81 yaşında tutuklu Hacı Mustafa Türk’ün oğlu: Babamı her gece rüyalarımda ağlıyor görüyorum!

15 Temmuz sonrası hukuksuz operasyonlar kapsamında gözaltına alınan ve cezaevlerindeki en yaşlı tutuklu olarak bilinen 81 yaşındaki Hacı Mustafa Türk’ün mağduriyeti devam ediyor. Son duruşmasına şahitler gelmediği için davası ertelenen ve tahliye edilmeyen Türk’ün oğlu Prof. Dr. Süleyman Türk babasının yaşadıklarını anlattı.

Aynı cezaevinde tutuklu abisi Mehmet Türk’ün son 2 aydır babasıyla aynı koğuşta olduğunu anlatan Süleyman Türk, “Ağabeyim gördükleri karşısında şok oldu, çünkü Babam aylardır banyo yapamadığı için sırtında ciddi yaralar oluşmuştu. Büyük abdestini bile altına kaçıran hasta bir tutukluyu cezaevinde tutmak nasıl bir şeydir? Bu yaşlı insan yargılanıyor mu, cezalandırılıyor mu? Yargılanması tutuksuz da yapılabilecek yaşlı bir insanı 15 aydır bu koşullarda cezaevinde tutmayı adalete, vicdana, insafa, merhamet duygusuna izah etmek mümkün mü?” dedi.

“Ülkemizin başına örülen 15 Temmuz darbe tezgahı sonrası gözaltına alındı darbenin hesabı ülkenin MİT başkanı ve Genelkurmay Başkanı’na değil de eli bastonlu 81 yaşındaki Babam’a soruldu.” diyen Süleyman Türk, babasının 15 aydır Manisa cezaevinde 14 kişilik koğuşta 29 kişiyle birlikte kaldığını aktardı. Türk, “Babamı her gece rüyalarımda ağlıyor görüyorum. Lütfen bitsin artık bu kabus, masum ve mazlumlar özgürlüğüne kavuşsun.” dedi.

Nefroloji uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk’ün eski Mazlum-Der Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu’na gönderdiği ve artıgercek.com’da yayınlanan mektubu şöyle;

“Babam Hacı Mustafa Türk (81Y) Türkiye genelinde tanınan ömrünü vakıf ve hayır faaliyetleri ile geçirmiş ve birçok siyasinin (Bülent Arınç, Necati Çetinkaya, Celalettin Güvenç, Muzaffer Yurttaş ve ismini sayamadığım birçok Manisa Valileri, Rektörler, üst düzey bürokratlar, Belediye Başkanlarının) elini öpmek için sıraya girdiği, ömrünü ve mal varlığını ülkesi için “nitelikli inançlı ve aydın insan yetiştirme mücadelesine”harcamış bir piri fanidir.

Ülkemizin başına örülen 15 Temmuz darbe tezgahı sonrası gözaltına alındı darbenin hesabı ülkenin MİT başkanı ve Genelkurmay Başkanı’na değil de eli bastonlu 81 yaşındaki Babam’a soruldu.

Yaklaşık 15 aydır Manisa cezaevinde 14 kişilik koğuşta 29 kişiden biri olarak özgürlüğü elinden alınmış mahzun ve mazlum bir şekilde beton üstüne konmuş bir minderde (Yatak olarak kullanıyor) yaşam savaşı veriyor.

Koğuşta bir tuvalet ve banyo olduğu için ciddi hijyen problemleri yaşıyor. Ağabeyim Mehmet Türk (60 Y) ile aynı hapishanede olduğu halde son 2 aya kadar aynı koğuşa verilmedi.

Ağabeyimi çok şükür 2 ay önce yanına verdiler, bu öylesine bir haberdi ki son bir yılda hiç bu kadar sevinmemiştik aile fertleri olarak, başta Annem tüm ailenin gözyaşları sel oldu çünkü Ağabeyim artık Babama destek olabilecek, onun zaruri ihtiyaçları için ona yardımcı olacak ve dahası Babam banyo yapabilecekti artık.

Ağabeyim gördükleri karşısında şok oldu, çünkü Babam aylardır banyo yapamadığı için sırtında ciddi yaralar oluşmuştu. Maalesef 15 aydır hapishanede esir. Suçu fakir talebelere yardımcı olmak ve vakıf gönüllüsü olmak.

Herkesin düne kadar elini öpmek ve görüşmek için sıraya girdiği, elini öpmeden köyünün önündeki Ankara asfaltından geçilmeyen köyündeki mütevazi evinde yaşayan gönül insanı Babam bir çok masum insanın başına geldiği gibi darbe bahanesi ile tutuklandı.

Büyük abdestini bile altına kaçıran hasta bir tutukluyu cezaevinde tutmak nasıl bir şeydir? Bu yaşlı insan yargılanıyor mu, cezalandırılıyor mu? Yargılanması tutuksuz da yapılabilecek yaşlı bir insanı 15 aydır bu koşullarda cezaevinde tutmayı adalete, vicdana, insafa, merhamet duygusuna izah etmek mümkün mü? Mazlumun duasından da, bedduasından da ürpermemek mümkün değildir. Zira mazlum bunları çok yürekten yapar, etkisi bir şekilde ortaya çıkar. İnsan olanın bu manzara karşısında etkilenmemesi mümkün değil. Hepimizin babası var, bir kısmımız babayız, bu vakayı kendi babasını onun yerine koyarak hissetmeyen var mıdır? Mutlaka bu yaşlı kişiyi tutuklu yargılayanların da babası vardır. Sanırım şu tablonun babalarında olmasına yürekleri dayanmaz. O halde bu tutukluluk nasıl olur da devam ediyor?

“Bir hafta önce lütfettiler mahkemeye çıkardılar. Sayın mahkeme heyeti üyeleri “sen yaşlısın belki tahliye edebilirdik ama şahitler gelmedi (7 şahitten 4’ü (gelmemişmişmiş..!!!!) o nedenle tutukluluğunun devamını uygun görüyoruz” şeklinde fikir beyan buyurmuşlar..!!!

Eğer benim ülkem darbe suçlaması ile 81 yaşındaki bu Pîr-i Fâni Babacığımı tutukluyorsa benim söyleyecek hiçbir şeyim yoktur.

Lütfen Babamın bir an önce özgürlüğüne kavuşması için daha fazla desteğinizi arzu ediyoruz.

Ülkem için Babam çok büyük tehlike (!) arz ediyorsa elektronik kelepçe takılıp evine Anacığımın yanına gönderilmesini istiyorum.

Babamı her gece rüyalarımda ağlıyor görüyorum.

Lütfen bitsin artık bu kabus, masum ve mazlumlar özgürlüğüne kavuşsun.

Lütfen bize yardımcı olun.

Allah Sizden Razı Olsun.Rabbim sizi iki cihanda aziz etsin.

Prof. Dr. Süleyman Türk.”

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin