Seçmen ‘kulak çekmedi’, tokat attı!

YORUM | ERHAN BAŞYURT

31 Mart Yerel seçimleri iktidarın ‘tarihi hezimet’i ile bitti.

Seçmen, iktidarın ‘kulağını çekmek’ ile yetinmedi, net olarak ‘tokat attı’.

İktidar seçmenin mesajlarını doğru okuyamazsa, bir daha ki sefer ‘tekme’ yiyecektir…

İşte seçmenin sandıkta verdiği mesajlar…

***

BİRİNCİ MESAJ: DEMOKRASİ VE HUKUKA GERİ DÖN!

İktidar, devletin bütün kurum ve imkanlarını kullanarak, yalan ve iftiraya dayalı bir kampanya yürüttü. Kamplaştırdı, düşmanlaştırdı. Seçmenin yarısını ‘terörist’ ilan etti. Halk, kin ve nefrete dayalı politikaları beğenmediğini, seçimi ‘beka sorunu’ olarak görmediğini, AKP’nin iktidarını ‘bekası’ için sorun gördüğünü gösterdi. İktidar, yasaklar ve hukuk sopasıyla boğduğu toplumu rahatlatacak ve ileri demokrasiye geri dönecek ya da hızla kan kaybedecek…

İKİNCİ MESAJ: MHP, AKP’NİN KURDUDUR…

AKP, MHP ile kurduğu ‘Cumhur İttifakı’ sonrası söylemlerini aşırı şekilde milliyetçileştirdi. Bu hem HDP ve ılımlı Kürt seçmeni küstürdü, hem de AKP’ye değil MHP’ye yaradı. MHP, AKP ile ittifak yaptığı Manisa dışında büyük oranda AKP’nin adayları ile yarıştı ve 10 ilde AKP’nin adaylarına karşı kazandı. Ellerinden belediyeleri aldı… MHP adeta içeriden AKP’yi eritti… Hassaten Erdoğan ve medyasının söylemleri ve Süleyman Soylu’nun akla zara çıkışları, gönülsüz HDP seçmenini sandıkta akıllı davranmaya itti ve büyükşehirlerde ‘Millet İttifakı’nın kazanmasını sağladılar…

ÜÇÜNCÜ MESAJ: MİLLİ İRADEYE SAYGI ESASTIR…

AKP, HDP’nin seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıp kayyım atadığı tüm belediyelerde açık ara kaybetti. Kendi belediye başkanlarını görevden istifaya zorladığı, milli iradeye saygısızlık yaptığı belediyeleri de kaybetti veya ciddi oy kaybına uğradı. Bundan sonra da benzer bir girişim daha da artan şekilde AKP’nin erimesine ve sandıkta ‘tokat’ yemesine neden olacaktır.

DÖRDÜNCÜ MESAJ: DOĞRU ADAY VE STRATEJİ SEÇİMİ KAZANDIRIR…

AKP’nin hassaten ‘Tek Adam’ rejimine geçmesi ve otoriterleşmesi sonrası en büyük kaygı, ‘’seçimleri sandıkta asla vermeyeceği’’ şeklindeydi. AKP, bu seçimde ispatlanan hile yapsaydı, meşruiyetini kaybedecekti. Muhalefet, doğru adaylarla kazandı. Doğru stratejiler ve sandığa sahip çıkan muhalefet, İstanbul örneğinde olduğu gibi bileğinin hakkıyla kazandı. 25 yıl sonra, Ankara ve İstanbul el değiştirdi. Erdoğan, siyaset basamaklarında yükselişe geçtiği İstanbul’u kaybederek, büyük darbe yedi. Kaybeden, Binali Yıldırım ya da Mehmet Özhaseki değil, bizzat kampanyayı yöneten AKP Genel Başkanı Erdoğan’dır… Onun stratejisidir. Seçim, ‘sandıkta yenilemezler’ mottosunu yıktı ve muhalefetin kendisine güven duymasını, yıllardır hayal kırıklığı yaşayan muhaliflerin de umutlarının yeşermesini sağladı.

BEŞİNCİ MESAJ: EKONOMİK KRİZ SÜRERSE AKP’Yİ BİTİRİR…

AKP’nin kendi seçmeninden de tokat yediği bir gerçek. En büyük sebep, israf, kamu ihalelerinde yolsuzluk, kayırmacılık ve kadrolaşma… İşsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı ve uzun süren piyasalardaki durgunluk, AKP’ye kaybettirdi. AKP, ya ekonomiyi toparlar ya da erimeye devam eder. Tanzim Mağazaları gibi ‘makyaj’ hamleler ve ‘‘Mart Nisan’dan, Nisan Mayıs’tan iyi olacak’’ algı operasyonları tutmadı. İktidar, yapısal reformları gerçekleştirmek, kamuda israfı durdurmak ve hukukun üstünlüğünü tesis ederek yerli ve yabancı yatırımcıya güven vermek zorunda…. Aksi halde, çöküşü hızlanarak artacaktır…

ALTINCI MESAJ: İFADE VE FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANAMAZ…

İktidar, medyanın yüzde 95’ine hakim hale geldi. Sosyal medyada şantaj ve tehditle muhalif sesleri susturmaya çalıştı. 200’e yakın özgür medya kuruluşunu KHK’lar ile hukuksuz şekilde kapattı. Türkiye, dünyada en fazla gazeteci hapseden ülke konumunda. Aydınlar, gazeteciler hapis… Üstüne üstelik, muhaliflerin ‘yandaş’ ve ‘kamu’ medyasında yer almalarını, hatta reklamlarını yayınlamalarını engelledi. Sürekli medyasında canlı yayın ve iftira kampanyaları yürüttü… Sonuç tam bir felaket… İfade ve fikir hürriyeti kısıtlanamaz… Fısıltı gazetesi ve sosyal medya da olsa, iktidar hatalarını gizleyemedi ve muhaliflerinin sesini kısamadı. İktidar, özgür medya varken aldığı oylarının altına indi… İktidar, ifade ve fikir özgürlüğünü yok etmeye çalışarak, basın ve yayın özgürlüğünü, haber alma ve verme hürriyetini kısarak, sadece sadece kendi ayağına sıkıyor…

SANDIKTAN MUHALEFETE MESAJLAR…

Yerel seçimin muhalefet partilerine mesajı da küçümsenemez…

Seçimin birinci kaybedeni AKP’dir… 3’ü büyükşehir 9 belediyeyi kaybetmiştir…

Buna karşılık, 12 belediye kazanan MHP, Cumhur İttifakı’nın kazananıdır…

Seçimin asıl kazanını ise ‘Millet İttifakı’ ve CHP’dir…

CHP, ister ortak adaylar isterse tek başına olduğu bir çok ilde başarılı olmuştur. Büyük oranda doğru adaylar göstermeyi başardı ve HDP’yi de küstürmediği için adaylarına destek alabildi. Kırklareli ve Zonguldak’ta aday hatası yaptıkları bir gerçek ama, Artvin, Ardahan, Bilecik, Bolu, Kırşehir’i kazanarak bunu telafi etti. CHP, belediyecilikte kazandığı yerlerde başarısını sürdürüyor. Yeni kazandıkları belediyeler, genel seçimlerde de oy potansiyellerini olumlu etkileyecektir.

İYİ Parti ise, CHP’nin ortak adaylarının olduğu yerlerde kazandı, kendisinin ortak aday gösterdiği veya tek başına aday gösterdiği yerlerde kaybetti. Akşener, kişisel olarak beğenilen bir lider olsa da, milliyetçi söylemleri ve yanlış adaylarla Manisa ve Balıkesir’i kazanabilecekken kaybetti. Akşener, sadece MHP’den oy alma telaşı yerine, AKP’den, DYP, ANAP ve DP tabanlarından da oy alabileceği, merkez sağa doğru bir açılım yapmak zorunda. Aksi halde, küçük bir parti ve ittifakın küçülen ortağı olarak eriyecektir…

HDP, elindeki 4 belediyeyi kaybetti. Kars’ı ise kazandıAslında Doğu’da kaybetti, ancak Batı’da, iktidarı zayıf düşürmek için seçilemeyeceğini bildiği yerlere aday koymayarak, Millet İttifakı’na kazandırdı. İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya onların desteği olmadan kazanılamazdı… Muhalefet, HDP’ye sahip çıkmalı, hassaten Demirtaş ve tutuklu vekillerinin, daha doğrusu ‘siyasi esirler’in tahliyesi için çaba sarfetmeli ve genel seçimlere kadar, HDP seçmeninin kalbini kazanmalıdır…

***

Sonuç olarak, AKP’nin ‘küskünleri’ ve muhalif seçmen, 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ‘köprüden sonraki ilk çıkış’ olma özelliğini ve iktidara ‘uyarı’ya dönüştürmeyi başardı. Adeta, siyasi mühendislik yaptı. Muhalefetin umutlarını yeşertti, iktidara da toparlanma fırsatı verdi…

Türk siyasi hayatının geleceği, AKP’nin mesajı alıp almadığına, muhalefetin başarının kapısını aralayan stratejisini daha da akıllıca ileri taşıyıp taşımayacağına göre şekillenecektir…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin