85 yaşında, 42 kilometreyi 4 saatten kısa sürede koşuyor! [Haber-İnceleme: Efe Yiğit]

85 yaşındaki İngiliz Ed Whitlock’u akranlarından ayıran önemli bir özelliği var. Onun yaşındakiler torun sevip sağlık sorunlarıyla uğraşırken, Whitlock dünyada ‘çok az çılgının’ yapacağı bir işi yapıyor, maraton koşuyor. Evet, yanlış okumadınız 85 yaşında olmasına rağmen hâlâ maraton koşuyor. Tam 22 dünya rekoru var. Üstelik bütün bu rekorları 70 yaşından sonra kırmış.

Kısa mesafeden maratona

1931 doğumlu Ed Whitlock, Londra Üniversitesi maden mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra ‘iş imkânlarının azlığından’ dolayı 1952 yılında Kanada’ya göç etmiş. 60 yıllık hayat arkadaşı, kendisi gibi İngiltere doğumlu Brenda ile Kanada’nın Toronto şehrinde tanışmış. 61 yaşına kadar çalıştıktan sonra emekliye ayrılmış.

Koşmaya İngiltere’de başlayan Ed Whitlock daha çok kısa mesafe koşuları olan 800 ve 1500 metrede yarışmış. 1940’lı yılların sonunda Kanada’ya göç etmeden önce birkaç kez maraton da koşmuş. Kanada’ya yerleştikten sonra koşmaya ara veren Ed Whitlock, 40’lı yaşlarının başında tekrar parkura çıkmış. Ancak artık kısa mesafede değil uzun maratonlarda kendini göstermeye karar verir. Giderek form tutan Whitlock, 48 yaşında hayatının en iyi derecesini yapıp, 2 saat 31 dakikada maratonu tamamlar. (Bir maraton, yaklaşık olarak 42 kilometre.)

85 yaşında gelen rekor

Ed Whitlock o zamandan beri bir maraton koşucusu. Bu yıl 16 Ekim’deki maratonu 3 saat 56 dakika 38 saniyede tamamlayarak, dünyada 85 yaşında olup da 4 saatin altında maratonu tamamlayan ilk kişi oldu. Peki, bunu nasıl yapabiliyor?

Whitlock, ilerlemiş yaşına rağmen günlük antremanlarını asla aksatmıyor. Normal bir günde 3,5 saat koşuyor. Evlerinin yakınında bulunan mezarlığın etrafında koştuğunu belirten Whitlock, “Koşarken kaç tur attığıma veya kaç dakika koştuğuma bakmıyorum. Vücüdum yorulana kadar koşuyorum. Haftanın her günü koşuyorum.” sözleriyle koşuya olan aşkını anlatıyor.

Whitlock’un tek şikâyeti, ilerleyen yaşından dolayı artık daha yavaş koşması! Koşacağı bir maratona 6 ay önceden hazırlanmaya başlıyor, günde en az 3 saat koşarak. Whitlock, ‘başarımın tek reçesi günlük koşmayı aksatmamaktır, başka bir yöntem bilmiyorum’ diyor.

‘Koşmadan vakit nasıl geçer?’

Ed Whitlock, rekor kırma arzsununun kendini koşmaya motive ettiğini belirtiyor. Rakiplerinin genç olmasını ‘haksızlık’ olarak gören Whitlock neden koştuğunu da şu sözlerle anlatıyor: “85 yaşında maraton koşacak benim gibi çılgın bulmak kolay olmuyor. Bazen neden koşuyorum diye kendime soruyorum. Sağlık için koşmuyorum. Tam tersi koşmak benim yaşam biçimim olmuş. Koşmadan vakit nasıl geçer? Doğrusu bunu hiç düşünemiyorum.”

Sıra dışı adamın sıradan alışkanlıkları

Sıradışı bir yaşama sahip olan Ed Whitlock’un günlük hayatı ise hayli sıradan. Örneğin özel bir diyet veya protein programı yok. Eşinin yaptığı her yemeği yiyor. Ama tercihinin makarna çeşitleri olduğunu inkâr etmiyor. Maratonu bitirince vücuduna özel bir dinlendirme programı uygulamıyor. “Sadece yaşlılıktan dolayı vücutta oluşan ağrılarım var” diyen Ed Whitlock, “Sırt ağrılarım zaten 40 yaşında başladı” sözleriyle sağlıklı olduğunu vurguluyor.

Ed Whitlock, 60 yaşındayken Toronto’da katıldığı yarışlarda ödül olarak çok sayıda spor ayakkabısı kazanmış. Maraton koşarken hâlâ o spor ayakkabılarını kullanıyor. 16 Ekim’de dünya rekorunu kırarken giydiği spor ayakkabısı mesela, 20 yıllıkmış. Şu ana kadar koştuğu tüm yarışlarda ayakkabının içine çorap giyerken, son maratonu ilk kez çorap giymeden koşmuş ama pişman olmuş. Çünkü ayakkabısı eski olduğu için ayağı su toplamış.

Ne zamana kadar koşacak?

Ed Whitlock, vücudu ‘yeter’ diyinceye kadar koşmayı planlıyor. “Son koşum ne zaman olur bilemem” diyen Whitlock, “yarışlarda olamayacağımı düşündüğüm an koşmayı bırakırım” sözleriyle asıl tutkusunun yarışlar olduğunu gizlemiyor. Hayatının en zor rekorunu 72 yaşındayken kırdığını ifade eden Ed Whitlock’un rekorları onunla birlikte mezara gidebilir. Zira 70 yaş üstü olup da 3 saatin altında maraton tamamlayan birinin daha çıkması, biraz zor! Whitlock, finiş çizgisini geçtikten sonra kendini yere bırakıp etrafını saran foto muhabirlerini görünce bütün yorgunluğunu unuttuğunu da belirtiyor.

kosu

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin