Avrupa Konseyi, Türkiye üzerinden kendi demokrasi sınavını verecek [Haber-Analiz: Mehmet Dinç]

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) kış oturumlarına, Türkiye görüşmeleri damgasını vuracak. Ankara, genel kurulda Türkiye gündeminin görüşülmemesi için yoğun lobi faaliyetleri yürütürken, gözler pazartesi günü AKPM’nin alacağı kararda. AKPM kış oturumundaki tutumuyla bir yandan demokrasi ve insan hakları sınavı verirken diğer yandan Türkiye’nin çizeceği yol haritasında önemli rol oynayacak. Strazburg’dan çıkabilecek “denetim süreci” kararı Türkiye’yi 13 yıl geriye götürebilir.

AKPM Denetim komisyonunun çağrısı ile gündeme gelen Türkiye’deki antidemokratik uygulamalar ve “denetim sürecine alma” talebi, Türkiye’yi demokrasi liginde bir alt sıraya düşürecek. 2004 yılında AKPM’nin denetim sonrası diyalog sürecine aldığı Türkiye, bir yıl sonra AB ile tam üyelik müzakerelerine başlamıştı. Şimdi, denetim sürecine geri dönüş, ülkenin kötüye gidişinin Avrupa kurumları tarafından da tescillenmesi anlamına geliyor. Bu olumsuz gelişme, şimdilik dondurulan AB-TR ilişkilerini de tamamen durdurabilir. Anayasa değişikliği sonrası oluşacak ‘tek adam’ rejimine bir de idam cezasının yeniden getirilmesi eklenirse, Türkiye’nin Avrupa yolculuğu tamamen sona erebilir.

3 ay mühlet işe yaramadı, ülke bataklığa gömülüyor

Ekim ayında düzenlenen güz oturumlarında denetim süreci talebi karşılık bulmamış, gayri resmi olarak 3 aylık gözlem süreciyle Ocak ayında düzenlenecek kış oturumlarındaki genel kurula ertelenmişti. Bu süre zarfında Türkiye’nin tekrar demokrasi çizgisine dönmesi beklenirken, Konsey sık sık farklı komisyon ve kurumlarıyla telkin ve çağrıda bulundu. Fakat bu 3 aylık sürede ülke tüm kurumlarıyla daha da kötüye gitti. İşkence, evrensel insan hakları ihlalleri, basın özgürlüğü gibi konularda tarihin en karanlık günlerini yaşıyor. Güz oturumunda AKP’li vekillerin başarısıyla(!) “güncel konular” arasında görüşülen Türkiye, kış oturumlarından sonra siyasi ve ekonomik açıdan çok soğuk günler yaşayabilir.

Bu süre zarfında Venedik komisyonu ve İnsan hakları komisyonu, medya platformu gibi kurumlar Türkiye hakkında tarihinin en olumsuz raporlarını yayınladı fakat, işkenceyi önleme komitesi CPT henüz Türkiye hakkında raporunu yayınlamadı. Anayasa değişikliği sonrasında AKPM’nin anayasal konulardaki danışma organı Venedik komisyonu nasıl bir tepki de vereceği merak konusu.

AKPM için demokrasi sınavı, Türkiye için dönüm noktası

15 Temmuz’dan bu yana hapis, tecrit, tasfiye, hak ihlalleri, işkence, pasaport iptalleri ve siyasi partilere baskılar yaşandı. İçlerinde üniversite, gazete, dergi, televizyonların da olduğu 2,614 kurum, 1,500 dernek kapatıldı. 4 bini Türk Silahlı Kuvvetleri’nden, 30 bini öğretmen, 18 bini Emniyet mensubu olmak üzere 83,045 kişi isten atıldı. Tüm bu antidemokratik uygulamalar Türkiye’yi tekrar denetim statüsüne düşürebilir. Gülen hareketine yakın veya değil, AKP ve Erdoğan muhalifi tüm kesimler susturuldu. AKPM 2017 kış oturumları Türkiye açısından dönüm noktası olacak bir genel kurul toplantısı olabilir.

Parayı veren düdüğü çalacak mı?

Türkiye 2016 yılında Avrupa Konsey’ine en fazla finansal katkı sağlayan ülke oldu. Geçtiğimiz yıla kadar 14 milyon Euro ödenek veren Türkiye şu anda 33 milyon Euro ödenekle ilk sırada. Henüz kış oturumunda Türkiye’nin durumunun konuşulup konuşulmayacağı ise kesin değil. Bu bütçe artırımı “parayı veren düdüğü çalar” Türk atasözüyle ilişkilerin işleyecek mi göreceğiz. Bu yönde işaretler yok değil.

Ekim ayındaki görüşmelerde gruplar Türkiye’ye karşı eleştirilerini yükseltirken, bir taraftan da tamamen Türkiye’yi Ortadoğu bataklığında bırakmamak için diyaloğun devam etmesi fikri savunuluyordu.

Raportörler endişeli

AKPM Türkiye raportörleri İngebjorg Godskesen ve Marianne Mikko, Ocak ayı içinde gerçekleştirdikleri Türkiye ziyaretinin ardından “Türkiye’de halihazırdaki insan hakları gözetim altına alınmalı” açıklamasıyla endişelerini dile getirdiler ve böylece bir yandan da denetim sürecine işaret etmiş oldular.

Avrupa Konseyi genel sekreteri Jagland, Türkiye’nin girdiği sonu gelmez hukuksuzluk tüneline dikkat çekerek, endişelerini dile getirmiş, tekrar demokratik hukuk çerçevesine dönmesi ve insan haklarına saygı duyması noktasında uyarılarda bulunmuştu.

İşkenceyi önleme komitesi raporu hala açıkla(ya)madı

avrupa konseyi çavuşoğlu15 Temmuz darbe girişimden sonra medyaya da yansıyan işkence görüntülerinin ardından Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) acil Türkiye ziyareti gerçekleştirdi. Hapishaneler, polis merkezleri ve mahkumlarla görüşen heyet döndükten sonra Eylül ayında yayınladığı bildiride raporun Kasım ayında hazır olacağını duyurmuştu. Mevlüt Çavuşoğlu Ekim ayında Strazburg’da AKPM ziyareti sırasında CPT’nin raporunu, her zamanki gibi yayınlanacağı sözünü verdi. Ziyaretin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen hala rapor yayınlamadı. Raporun yayınlanması için muhatap ülke hükümetinin onayının olması gerekli. CPT, Eylül ayından sonra, Hollanda, Rusya ve Ukrayna hakkında rapor yayınladı fakat Türkiye raporunu yayınlayamadı. Türk hükümeti raporun yayınlanmasını ne kadar geciktirebilecek hep birlikte göreceğiz.

İşkenceyi önleme komisyonu, Avrupa konseyi ve AİHM’in tutumları göz önünde bulundurulduğunda Erdoğan rejiminin Avrupa’da baskı kurabildiği, Avrupa açısından da Erdoğan rejimine boyun eğildiği okunabiliyor. Suriye ve göçmen meselesinde olduğu gibi demokrasi ve evrensel insan hakları konusunda da Avrupa sınav veriyor.

[email protected]

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin