ABD’de 17 yıl sonra ilk: İdam cezası infaz edildi

Amerika’nın kuzeybatısında sadece beyazlardan oluşan bir ülke kurmayı amaçlayan ve bu amaçla Arkansas eyaletinde bir aileyi katleden Daniel Lewis Lee’nin idam cezası Salı günü sabah erken saatlerde infaz edildi. ABD hükümeti böylelikle 17 yıl aradan sonra ilk kez federal suçlardan hüküm giyen bir mahkumu idam etti. Lee’nin öldürdüğü kişilerin akrabaları cezanın infazına karşı çıkıyordu.

Diğer yandan ABD’de bu haftanın ilerleyen günlerinde iki federal idam cezasının infazı daha gündemde. Ancak bunlardan biri hukuki süreç nedeniyle askıya alınmış durumda. ABD’de federal düzeydeki idam cezaları nadiren infaz ediliyor. Hükümet, federal idam cezasının 1988 yılında yeniden yürürlüğe girmesinden bu yana sadece üç hükümlünün cezasını infaz etti.

47 yaşındaki Daniel Lewis Lee’nin cezası, Indiana eyaletindeki federal cezaevi Terre Haute’da zehirli iğneyle infaz edildi. Lee, ölümünden hemen önce işlediği cinayetlere atfen, ”Ben yapmadım. Hayatımda çok hata yaptım ama ben bir katil değilim. Masum bir adamı öldürüyorsunuz” dedi.

Ameraka’nın Sesi’nin aktardığı haberde, Cezaevleri Dairesi’nin 2003 yılından bu yana ilk kez uyguladığı bu federal idam cezasıyla ilgili gelişmeler, hem medeni hak örgütleri hem de Daniel Lewis Lee’nin öldürdüğü Arkansaslı ailenin yakınları tarafından yakından izleniyordu. Muhalifler, hükümetin siyasi kazanç sağlamak için gereksiz bir aciliyet uydurduğunu öne sürüyordu.

Federal idam cezasının infazını bekleyen mahkumlardan birinin avukatı olan Shawn Nolan, ”Hükümet, yeni idam protokolunun hukuki olup olmadığına dair yanıt bulmamış çok sayıda soru varken bu ölüm cezalarının infazı için tam gaz ilerliyor” dedi.

Federal idam cezalarının infazıyla ilgili bu son gelişmeler, 2020 başkanlık seçimleri öncesinde ceza hukuku reformuyla ilgili tartışmalarda yeni bir cephe açacağa benziyor.

Salı sabahı saat 08.07’de öldüğü açıklanan Lee’nin cezasının infazına ilişkin hukuki çekişme, ABD Anayasa Mahkemesi’nin sabaha karşı saat 02.00 sularında 4’e karşı 5 oyla infaz lehine karar vermesiyle sona erdi.

ABD Adalet Bakanı William Barr, idam cezası dahil mahkemelerin verdiği cezaların infaz edilmesinin bir görev olduğunu, kurbanları ve cinayetlerin işlendiği yerlerde yaşayanları huzura kavuşturmak için bunun gerekli olduğunu söyledi.

Kurbanların yakınları idam değil ömür boyu hapis istiyordu

Ancak Lee’nin 1996 yılında öldürdüğü ailenin yakınları, bu görüşe şiddetle karşı çıkıyor, Lee’nin cezasının idam yerine ömür boyu hapse çevrilmesini talep ediyor ve cezanın kendi adlarına infaz edildiği şeklindeki iddiaya karşı çıkmak için infaz sırasında bizzat cezaevinde bulunmak istiyordu.

Akrabalardan Monica Veillette, ”Bizim için bu mesele ‘Biz cezanın infaz edilmesini istemiyoruz, bu bizim adımıza yapılan bir şey değil’ demektir” şeklinde konuşmuştu.

Geçen hafta ise Lee’nin kurbanlarının akrabaları, infaza tanıklık etmek üzere Indiana’ya gitmelerinin Corona virüsü kapma riski oluşturduğu gerekçesiyle infazın ertelenmesi için dava açmış, ancak temyiz mahkemesi davayı reddetmişti.

Kurbanların akrabaları ayrıca Lee’nin suç ortağı olan Chevie Kehoe’nin idam yerine ömür boyu hapis cezası aldığına da dikkat çekiyordu.

Beyaz ırkçı emeller

Chevie Kehoe, 1995’te Daniel Lewis Lee’yi, kurduğu Ari Halkın Cumhuriyeti olarak bilinen beyaz ırkçı grubuna kattı. Kehoe ve Lee, bundan iki yıl sonra silah satıcısı William Mueller, eşi Nancy ve 8 yaşındaki kızları Sarah’yı Arkansas eyaletinin Tilly kasabasında öldürmekten tutuklandı.

İddia makamı, 1999’da yapılan duruşmada, sadece beyazlardan oluşan bir ülke kurma emeliyle hareket eden Kehoe ve Lee’nin Mueller ailesinden 50 bin dolar nakit para ve silah çaldığını kaydetti.

Lee ve Kehoe’nin kurbanlarını şok tabancasıyla etkisiz hale getirdikten sonra çöp torbalarına koyduğu, torbaların ağzını koli bandıyla sararak boğulmalarına sebebiyet verdiği, taş bağladıkları torbaları yakında bir nehir yatağına attığı da savcıların iddiaları arasındaydı.

Lee’nin idam cezasının infazı, bir bölge mahkemesinin dün engelleme getirmesi ve temyiz mahkemesinin bu kararı kabul etmesi üzerine durdurulmuştu.
Ancak ABD Anayasa Mahkemesi, kararı geri çevirerek cezanın infazına yeşil ışık yaktı.

Lee’nin cezasının infazı, Salı sabahı saat 04.00 için planlandı. Avukatların son dakikada hukuki bazı sorular gündeme getirmesine rağmen Adalet Bakanlığı, cezanın infaz edilmesi yönünde adım attı.

Damardan ilaç ile idam edildi

Adalet Bakanlığı’na bağlı bir güvenlik memuru, tanık salonuna açılan bir penceresi olan, yeşil fayanslarla kaplı infaz odasında siyah bir telefonun ahizesini kaldırdı ve cezanın infazını engelleyen bir durum olup olmadığını sordu. Güvenlik memuru, bir engel olmadığını ilan etti.

Lee’nin sol elinde kandaki oksijen yoğunluğunu ölçen oksimetre cihazının bağlı olduğu, dövmelerle kaplı kollarının siyah kuşaklarla bağlandığı, infaz odasındaki duvarda bulunan metal panodan mahkumun damarlarına bağlanacak tüpler sarktığı görüldü.

Ölümcül ilaç karışımı damarlarına zerk edilmeden önce derin nefes alan Lee, ayak ve bacaklarını kıpırdattı, başını kaldırıp etrafına baktı. Birkaç dakika sonra ise Lee’nin göğüs kafesi hareketsiz kaldı.

Güvenlik memuru dışında infaz odasında Cezaevleri Dairesi’nin ”kıdemli yetkili” olarak tanımladığı iki kişi ile Lee’nin Cezaevleri Dairesi’nin ”pagan papaz” olarak tanımladığı ruhani danışmanı hazır bulundu. İnfaz sırasında Lee’nin ve diğerlerinin maske takmadığı görüldü.

İnfaz odasındaki kıdemli yetkililerden biri, Lee’nin ölüm saatini 08.07 olarak bildirdi ve infaz odasıyla tanık salonu arasındaki pencerenin perdesi kapandı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin