AnaSayfa»Yazarlar»Erkam Tufan Aytav»Reza Zarrab’ın itirafları tek başına ne ifade eder?

Reza Zarrab’ın itirafları tek başına ne ifade eder?

2
Paylaşımlar
Pinterest Google+

YORUM | ERKAM TUFAN AYTAV

Zarrab iki haftadır konuşuyor.

Anlattıklarının Erdoğan ve taraftarlarını ciddi anlamda gerdiğini açıkça görüyoruz.

Erdoğan ve dosyada adı geçenler tam anlamı ile köşeye sıkışmış durumda.

Önce inkar ediyorlardı ama sonra kabul noktasına geldiler.

Erdoğan’ın ağzından “Evet, biz bu İran’a olan ambargoyu deldik, deldik ama sorun bakalım niye deldik” mealinde cümleler dökülmeye başladı.

Kafaları çok karışık. Bu işin içinde nasıl çıkacaklarını bilemiyorlar.

Al bayrak önünde konuşturdukları ‘hayırsever Rıza’ydı bir zamanlar.

Uğrana notalar verilen, itirafçı yapılmak istenen ‘benim vatandaşım’a dönüştü bir süre sonra.

Konuşmaya başlayınca da ‘hain’ oldu.

Yetmedi İran casusu oldu.

Şimdi de ABD işbirlikçisi.

Hizmet Hareketi, İsrail, İran, ABD, Rusya vb. pek çok örnekte gördüğümüz gibi bir uçtan öbür uca rahatlıkla savrulabiliyorlar.

İnsanın biyolojik omurgası olduğu gibi zihinsel anlamda da omurgası olmalı değil mi?

Ama ne gezer?

Nasıl olsa Erdoğan ne dese inanan ve ona adeta tapınan bir kitle var arkalarında.

‘Neyse, alan memnun veren memnun bize ne?’ diyeceğim ama diyemiyorsunuz işte.

Olan bu ülkeye oluyor.

Yedikleri astronomik rüşvetler ve yaptıkları uluslararası dolandırıcılık ile şöhret olmuş bir Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Hükümeti var karşımızda.

Üstelik bunlar şimdilik ortaya çıkanlar.

Yetmiyor gibi bunlara kayıtsız şartsız destek veren, bir de kendini ‘dindar’ olarak tanımlayan, ülkenin yarısına yakın bir kitlenin varlığı söz konusu.

Konunun siyasi ve ekonomik sonuçları bir tarafa insan ister istemez utanıyor bu olan bitenden.

Neyse.

Kafaları o kadar karışık ve o kadar panik halindeler ki, bu sefer de “Reza tehdit ile konuşturuluyor, bu sebeple doğruları söylemiyor, dolayısı ile anlattıkları iftira. Onun için de mahkemede anlattıkları bizim için yok hükmündedir” diyorlar.

“Ne bilelim siyasi gerekçeler ile, sırf Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmak için konuşturulmadığı” itirazında mülahaza dairesini açık bırakabilirdim.

Ama konu Reza’nın anlattıklarından ibaret değil ki!

Reza ne anlatırsa anlatsın harfiyen inanacak değiliz elbette.

Davanın bir numaralı şüphelisinin anlattıkları önemlidir ama tek başına yeterli değildir.

Yarın öbür gün iki ülkenin derin yapıları anlaştığında Reza’ya farklı şeyler de konuşturabilecekleri ihtimalini hep düşünmek lazım.

Ben Reza’nın anlattıklarının delillerle desteklenip desteklenmediğine bakarım.

Reza’nın anlattıklarını destekleyen o kadar çok delil var ki! Her şey o kadar ayan beyan ki…

FBI, Reza ile ilgili olan herkesi, her şeyi kaydetmiş.

17 Aralık dosyası da gayet sağlam. Tapeler, fotoğraflar, videolar… her şey var.

Bir itiraf eksikti o da tamam oldu.

Polis gerçekten çok iyi çalışmış. Mesela bir örnek vereyim size.

Polisler takipteki rüşvet götürülen arabayı durduruyor. Bagajından para dolu çantayı çıkartıyor ve kameraya çekiyor. Sonra da bir şeye dokunmadan hadi gidin diyor. Kuryeler hemen Reza’yı arıyor olan biteni anlatıyorlar. Polisler onu da kaydediyor.

Milimetrik, her şey kayda girmiş. 17 Aralık dosyası gerçekten dört dörtlük bir çalışmanın ürünü.

Şimdi bütün bu belgelerden sonra Reza’nın anlattıkları için bunlar ABD’nin operasyonu, aslı astarı olmayan yalanlar diye bakabilir miyiz?

Önceki Yazıları:
‘Reis’in ordusuna’ koruma kalkanı - 30 Ara 2017
Reza Zarrab’ın itirafları tek başına ne ifade eder? - 11 Ara 2017
‘Erkam Tufan’la 30 Dakika’nın Kamera Arkası - 20 Kas 2017
Hizmet Hareketi’nin en büyük ‘günahı’ - 30 Eki 2017
Bir ‘teröristin’ bir ‘hain’ ile yaptığı program! - 03 Eki 2017
Piyasaya sürülen ‘tarikat görüntüleri’ bir tezgâhın parçası olabilir mi?.. - 25 Eyl 2017
Kürtlerin acısını içimizde hissettik mi? - 18 Eyl 2017
Dikta rejiminin bir parçası olarak muhalif medya - 11 Eyl 2017
Tr724’de yayınlanan “o” yazı - 05 Eyl 2017
Hastalıklarla yüzleşme zamanı… - 28 Ağu 2017
önceki yazı

Uyuyan Kök Hücreler (2)

Sonraki yazı

Nasıl 'terörist' oldum?

2 Yorumlar

  1. Bahadır Şahin
    12 Aralık 2017 at 21:09 — Cevapla

    Bu nasıl bir akılsızlıktır ki herşeyin uluslararası sistemlerce kayıt altına aldığını bile bile ve uyarılara rağmen ileride ortaya çıkacağı kesin suçlar işliyorsunuz ve sonuçta yurt dışına çıkmaya korkar hale geliyorsunuz, rüşvetçi-yolsuz damgası yiyip tüm dünyaya rezil oluyorsunuz.

    Susuzluktan kavrulan birinin ölümcül sonuçları olacağını bilmesine rağmen dayanamayıp deniz suyu içmesi gibi. Milyarlık rüşvet paraları içinde yüzmenize rağmen nasıl bir doyumsuzluk içinde yaşıyorsunuz ki sonunuzu getirecek cürümleri ısrarla irtikap ediyorsunuz. Buna öyle geliyor ki bu doyumsuzluk ancak teneşire temasla son bulacak.

  2. Mehmet Can
    28 Aralık 2017 at 15:45 — Cevapla

    Sayin Aytav

    FBI, Reza ile ilgili olan herkesi, her şeyi kaydetmiş.
    17 Aralık dosyası da gayet sağlam. Tapeler, fotoğraflar, videolar… her şey var.
    Bu iki cumlenizden cikan su soru uzerine bir yazi daha yazmanizi bekleyebilir miyiz?

    Saglam 17 Aralik dosyasi nasil oldu da FBI’in dosyasi oldu?
    Yani 17 Aralik dosyasini hazirlayanlar FBI’a mi calismis?

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir