O, ışık değil tren!

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak hakikaten harikalar diyarında. Piyasa alev alev yanarken yine içi boş paket açtı yine sunum yaptı.

İleri, verimli, milli, endüstri kelimelerini yan yana getirip baş harflerinden müteşekkil İVME dediği program iyi hoş da para nerede?

EMEKLİ İKRAMİYESİ NASIL ÖDENECEK?

Ramazan Bayramı’ndan evvel 12,5 milyon emekliye 12,5 milyar TL ikramiyenin nasıl verileceği bile Ankara’da devlet meselesi hâline gelmişken sene sonunda kadar 30 milyar TL kredi dağıtılacakmış.

İkramiyeler için Merkez Bankası’nın “ihtiyat akçesi” kullanılmak üzereydi. İnfiale sebep olunca alelacale çıktılar kasadan. Şimdi de banknot matbaasına talimat verildiği konuşuluyor.

Nitekim Erdoğan, eski Milli Güvenlik Kurulu (MGK) sekreteri Tuncer Kılınç paşa gibi “karşılıksız para basmak” bahsinde iktisatçıların mübalağa yaptığına inanıyor.

Kim tevessül ettiyse iktidarı kaybetmiş olmasına rağmen Erdoğan karşılıksız para basmaya “mürekkep ve kâğıt masrafı kadar maliyeti var” diye bakıyor

BORSA 32 SENE ÖNCESİNE DÖNDÜ

Türkiye’nin risk primini gösteren kredi temerrüt takası (CDS) 23 Mayıs’ta 506’ya yükseldi. Borsa İstanbul’un dolar nevinden değerini gösteren rakam 32 sene önceki seviyeye indi.

Borsa endeksi 21 Ağustos 1987’de 1,50 dolar ediyordu. 22 Mayıs Çarşamba günü kapanış itibarıyla bu rakam 1,37 dolar.

Türkiye’nin risk primi tekrar 506’ya yükseldi. Risk primi arttıkça yurt dışından borç bulmanın maliyeti de katlanıyor.

22 Mayıs 2013’te BİST endeksi 93 bin 398 puan seviyesindeydi. O günkü kurdan endeksin değeri 5,10 dolara tekabül ediyordu. Endeks 22 Mayıs 2019’da 5,10 doların yüzde 73 gerisinde.

BİST’in en değerli 20 şirketini 60 milyar dolar verip satın alabilirsiniz. Listede Koç Holding, Garanti Bankası, Tüpraş, Akbank, Türk Hava Yolları, Petkim, Ereğli Demir Çelik gibi Türkiye’nin devleri var.

EN KIYMETLİ ŞİRKETLER BU HALDEYSE

İki sene evvel Garanti Bankası tek başına 20 milyar dolar ediyordu. 2010’da Borsa İstanbul’a 100 dolar yatıran biri 70 dolarını kaybetti. Türkiye’nin en büyük şirketlerinin ederi bu ise başka söze ne hacet!

Türkiye batıyor. Hem de Albayrak ve kayınpederi Recep Tayyip Erdoğan’ın kabul etmek istemeyeceği kadar hızlı batıyor.

Albayrak’ın iddia ettiği gibi Halkbank, Vakıfbank ve Ziraat Bankası 30 milyar lira dağıtabilir. Yarını düşünmeden yapılan hesapların döviz kurları, Hazine’nin borçlanma maliyetlerini ve enflasyonu nasıl tırmandırdığı ortada.

ÇARKLAR CİLALAYLA DÖNMEYECEK KADAR PASLI

İsmine “İVME” denilince ekonomi ivme kazanmıyor. Duran çarklar böyle cilalı kelimelerle dönmeyecek kadar paslandı.

Bir an için bu kredilere kaynak bulunduğunu kabul edelim. Yüzde 30’dan fazla senelik faizi hangi sanayici ödeyebilecek? Esnaf ve çiftçi böylesine bir yükün altına girebilir mi?

Borsa’nın en kıymetli 20 şirketi 60 milyar dolar bile etmiyor.

Böyle bir hasılat artışı, üzerine kâr getirecek kadar canlı bir talep kaldı mı Türkiye’de?

Maliyeti örtbas etmek için enflasyon endeksli verilecekmiş krediler. Enflasyonun yüzde 20’lere demir attığı bir dönemde “Krediyi almasan daha iyi olur” demenin öteki hali olmalı.

CARİ AÇIK DÜŞÜYOR, ÇÜNKÜ KRİZDEYİZ

Albayrak’ın ikide bir “başarı” diye takdim ettiği cari açıktaki düşüşe gelince…

Türkiye’nin mevcut imalat yapısında “cari fazla” ya da “cari açıktaki sert düşüş” krizin şiddetini ele veriyor. İthalat azalınca hâliye dış ticaret açığı azalıyor.

Dükkânı kapatınca cari giderler azaldığından nisbeten kâra geçiyoruz!

2019’un 1970’lerden beri en yüksek cari fazla verilecek sene olması sebepsiz değil ki! İktisadî faaliyette 70’li senelerden bu yana en sert daralma ile karşı karşıyayız.

Borsa İstanbul 2019 senesinin ilk 5 ayında yüzde 20 değer kaybetti. Aynı dönemde BİST’in muadili Güney Afrika ve Hindistan gibi piyasalara ise para yağdı.

Tarıma destek için öyle İVME icatlarına lüzum yok ki! Çiftçinin gübre, mazot ve tohum başta olmak üzere temel girdi maliyetlerinin düşürülmesi kâfi.

Patates ve soğan dahi ithal ediliyor. Tarlayı ekmemek en iyisi! Tarımın da kimyası bozuldu. Türkiye hiç bu kadar dışa bağımlı hale gelmemişti.

DENGESİZLİKLER ARTACAK

30 milyarlık paketin kaynağı ve maliyeti Türkiye’de dengesizlikleri daha da artıracak.

Son 12 ayda kontrolsüzce artan kamu harcamaları artınca faydadan çok risk primini artırması üzerinden Türkiye ekonomisine zarar verecek bir paket bu.

O IŞIK DEĞİL, TREN!

Enflasyonu düşürmeden, yatırımcıların kaybettiği itimadı yeniden kazandıracak adımlar atmadan, hukuk ve demokrasi açığını gidermeden böyle 10 paket açıklansa zerre kadar kıymet ifade etmez.

Albayrak’ın güle oynaya açıkladığı son paket maalesef ağlanacak halimizin resmidir.

Tünelin ortasındayız. Zifiri karanlıkta Albayrak’ın ışık dediği üzerimize doğru son sürat gelen Amerika Birleşik Devletleri trenidir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin