11 ayda Premier Lig’e damga vurdu

HABER PORTRE | HASAN CÜCÜK

Alex Ferguson’un birkaç kez yeniden inşa ettiği Manchester United, 2003 yılında takımın yıldızlarından David Beckham’ın biletini keserken, kadroya genç Cristiano Ronaldo’yu katmıştı. Beckham taraftarın sevgilisiydi. Bir anlamda İngilizlerin futboldaki en önemli markasıydı. Ama genç Portekizli kısa sürede Beckham’ı unutturdu. Adını dünyanın en iyileri arasına yazdırdı. Ronaldo 2009’da Real Madrid’e giderken, 11 yıl sonra bir başka Portekizli Bruno Fernandes İngiliz ekibinde umudun adı oldu.

‘Avrupa’nın Brezilyası’ unvanının layık görüldüğü bir ülke Portekiz. Eusebio, Luis Figo ve Cristiano Ronaldo gibi dünya futboluna damga vuran isimler yetiştirdi. Figo, Real Madrid ve Barcelona’da yıldızlaştı. Cristiano Ronaldo’nun yükselişi dünyanın en iyi ve zor ligi Premier Lig’de başladı. 18 yaşında ‘çaylak’ bir oyuncu olarak geldiği Ada’ya kısa sürede damga vurdu. Alex Ferguson, Ronaldo’nun cevherini keşfeden ilk isimdi. David Beckham’ı bir çırpıda silip yerine genç oyuncuyu aldı. Ronaldo 20’li yaşlarının başında Ada’yı büyüledi.

2009’da Ada’dan uçup İspanya’ya gittiğinde Ferguson gibi bir dahi teknik adam bile doğan boşluğunu doldurmakta zorlandı. Alınan hiçbir oyuncu 7 numaranın hakkını veremedi. 2013’te ise Ferguson emekliye ayrıldı ve takımdaki doldurulamayan boşluklara bir yenisi eklendi. Her geçen yıl daha da hissedilir hâle geldi. Ferguson’un yerini almak imkânsızdı. Ya Cristiano Ronaldo’nun? Aradan geçen 11 yılın sonunda bir umut ışığı doğdu. Ronaldo’nun boşluğunu dolduracak isim yine Portekiz’den.

MAN UTD SAYESİNDE ÜMİT VERDİ

Premier Lig’de 15. hafta sonunda puan tablosuna bakınca Liverpool’un ilk sırada olmasına kimse şaşırmıyor. Ancak ikinci sırada Manchester United’ın olması şaşırtıcı. İlk 6 haftada taraftarını kahreden United, son 9 haftada müthiş bir grafik çizdi. Lige 3 mağlubiyet, 2 galibiyet ve 1 beraberlikle başladı. Son haftalarda ise galibiyet tek parola oldu. Bu başarıda teknik patron Ole Gunnar Solskjaer kadar Bruno Fernandes’in hakkını da teslim etmek gerekiyor.

29 Ocak’ta United’a 55 milyon Euro karşılığında imza atan Bruno Fernandes, tıpkı Ronaldo gibi Sporting Lizbon’dan transfer edildi. 11 ayda sadece United’ın değil Premier Lig’in en iyisi olmayı başardı. Fernandes öncesi dibe vurmaya yaklaşan United, hızla yükseldi. Uzun bir aradan sonra aldığı sonuçlarla Sir Alex Ferguson’un 2013’teki ayrılığından beri ilk kez zirveye yaklaştı. Başarının köşe taşlarından Bruno Fernandes için teknik patron Solskjaer, “Gol atıyor, pozisyon yaratıyor ve Manchester United için risk alacak kadar cesur” yorumunu yapıyor.

HER 70 DAKİKADA 1 GOL

29 Premier Lig maçında 18 gol ve 14 asistlik bir performans gösteren Fernandes, geldiğinden bu yana 60 gole direkt katkı sağladı. Şubat ayından bu yana Avrupa’nın beş büyük liginde Fernandes’ten daha fazla gol ve asiste sahip olan iki oyuncu Robert Lewandowski ve Lionel Messi. Rakamlar United’ın ligde ikinci olmasının nedenini net bir şekilde ortaya koyuyor. Wolverhampton karşısında galibiyet 90+3’de gelirken, Marcus Rashford’a asisti yapan Bruno Fernandes’ten başkası değildi.

Bu sezon her 70 dakikada bir gole katkı sağlayan Fernandes, Wolverhampton maçındaki asistiyle Muhammed Salah’ı yakaladı. Liverpool’un Mısırlı yıldızının Premier Lig tecrübesi ve oynadığı mevkii dikkate aldığımızda gol katkısında zirvede olması normal. Fernandes’in, gole katkı deyince Premier Lig’de akla ilk gelen Kevin De Bruyne’yi bu sezon geride bırakmış olması, futbol kumaşının kalitesini gösteriyor. Fernandes ve Salah gol ve asist olarak 32 gole katkı sağlarken, Harry Kane 26, Son 24 ve De Bruyne ile Vardy 23 gole katkı sağladı.

Kasım’da Premier Lig’de ayın oyuncusu seçilen Fernandes, uzun bir aradan sonra United’ın umutlarını yeşerten oyuncu oldu. 26 yaşındaki Portekizli, United taraftarının kalbinde vatandaşı Ronaldo’nun yerine doğru hızla ilerliyor. 11 aylık performansını sezon sonuna kadar devam ettirirse, United sürprizin adı olabilir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin