Kim iflas edecek, kim kurtarılacak?

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi aile şirketi gibi idare etmeyi en büyük hayali olarak anlatırken alkışlayanlara şaşmamak elde değil.

Erdoğan işletmecilikte çığır açacak bir keşiften bahsetmediğine göre dönüp dolaşıp otoriterlik son durağında otobüsten inilmek mecburiyetinde kalınacağını kimse kabul etmek istemedi.

BİLE BİLE LADES!

Muhalefetin, demokrasiyi ayak tutan kuvvetler ayrılığının ve hür medyanın zahiren bulunduğu bir memlekette siyasetten ekonomiye bütün sahalarda geriye gidileceği gün gibi aşikârdı. Nasihat ile idrak edilemeyen mukadderat bizzat tecrübe ile sabit oluyor.

Mahkemelerin, serbes piyasa şartlarının, kanun ve teamüllerin halihazırda bir hükmü yok. Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan dikkatleri siyasî İslam çizgisinin ekonomiyi nasıl siyasi hale getirdiği hususuna çekti.

Nitekim Türkiye’de Saray’a yakın olanlar ve Saray’ın kara listesindekilere göre işleyen bir piyasa mekanizması mevcut.

FİRARİ GALİP ÖZTÜRK’ÜN METROSU

Kimin kurtarılacağına yahut iflas ettirileceğine Erdoğan karar veriyor. İflastan evvelki son çıkış diye nitelenen konkordato bile her firmaya bahşedilmiyor.

Erdoğan’ın eline küçük bir not kâğıdı tutuşturan Keskinoğlu iki defa mühlet aldığı ve tek kuruşluk ilerleme kat edemediği halde aynı mahkemeden bir sene daha uzatma kararı çıkarmaya muvaffak olabildi. Piyasaya en az 300 milyon TL borcu var ve ödemiyor.

Diğer tarafta Pamukkale ve Ulusoy firmalarının akibeti… Şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan iki firma, Erdoğan’a alenen destek veren ve cinayete azmettirmekten müebbet hapse mahkûm edilen firari Galip Öztürk’e ait Metro Turizm’in önünü açmak için tek celsede iflas ettirilebiliyor.

KONKORDATO BORSASI 100 BİN TL’DEN AÇILIYOR

Sistem Erdoğan’a göre tanzim edildiği için Anadolu’da kriz yüzünden konkordato borsası kuruldu. Alım-satım rayici Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yakın isimler tarafından tespit ediliyor.

Firmanın satış hasılatına göre 100 bin liradan 500 bin liraya kadar çıkıyor rüşvet tarifesi. Parayı veren mahkemeden garantili karar aldırıyor.

Erinç Yeldan ahval-i umumîyi ve yegâne çareyi harikulade ifade ediyor: “Başkanlık rejimi ve devletin içindeki kurumların sorumluluklarının muğlaklaştığı, bürokrasinin risk almaktan çekindiği bir sürece girdik. Siyasal sistemin demokratikleşmesi yönünde atılacak en önemli adımlardan biri, hukukun üstünlüğünü gözetecek bir idare anlayışıdır.”

“Başkanlık gelecek, dertler bitecek” sloganı atanlar yukarıdaki satırları bir daha okumalı. Türkiye’nin krizinin çok derinlerde olduğu hakikatiyle yüzleşene dek savrulmaya devam edeceğiz.

KAYNAĞI MEÇHUL PARALARLA BİR YERE KADAR

Her müessesenin içinin boşaltılmasının neticesi hüsran olacak.

Cumhuriyet’e verdiği mülakatta Yeldan, “2019, üretim kazanımları yerine spekülatif emlak rantlarıyla ya da kaynağı belirsiz sıcak parayla yapılan tüketim ve yatırım harcamalarıyla geçiştirilecek. İflas edenin de teşvik verilenin de siyaset tarafından belirlendiği çarpık bir ekonomi olmaya doğru gideceğiz.” tespitinde bulunuyor.

İnkâr ve halının altına süpürme siyasetinin istisnai bir halden kalın bir çizgiye dönüşürken haliyle devletin ilan ettiği rakamlara da itimat da kalmıyor.

Enflasyon ve döviz gibi krizin emarelerini gözden ırak yerlere kaçırma telaşı Yeldan’ın da dikkatinde kaçmamış. Oysa iflastan bu şekilde kaçılamaz.

DURGUNLUĞA ALIŞMIŞ EKONOMİ

Daha evvel altını çizdiğim hususta iktisatçı Yeldan da hem fikir: “31 Mart’ta açıklanacak 2018’in son çeyrek büyüme rakamlarıyla birlikte derin bir kriz içinde olduğumuz anlaşılacak. 2019’un bütününe baktığımızdaysa giderek durgunluğa alışmış bir ekonomi bizi bekliyor.”

Seçimin akabinde acı reçete ile karşılaşınca “Bunlar keşke Nisan 1 şakası olsaydı.” diyecek. İlk taşı atanlar da sistemi bu hale getiren “günahkârlar” olacak.

Erdoğan ve damadı Berat Albayrak’ın devletin sağ cebindekini sol cebine taşıması ile belki saman alevi gibi muvakkat parlamalar yaşanabilir.

Mamafih giderek artan fakr u zaruret, daha düşük ücretlerin neticesinde talep durma noksanı gelecek.

VENEZUELA TİPİ BİR EKONOMİ

Türkiye bütün bunların Saray hokkabazlığı ile geçiştirildiği bir Venezuela tipi bir ekonomi olma yolunda dolu dizgin ilerliyor

Krizin sebepleri bertaraf edilmediğine göre geçen yaz patlak verip derinleşen iktisadî kriz daha da derinleşecek. 31 Mart’ta seçim olması krize dair hakiki bir adım atılması ihtimalini ortadan kaldırıyor.

Anlık parlamaların atmosferimize çarpan kriz taşlarının alev topuna dönmesinden ibaret olduğunu anlamayanlar beyhude seviniyor.

Zira onların rant ihtirası yüzünden Türkiye siyasî İslam’ın elinde başına meteor düşmüşten beter hale gelecek.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin