28 Şubatçıların hayali Erdoğan’la gerçek oldu!

HABER YORUM | MEHMET TAHSİN

Bundan tam 23 yıl önce, 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısında alınan kararlar Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihine “Postmodern Darbe” olarak geçti.

28 Haziran 1996 tarihinde kurulan Refah-Yol koalisyonu, daha icraata başlamadan askerlerin büyük tepkisini çekmiş, Başbakan Necmettin Erbakan, henüz koltuğuna bile ısınamadan, askerin baskısı yüzünden 1 yılını doldurmadan, 18 Haziran 1997’de istifa etmek zorunda kalmıştı. O süreçte en az askerler kadar, bazı sivil toplum kuruluşları ve medyanın asker yanlısı tutumu çok eleştirilmişti.

Erbakan’ın istifası sonrası ANAP lideri Mesut Yılmaz tarafından 30 Haziran 1997’de kurulan Anasol-D hükümeti, MGK’da alınan 28 Şubat Kararları’nı hızla uygulamaya koydu. Askerler tarafından kurulan Batı Çalışma Grubu, yaptığı fişlemelerle, dindar kesimi ve onlara ait özel okulları, yurtları, vakıf ve dernekleri sıkı bir takibe aldı. Bu dönemde 8 yıllık kesintisiz eğitim yürürlüğe konuldu, İmam hatip liselerinin ortaokulları kapatıldı, üniversiteye girişleri neredeyse imkânsız hale getirildi.

BÇG, AKP DÖNEMİNDE DE FAALİYETİNİN SÜRDÜRMÜŞ

30 Ağustos 1998’de genelkurmay başkanı olan ve nispeten ılımlı olarak görülen Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun, kendisine yöneltilen bir soru üzerine “28 Şubat bin yıl sürecek” demesi hafızalarda kaldı.

2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesiyle 28 Şubat’ın da ‘görünen’ etkisi azaldı. Sonradan ortaya çıkan belgelere göre Batı Çalışma Grubu’nun 15 Mayıs 2009’a kadar faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıktı. Yani AKP döneminde de yaklaşık 7 yıl boyunca Batı Çalışma Grubu faaliyetine devam etmişti!

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

12 YIL SONRA BAŞLAYAN SORUŞTURMA

28 Şubat ile ilgili soruşturma 15 yıl sonra açıldı. Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ilk gözaltılar 12 Nisan 2012’de başladı ve 5 ilde 31 kişi için gözaltı kararı verildi. İlk dalgada gözaltına alınan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’in de aralarında bulunduğu sanıklar tutuklandı. Soruşturma ilerledikçe gözaltı haberleri de dalga dalga gelmeye başladı.

ERDOĞAN’DAN 28 ŞUBAT ÇIKIŞI

İlk dalganın üzerinden 1 ay geçmemişti ki 9 Mayıs 2012 tarihinde Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sürpriz bir çıkış geldi. Bir yurtdışı seyahatinden dönüşünde yaptığı açıklamada, Bu dalgalar böyle arka arkaya geldikçe kusura bakmasınlar, bu dalgalarda bu ülke boğulur. Bu kadar bu iş bence uzatılmamalı. diyerek operasyonlardan rahatsızlığını dile getirdi. Aynı toplantıda 28 Şubat’a müdahil olup olmayacağı sorusuna da “Belli şeyler var ki 28 Şubat’la ilgili şahsıma yönelik olan o dönemin sıkıntısını yaşamış olan; ama partiler, ama kuruluşlar neyse onlarla ilgili de böyle bir süreç iddianame kabul edildiği anda, dava başladığı anda tabii ki hakkını arayacaktır. Ben de ararım veya aramam, kararımı bu süreç başladığında veririm.cevabını vermişti.

Savcı Mustafa Bilgili tarafından hazırlanan iddianame 2013 yılı Haziran’ında kabul edildi. İddianamede 480 mağdur müşteki, 103 tane de şüpheli var. İlginçtir 480 şikayetçi arasında 28 şubattan en çok zarar gördüğünü iddia eden Recep Tayyip Erdoğan yoktu. Gazetelerde Sümeyye Erdoğan’ın müdahil olmak için dilekçe verdiği yazılmıştı ama şikayetçiler arasında onun da ismi yoktu. Ne var ki Erdoğan her vesileyle 28 sürecinde uğradığı haksızlıkları anlatmaya devam etti.

20 Aralık 2013’te Çevik Bir’in de aralarında olduğu 5 eski general de tahliye edilince bu davadan tutuklu kimse kalmadı. Yani en uzun tutuklu kalan 20 ay cezaevinde kalmış oldu.

“ERDOĞAN 28 ŞUBATÇILARLA TEMASTAYDI” İDDİASI

Geçtiğimiz Pazartesi günü Millî Gazete’de bir yazı yayınlandı. O dönemde Refah Partisi İstanbul il başkanı olan Erdoğan’ın yardımcılarından olan Ekrem Şama, 28 Şubat kararlarının alındığı MGK’da Erbakan’ın tutumunu Erdoğan’ın açıktan eleştirdiğini hatta 28 Şubatçı ekiple temas kurduğunu anlatıyor. İddialar vahim. AKP ve Erdoğan cenahından bu iddialara herhangi bir yalanlama gelmedi.

ERDOĞAN’IN SAĞ KOLU BÇG ÇALIŞANI

AKP kurulduktan sonra Erdoğan’ın çok yakınında görev yapan isimlerde Yalçın Akdoğan’ın 28 Şubat döneminin Batı Çalışma Grubu ile olan ilişkisi çok konuşulmuştu. Batı Çalışma Grubu’nun 15 Mayıs 2009’a kadar faaliyetlerini sürdürdüğü de…

Yalçın Akdoğan’ın bir bakıma askeri vesayetin sonunu getiren Ergenekon ve Balyoz davaları hakkında “Milli orduya kumpas kuruldu.” sözleri bu bilgiyle daha anlamlı hale geliyor.

Lafa gelince 28 Şubat mağduru olduğunu anlatan Erdoğan’ın, o gün yaşananların hesabının sorulmasına karşı çıkması da manidardı.

28 ŞUBAT’I SORUŞTURAN SAVCININ BAŞINA GELENLER

15 Temmuz sonrasında tutuklanan 28 Şubat soruşturmasının savcısı Mustafa Bilgili, geçen yıl Nisan ayında “Fetö üyesi olmak” suçundan 17 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bununla beraber onun iddianamesini hazırladığı dava AKP’li yargıçları tarafından devam etti. 2018 Nisan ayında verilen kararla 21 kişi müebbet hapis cezası aldı. Çok ilginçtir, müebbet hapis cezası alan hiç kimse tutuklanmadı. Mahkeme sanıkların yaş ve sağlık durumları dikkat alarak adli kontrol tedbirleri uygulanmasını yeterli gördü.

72 yaşında olup müebbet alan emekli generaller yaşı ve sağlık durumu dikkate alınarak tutuklanmadı ama 86 yaşındaki Celal Afşar, 84 yaşındaki Mustafa Türk, 81 yaşındaki Yusuf Pekmezci, 81 yaşındaki Gürbüz Dönmez gibi onlarca hayırsever insafsızca hapse atıldı. Bankaya para yatırdığı, gazete abonesi olduğu, sarma sarıp öğrencilere burs verdiği veya dini sohbetlere devam ettiği gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası alan binlerce kişi hüküm sonrası tutuklu kalmaya devam etti.

28 ŞUBATÇILARIN YAPAMADIĞINI ERDOĞAN YAPTI!

Demem o ki şimdilerde 28 Şubatçıların hayal bile edemediklerini AKP ve Erdoğan hayata geçiriyor. Öncelikle Gülen Cemaati’ne uygulanan soykırım derecesine varan uygulamalar, şimdilerde diğer cemaatleri de tehdit etmeye başladı. Silivri cezaevinden tahliye olduğu gün “Bütün cemaat ve tarikatların kökünü kazıyacağız” diyen Doğu Perinçek AKP iktidarının en büyük destekçisi, adeta gizli ortağı olmuş durumda.

2 YORUMLAR

  1. Merhaba değerli yazar kardeşim
    Benim merak ettiğim şey, acaba bu yazılar ve haberler anlatılan konumun muhatapları tarafından okunuyormu?
    Yani haberleri varmı?
    Yoksa bizi, bizim kamuoyunu bilgilendiren bir haber olarakmı kalıyor
    Eğer ilgileniyor ve biliyorlarsa sizlere geri dönüşümü nasıl?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin