AKP ne zaman tıkansa Trump can simidini uzattı

HABER-YORUM | HAKAN TANER

Türkiye’de gündem o kadar yoğun ve çabuk değişiyor ki biri bitmeden biri başlıyor.

İktidar epey zamandan beri planladığı Suriye operasyonunu açık eder etmez beklenen açıklamalar da peş peşe gelmeye başladı.

ABD Başkanı Donald Trump bugüne kadar bizi hiç yanıltmadı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ne zaman iç siyasette tıkansa ya da seçim sath-ı mailine girilse Trump can simidini uzattı.

ABD’NİN DE VAKIF OLAMADIĞI BİR İTTİFAK

Trump delişmen bir tüccar. Devlet yönetimine ticaret kuralları içerisinde bakıyor ve her hamlesinde bir şekilde karşı taraftan bir şeyler kazanıyor.

ABD, Erdoğan ve hükümeti ile kamuoyunun tam da anlamlandıramadığı ve detaylarına vakıf olmadığı iyi bir ittifak içerisinde.

Bu ittifakın ne kadar gönüllü ve zorunlu olduğu tarafların bilgisi dahilinde.

Suriye’de iç savaşın sebep olduğu tahribat her geçen gün artıyor. Suriye mukaddes kitaplarda başlangıç ve son olarak belirtilen bir coğrafya.  Tehlikeli bir yer. Suriye’den çıkış, buraya giriş kadar kolay değil.

Bu aralar çok sık tekrarlanan hatta tekerleme haline gelen iki deyiş var:

Biri “Her şey Suriye’de başladı ve Suriye ile bitecek”.  Diğeri de liderler ve savaş ilişkisi üzerine.

İkincisini herkes biliyor zaten.

Suriye’de iç savaş, “Arap Baharı” denilen karakışın şehvetiyle başladı.

O günden bugüne çoluk çocuk milyonlarca insan topraklarından oldu. Olmaya da devam ediyor.

Birkaç yıl önce katıldığım bir toplantıda o zaman için Türkiye topraklarında kayıtlı 3 milyon, kayıtsız 300 bin olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin Suriyeli olduğu belirtilmişti.

Her bir Suriyelinin yıllık gideri; eğitim, barınma vb. dahil ortalama 5 bin euro olarak hesaplanmış ve Türkiye’nin bu yükün altından kalkmasının imkânsız olduğu net bir şekilde ifade edilmişti.

O günden bu yana yaklaşık 1,5-2 milyon mülteci daha geldi Türkiye’ye.

VASIFLI SURİYELİLERİ AVRUPA KAPTI

Bu arada Suriye’nin iyi eğitimli, tüccar, sanatkâr, doktor, dişçi, ressam vb. gibi entelektüel kısmı Avrupa ülkelerini tercih etti, daha doğrusu Avrupa onları havada kaptı.

Eğitimsiz ve iş bulma ihtimali düşük olanlar da Türkiye’de konuşlandı .

Türkiye’ye gittiğinizde lastikçi, demirci, kaynakçı, temizlikçi, bulaşıkçıların çoğu kayıt dışı çalışan Suriyeli çocuklar…

Bu çocuklar karın tokluğuna günlük 40-50 TL gibi bir ücretle mesaiye erken başlayıp geç saatlere kadar çalışıyor.

Bir ülkede savaş çıktığında önce ekonomiyi ve beraberinde kadınlar ve çocukları mahveder.

Türkiye’de Suriyeli çocuk olmak büyümeden büyüklerin sorumluluklarını omuzlamak demek. Karşılaşılan kötü muamele de işin cabası.

Geçen hafta ajanslara bir haber düştü: 9 yaşındaki Suriyeli bir çocuk acımasız şartlara daha fazla dayanamadı ve hayatına son verdi.

Milyonlarca mülteci gibi bu çocuğun vebali de Suriye savaşının müsebbiplerinin hanesine yazıldı.

Çocuk demişken geçen hafta Ege Denizi’nde boğulan ve pek de kimsenin umursamadığı çocuklar da hapishanelerde gün yüzü görmeden büyüyen çocuklar da kandırılarak dağa çıkarılan ve bir daha haber alınamayan çocuklar da bu düzenin mağdurları ve mazlumları olarak anılacaktır.

AKLI SELİME DAVET 

Pamuk ipliğine bağlı ekonomi bırakın savaşı, uzun soluklu bir çatışmayı bile kaldırabilecek durumda değil.

Biliyorum ki bir müddet sonra savaşa karşı barışı savunanlar vatan haini, suçlu ve terörist ilan edilebilir.

İş çığırından çıkmadan önce (çıkmadıysa) bu ülkenin aydınları, işadamları, akil insanları, ismi ve sıfatı ne olursa olsun ülkesini seven herkesin akl-ı selime davet mecburiyeti ve sorumluluğu vardır.

Vatanseverlik insanların ölmesini değil, huzur, barış ve refah içerisinde yaşamasını sağlamaktır.

İş işten geçmeden bu uyarıyı yapmak ve üzerimize düşen sorumluluğu almak zorundayız. Vatansever olmak bunu gerektirir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin