmeniz/muhaciriz. Bu konu bizim icin hassas bir konu. Empatiye muhtac oldugumuz bir donem. Herseyini arkada birakip tozlu dagli yollari asip gelen Afgan multeciyi bizden daha iyi anlayacak olmamali. Cok absurd kaciyor gocmenlere takinilan ustenci tavir. Ayrica kisa ve net soyleyim Tarik Toros gibi sahin goruslu karakterlerin Hizmet’in bekasi icin tehdit olusturdugunu son 10 yildaki tecrubeler aci sekilde gosterdi, buna tolerans gostermemeliyiz

  2. ZALİMİN ÇÜRÜK AĞI; “KORKU”, “KAYGI” ve YURT DIŞINA ÇIKANLAR

    Son günlerdeki suikast listelerinde, isimlerini bildiğim; Erkam Tufan, Cevheri Güven, Ahmet Nesin, Tarık Toros, Erk Acerer’i görünce içim buruldu.
    DERİN BİR ESEF ÇÖKTÜ ÜZERİME…

    Sonra aklıma şu geldi;
    Asrın Zalimine karşı meydana çıkıp, “Ben burdayım ve doğruları, suçlarınızı söylemeye devam edeceğim” diyen sadece bu 40-50 insan mı var?
    (Tabiki Avrupa dışındakiler de var. Sadece liste için bahse konu.)

    Hep eleştirdiğimiz; insanımızın özgürlükler konusunda, bedel ödemeye, sıkıntıya girmeye pek istekli olmadığı…

    Sonra düşündüm;
    5-6 yıldır, Devletine güvenip izin verdiği okula çoçuğunu göndermek gibi yasal konulardan dolayı terörle suçlanıp yurt dışına çıkmak zorunda kalmış, üst düzey görevlerde bulunmuşları da dahil binlece Devlet görevlisi, Askeri, Polisi, Akademisyeni, Hakimi, Savcısı var…

    Ve bu insanlardan yukarda isimleri saydığım veya sayamadığım insanlar gibi “Ben de burdayım ve ben de suçlarınızı söyleyeceğim” diyen, şahsen görebildiğim 20-30 kişi…
    (Son iki haftadır sevindirici bir kıpırdanma, bir artış var.)

    Eğer, yüzlercesi, binlercesi RİSKİ PAYLAŞIP ortaya çıkıp, zalimlerin suçlarını haykırsaydı, sanırım Zalim İktidar veya ortaklarının yutamayacağı bir lokmaya dönüşürdü ve bu çilekeş 43 kişiyi rahatça hedefe koyamazlardı.

    Evet zalimin çürük ağı, “korku”, “kaygı”.
    O kadar insandan onda biri bile çıksa konuşsa, Hırsızlar, Haydutlar kaçacak yer ararlardı. Çünkü suç işlediler ve sayıları az.
    5-10 zalim, yüzlerce insanı korkuyla sindirmeye çalışıyor.

    Maalesef kaygı, korku hakim olduğunda; Bir Moğol askerinin bir okla 10 piyadeyi esir alması durumu yaşanır.

    Kabul ediyorum, kişilerin değişik kaygıları olabilir Zalim bir iktidardan.

    Demek istediğim ailesini yanında götürmüş olanlar; imkanları biraz zorlayınca, Makul Risk alınca bir sihir gibi çok şey değişiyor.

    Bu konuşan 40-50 kişinin de bir çok çekincelerinin olduğu muhakkak…

    Meşhur laf “Faşizme karşı dışarda birleşmeyenler, içerde birleşmek zorunda kalır.”

  3. Güzel değerlendirmeler için teşekkürler.

    “Bir ülke, nüfusunun anca binde 1’i kadar göçmenin masraflarını karşılayıp halkına entegre edebilir” demişsiniz. Bu ölçüyü nereden elde ettiniz? Bilimsel bir çalışmaya mı dayanıyor?

    “Son 10 yılda -çoğu nitelikli- 4 milyonun üzerinde yurttaşı Batı’ya göçtü” demişsiniz.
    Bu istatistiği nereden elde ettiniz? Bilimsel bir çalışmaya mı dayanıyor?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin