15 Temmuz’un 3. yılını gazeteciler değerlendirdi: Türkiye’nin eksenini değiştiren bir büyük tuzaktır

TR724 yazarları, gazeteciler Ekrem Dumanlı ve Adem Yavuz Arslan 15 Temmuz’un 3. Yıldönümünü değerlendiren bir program yaptı.

15 Temmuz’un neresindeyiz, üçüncü yılında fotoğraf nedir, sorusunu cevaplandıran Adem Yavuz Arslan, devlet eliyle kurgulanan bir terörle karşı karşıya kalındığını anlattı. Darbeyi önlemek için hiçbir şey yapılmazken, çok öncesinden yasal düzenleme yapılması, fişlemelerin hazırlanması, generallerin nasıl alınacağının TEM’de toplantılarına kadar herşeyin hazırlandığını belirten Arslan, kum dolu kamyonlar ve AKP teşkilatının hazır edilmesine kadar birçok hazırlığın arkasından 280 küsür kişinin şehit edildiğini, bu nedenle devlet eliyle bir terör icra edildiğini aktardı.

’15 TEMMUZ BİR DEVLET TERÖRÜDÜR’

Gazeteci Arslan şunları söyledi:

Soru işaretleri normal şartlarda zaman geçtikçe azalır. Yargılamalar var, ifadeler var, sanıklar konuşuyor, anılar yazılıyor (Mehmet Şanver gibi). Ne beklersiniz, bazı soru işaretleri çözülür, resim netleşir. Çözülmek bir yana daha da karmaşık hale geliyor. Bu karmaşıklığın, bulanıklığın içinde netlik de var. Her geçen gün adresin ve failin eşgali belirgin hale geliyor. Cinayet filmlerinde (izleyenler bilir) polisin bir maping uygulaması vardır. Duvara bütün ayrıntıları yapıştırır, bağlantılar ortaya çıkar, böylece bir resim ortaya çıkar. 15 Temmuz’a baktığımızda da karşımıza bir resim çıkıyor. Tonlarca evrak, belge, bilgiyi okuyup isimleri, bağlantıları ekrana yansıttığınızda karşınıza çıkan tabloyu bir cümle ile özetliyeyim: Bu bir devlet terörüdür.  15 Temmuz bir devlet terörüdür, nasıl devlet terörüdür? Önce fişlemeler yapılmış, hazırlıklar yapılmış, yasal düzenlemeler yapılmış, 1.5-2 yıl boyunca paralel bir MİT kurulmuş, bunun içinde Sadık Üstün ve Kemal Eskitan gibi iki tane kritik asker Özel Kuvvetler’den MİT’e transfer edilmiş.  Bu süre zarfından Meclis’te bir takım olağanüstü gizli çalışmalar yapılmış. Çankaya’da, Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde bir takım gizli komisyonlar kurulmuş. Bugünün Meclis Başkanı (Mustafa Şentop)başkanlığında fişleme çalışmaları yapılmış. Türkiye’deki bütün okullar, gazeteler, TSK’daki isimler, askerler vs. hepsi fişlenmiş. Hazırlıklar yapılmış, bu ara yasal düzenlemeler yapılmış. Ve arkasından da 15 Temmuz akşamı bir grup askeri okul öğrencisi, ne olduğunu bilmeyen, yeni mezun ya da iki günlük erle Boğaz Köprüsü’nde trafiği kapatmaya çalışan bir grup insan çıkıyor. 4 saatte bastırılan bir darbe süreci ve arkasından tarihin gördüğü en büyük zulümler yaşanıyor.  Bugüne kadar 200 civarında insan cezaevinde işkenceyle öldü.  Sadece bu bile 15 Temmuz’un insan hakları ihlali açısından ne olduğunu açıkça gösteriyor.”

15 TEMMUZ ÖZEL YAYINI

Darbe girişiminin 3. yılında gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Doğan Ertuğrul, Erkam Tufan Aytav’ın sunduğu 30 Dakika’da da 15 Temmuz özel yayınına katıldı.

30 Dakika’da konuşan Adem Yavuz Arslan ilginç bilgiler paylaştı. 15 Temmuz darbe girişimi ile Türkiye’nin batıya yürüyüşünün durdurulduğunu ve aksının değiştirildiğini belirten Gazeteci Adem Yavuz Arslan, “15 Temmuz, bir devlet terörüdür. Bizzat kurgulanması, planlanması devlet tarafından yapılmıştır. İstihbaratın, Genelkurmayın ve Saray’ın koordinasyonunda yargısıyla birlikte icra edilmiştir. Kum kamyonlarından fişlemeye kadar herşey hazırlandı. 280 küsür kişinin o gün hayatını kaybetmesi, sonrasında yüzlerce kişinin işkenceye uğraması binlerce insanın tutuklanması kurgulanmıştır. Bunu bir darbe olarak tanımlamıyorum, bu bir devlet terörüdür” değerlendirmesinde bulundu.

Doğan Ertuğrul, Yurtta Sulh Konseyi’nden Hulusi Akar’ın haberdar olduğunu, kuvvet komutanlarının da bunun içinde olduğunun dava dosyalarında tartışıldığını kaydetti.

Gazeteci Doğan Ertuğrul ise, “15 Temmuz, Türkiye’nin küresel ittifaklarının değiştirilmesi operasyonudur. Türkiye, 15 Temmuz ile bu ittifaklarını değiştirmiş NATO ittifakı, batı blokundan kopuş, küresel ittifak değişikliğidir” dedi. Ertuğrul, 15 Temmuz’da bir darbe girişimi olduğunu belirterek, “Fakat bu darbe girişiminin komuta kademesi tarafından (Hulusi Akar) bilinen ve orduya mecbur edilen bir girişimdir, genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarınca tezgahlanmıştı” diye konuştu.

Buna itiraz eden Adem Yavuz Arslan şu değerlendirmeyi yaptı: “O gece 4 ayrı grubun sokağa çıktığını, bunlardan birincisinin darbe olduğu zannıyla sokaktaydı, bir grup darbe planından haberindeydi kendilerini kenara çekip tuzağı büyüttüler, DKK; KKK’da, özel harpte uzantıları vardı; bir grup görüp hiç çıkmayanlar vardı, bir de Erdoğan grubu vardı, onlar herşeyden haberdardı. A Haber’in bildiri okuması vs. bu kapsamda. Savcılık diyor ki, 15 Temmuzun planı yoktur diyor. Planı olmayan darbe mi olur? Savcı soruyor. Öyle bir planlanmış ki, başarısızlığı kesinlikle ortadan kaldırılmış bir kurgu yapılmıştır. 15 Temmuz’u kurgulayanlar Hulusi Akar’ın işin içinde olduğuna dair bilgiyi pompalamıştır.”

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin