15 Temmuz’un kara kutusu Abidin Ünal: F-16’ları durduracak komutanı yoldan çevirdi; düğünde sessizce kendisini almaya gelecek ‘Tim’i bekledi

Gazeteci Ahmet Dönmez 15 Temmuz karanlık yönlerini irdelemeye devam ediyor. İnternet sitesinden 15 Temmuz’un en şaibeli isimleri arasında yer alan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın inceleyen Dönmez önemli tespitler yaptı. ‘ Şimdi gelin Moda’ya bir daha bakalım’ başlıklı 2 yazıda, Abidin Ünal’ın o gece yaptıkları masaya yatırıldı.

Yazıda, “Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın 15 Temmuz akşamı 19.06’da uçuş yasağı haberini aldığı halde Ankara’ya hareket etmediğini, bunun yerine Moda’daki düğüne katılmayı tercih ettiğini, emrindeki komutanların büyük çoğunluğu düğün salonunda olmasına rağmen hiç birine bilgi vermediğini, kalkışmanın başlamasına 2 saatten fazla bir zaman varken alınmaya başlanan önlemleri engellediğini, muhtemel uçuşları durdurmak için yola çıkarılan bir korgenerali yoldan geri çevirttiğini, baskın olmadan önce Sabiha Gökçen’e götürülme teklifini reddettiğini, uçağına gidebilecek imkânı ve zamanı olduğu halde düğün salonunda kalmayı tercih ettiğini ve bu zaman zarfında sadece olayları seyretmekle yetindiği” ifadeleri an ve an anlatıldı.

Abidin Ünal’ın tüm çağrılara rağmen düğünde ayrılmadığının belirtildiği yazıda, ‘Ünal’ın adeta gündüz Hava Kuvvetleri Komutanı’nı terör saldırısına karşı korumak için görevlendirildiklerini zanneden MAK timini sessizce beklediği’ aktarıldı.

Bu kitap Ünal için hazırlanmış bir suç duyurusu gibi 

Yazıda, “Abidin Ünal, kimseye bir şey söylemediği gibi Mehmet Şanver’in bazı şeyleri haber aldıktan sonra yapmak istediği müdahaleleri de engelliyor. Bu noktada insan sormadan edemiyor: Israrla düğüne katılmak istemesinin altında bu mu vardı acaba? Şanver, o gece Abidin Ünal’ın davranışlarındaki akıl almaz soru işaretlerini kitabında açıkça anlatıyor. Bu kitap adeta Abidin Ünal için hazırlanmış suç duyurusu gibi…” ifadelerini yer verildi.

ABİDİN ÜNAL BU KADAR ŞAİBE İLE NASIL SERBESTÇE GEZİYOR?

Dönmez iki günlük yazısının sonunu ise şöyle bitiriyor:

“11- Mahkeme safahatında ortaya çıkan Akıncı Üssü koridor görüntülerine göre Abidin Ünal, saat 02.30-03.00 civarında elleri cebinde, etrafına gülücükler dağıtarak üste dolaşıyor.

Bir ara bir odaya kilitlendiğinde de kimse telefonunu almıyor. Yukarıda adını zikrettiğimiz Yılmaz Bahar, “Cep telefonu yanındaydı. Net olarak hatırlıyorum çünkü cep telefonuyla konuşurken bir kez gördüm.” bilgisini veriyor.

Sabah her şey bittikten sonra üste Akın Öztürk’le de karşılaşıyorlar. Sohbet ediyorlar.

Haluk Şahar, “Kurtarıldıktan sonra bize çay geldi. Abidin Ünal, ‘Akın Paşa olmasaydı bazı şeyleri başaramazdık, darbe etkili olurdu’ gibi bir şeyler söyledi. Birbirlerine düşmanca bir görüntüleri yoktu.” diyor.

Peki çıkınca teşekkürünü nasıl ediyor? Hemen Akın Paşa aleyhine konuşmalar yapıp Yeni Şafak’a sızdırarak… Böylece onun aleyhine delil üretmeye çalışarak…

Akın Öztürk çırılçıplak işkencelere maruz kalıp darbenin lideri olduğu suçlaması ile yargılanırken Abidin Ünal bugün ‘kahraman’ olarak dolaşıyor.”

Yazıların tamamı için aşağıdaki linkleri tıklayın

Şimdi gelin Moda’ya bir daha bakalım- (1)

Şimdi gelin Moda’ya bir daha bakalım- (2)

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin