Alın size başka bir “battık” itirafı daha

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Rus hava savunma sistemi S-400 teslim alındığında Türkiye’nin müeyyideye maruz kalmayacağı ihtimaline oynayanların hesabı hüsranla bitecek.

Hiç birimiz Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile karşı karşıya gelmesini arzu etmez.

Keşke Türkiye, S-400 krizinde Saray’ın yaydığı, ancak hakikatte karşılığı olmayan yoldan ilerleyebilse. Bir inat uğruna memlekete yeni bedeller ödetilmese. Keşke!

SENATÖR BİR KERE DAHA HATIRLATTI: TAKDİR YETKİSİ YOK

Krizle boğuşan bir memleketin en son teşebbüs edeceği bir maceradan son anda rücu edilmesi bile kazançtır. Şu vakte kadar kaybedilenlere rağmen bir kazançtır.

Senatör Lindsey Graham, “Bizim yasalarımızda takdir yetkisi yoktur. Eğer Türkiye S-400’leri teslim alır ve aktive ederse Amerikan yasaları kapsamında müeyyidelere maruz kalacaklar ve F-35 teknolojisi Türkiye’ye transfer edilemeyecek.” diyor.

New Jersey Senatörü Bob Menendez mart ayında, “Umarım Erdoğan, Amerika’nın blöf yapmadığını anlar.” sözleri ile Ankara’yı ikaz etmişti.

Amerikan Kongresi’nde Demokratlar ile Cumhuriyetçilerin nadiren ittifak ettiği bilinir.

Başkan Donald Trump’ın partisine mensup Cumhuriyetçi vekiller de Demokratlar ile el ele verdi ve Türkiye’yi bekleyen müeyyide paketini hazırladı.

İKİ ŞIKTAN BİRİ, 3’ÜNCÜ ŞIK MUHAL!

Amerika’nın Hasımlarıyla Müeyyideler İle Mücadele Kanunu (CAATSA) başkanı da Savunma Bakanlığı’nı (Pentagon) da bağlar.

Dolayısı ile ya S-400 ısrarında geri adım atılacak ya da neticesine katlanılacak. 3’üncü bir yol maalesef yok.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Japonya’dan Çin’e geçmesinin en mühim sebeplerinden biri para bulmak.

Erdoğan muhtemel Amerikan ambargosuna karşı Şangay Beşlisi’nin iki büyük kurucusu Kızıl Ejder’den para temin edebileceğini ümit ediyor. Oysa Çin bir koyup 10 almadıkça kuruş vermez.

Erdoğan, Trump’ın önünde şirinliklerle vakit kazanmaya ve Çin’de para bulmaya çalışırken diğer tarafta müeyyidelere bağlı risklere karşı hazırlık da yaptırıyor.

KEFEN PARASINDAN SONRA MEVDUAT ALARMI

Merkez Bankası’nın ihtiyat akçesine kullanmak için kanun değişikliğinin şoku sürerken şimdi de bankalardaki mevduata devletin verdiği garanti tutarının artırılacağı belirtiliyor.

Halihazırda 100 bin TL’ye kadar olan mevduata garanti veren devlet rakamı 150 bin TL’ye çıkaracak. Yüzde 50’lik artışın zamanlaması manidar.

Bankalardan mevduat çıkışını durdurmak için böyle bir hazırlık yapılsa da fotoğrafın tamamı kasırganın her an kopabileceğine işaret ediyor.

Mudinin bankadan çektiği parayı kiralık kasalara ya da evinde iş yerinde çelik para kasalarına taşıması vatandaşın endişelerinin hangi safhaya geldiğini gösteriyor.

Bankalarda mevduata el konulabileceği ya da bankaların batacağı endişesi ile vatandaş sistemden uzaklaşıyor. Çelik para kasalarına talep patladı. Sokak aralarında bile farklı ebatlarda çelik kasa satılıyor.

Bazı bankaların sermaye yeterliliğinin alt sınır olan yüzde 12’ye dayandığı iddia ediliyor ki bunlar arasında kamu bankalarından biri de var. O kamu bankaları ki geçen sene İşsizlik Fonu’na ait 11 milyar TL’yi yiyip yutmuştu.

Birkaç ay evvel de Hazine 28 milyar TL kâğıt vererek, “Bununla borç bulun ve sermaye açığınızı giderin.” demişti. Geçen senenin kârı kasada tutulduğu halde batık krediler yüzünden bankaların katlandığı maliyet artıyor.

ŞUYUU VUKUUNDAN BETER

Ne kadar gizli tutulmaya çalışılırsa çalışılsın kulaktan kulağa yayılan batık kredi şayiası herkesin şuur altındaki 2001 bankacılık krizini hatırlatıyor.

Mudi “Yine bankalar batarsa paramı alabilir miyim?” korkusu ile sistemden kaçıyor. Krizde neredeyse bir sene dolacak. Ne bankalar toparladı ne de şirketler. Batık kredi tutarı haftalık 2 milyar TL artıyor. Sene sonunda 150 milyar TL (resmî rakam) sürpriz olmaz.

Hükûmetin krizin üstesinden gelemeyeceği attığı adımlardan belli. Mevduat garantisini böyle bir dönemde 150 bin liraya çıkarmak faydadan çok zarara sebebiyete verecek.

Hükûmet mevduat çıkışı olduğunu ve bazı bankaların batma tehlikesi ile karşı karşıya geldiğini kendisi itiraf etmiş oldu.

TEK ATIMLIK BARUT

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kasasında 45 milyar lira gibi bir kaynak var. Böyle bir kaynak bankaları içine alacak bir türbülansa karşı tek atımlık baruttur.

Bunun içindir ki mevduata garanti tutarı 200 bin liraya çıkarılsa bile mevcut şartlarda fazla hükmü yok!

Vatandaş göbeğini kendi kesiyor. Mümkün oldukça döviz satın alıyor ve sistemin dışında muhafaza ediyor.

AKP her meseleyi çözse bile bu güven bunalımını aşamaz. Zira bunalımın temelinde AKP lideri Erdoğan var. Başkan seçildiği günün üzerinden bir sene geçti ve ekonomiyi külliyen batırdı.

Mevduat sahipleri müflis bir isme niye daha fazla kredi versin ki!

Artık Erdoğan kendi tabanında bile giderek eriyen bir lider…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin