AnaSayfa»Siyaset»Övsen bir dert, sövsen başka dert

Övsen bir dert, sövsen başka dert

Pinterest Google+

YORUM | TARIK TOROS

Yerel seçimlerde kazanmak için kimi aday göstermeli?

Bu düşüncelere iki dakika ara verin, bir şey anlatacağım:

 

**

Son iddianame 10 Aralık’ta ortaya çıktı.

DHA yayımladı.

Savcı orada diyor ki:

-Bu örgüt adamlarını farklı alanlarda mevzilendirir.

-Elemanlarının deşifre olmaması için örgüt lideri “Bana açıkça galiz bir şekilde küfür edin” demiştir.

-Bu yaklaşım dikkate alınmalıdır.

-Şekil olarak örgüte karşı olmak,

-Ağır şekilde eleştirmek,

-Örgütle davalı ya da davacı olmak,

-Hatta açıkça hakaret etmek,

-Başlı başına örgütü desteklememek ya da esasta örgüt üyesi olmamak sonucunu doğurmaz.

 

**

“Kimse güvende değil”in belgesi nedir, diye sorulursa…

Bunu gösterebilirsiniz.

Ve siz bu yargıyla…

Canınızı sıkan herkesi,

15 yıla kadar hapis istemiyle tutuklayıp hücreye tıkabilirsiniz.

 

**

İddianame, Sözcü gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru için düzenlendi.

Yayın yönetmeni Metin Yılmaz ve internet sorumlusu iki kişi daha dosyada.

Duruşma günü, 18 Ocak 2019.

**

Peki, iddianame ortaya çıkınca muhalefetin tepkisi ne oldu?

Savcının tezlerini doğrular biçimde küfretmeye devam ettiler.

Yahu…

Yargı, galiz şekilde küfretmenizi aleyhinizde delil olarak koymuş dosyaya.

Ne demeye “aynı suçu” işlemeye devam edersiniz ki…?

 

**

Espri bir yana -ki durum mizah kadırmayacak kadar ciddi- övsen bir dert, sövsen başka bir dert.

 

**

Bu sitede ve eGazete’de iki yılı aşkın süredir yazıyorum.

İlk yazılardan birinin başlığı şuydu:

Ben oynamıyorum deme dönemi (15 Kasım 2016, TR724)

O yazıda özetle şunu söyledim:

Türkiye’de artık egemenlerin uygulamalarını hayretle karşılama dönemi bitmiştir. Dönem, “Ben oynamıyorum dönemi”dir. Laf yetiştirmeye çalışanlara, bildiri yayımlayanlara bakıp hayret ediyorum. Bitti o dönem. Üç seneyi geçti, Saray’a karşı hangi kazanımınız var? Bir tane gösterebilir misiniz? Bırakın kendi kendilerine seçime girsinler, tek parti olarak… Bırakın Parlamento’da tek başlarına yasa yapsınlar… Bırakın kendileri çalıp kendileri oynasın. Ama siz oynamayın. Dikta, en büyük gücü, kendini destekleyenlerden değil… Korkaklardan ve dilsiz şeytanlardan alıyor. Ben oynamıyorum deyin bakalım ne olacak! Eninde sonunda oyundan atılacaksınız zaten.

 

**

Ankara’daki tren kazasında Bakanlığı eleştiriyorsunuz.

“Lokomotifin orada olmaması gerekiyordu” dedi diye.

Hiç kendinize sordunuz mu:

Peki biz olmamız gereken yerde miyiz?

 

**

O trene biniyorsanız, güvende değilsiniz.

Acı ama böyle.

**

Şimdi…

Bir kez daha yenilmek ve egemenlere meşruiyet alanı açmak için…

Kaldığınız yerden, belediye başkan adaylarını düşünmeye devam edebilirsiniz.

Önceki Son 10 Yazı:
Henüz toprağın üstündeyken ince bir sitem - 11 Ara 2018
Müşavir günah keçisi, asıl devlet rezil oldu - 04 Ara 2018
Çok mühim bir konuda haber vereceğim - 30 Kas 2018
Üç ülkede üç kritik gelişme - 27 Kas 2018
Pişmanlığın işe yaradığı tek yer var - 23 Kas 2018
Fail-i malum haller - 20 Kas 2018
Siz birine ‘halk düşmanı’ derseniz, halk da gider onun icabına bakar - 16 Kas 2018
Tek gerçek, canı yanan çocuklardır - 13 Kas 2018
Kan parası duruma göre değişir - 08 Kas 2018
Saadet Partisi’nin haddini bilmeyeni! - 06 Kas 2018
önceki yazı

Süreçle yüzleşme

Sonraki yazı

219 muvazzaf asker için gözaltı kararı

1 Yorum

  1. Ademoglu
    14 Aralık 2018 at 08:33 — Cevapla

    Ben inanmiyorum suclayanla suclananin samimiyetine ikisinin de karsilikli anlasmayla bir oyun oynadiklarini dusunuyorum. Bu adamlari ve oyunlarini konusmaya bile degmez. Bence sizde bunlarla ilgili yazmayi birakin. Guzel ve iyi seylere bakalim konusalim artik.

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir