AnaSayfa»Yazarlar»Erhan Başyurt»Kandil dururken Afrin’e neden girildi?

Kandil dururken Afrin’e neden girildi?

Pinterest Google+

Analiz | Erhan Başyurt

Genelkurmay, Afrin harekatının 24’üncü günü itibarıyla şehit sayısını 31, yaralı sayısını da 143 olarak açıkladı.

TSK’nın ‘öncü kolu’ gibi hareket eden ÖSO ve bileşenlerinin kayıp rakamları ise bilinmiyor…

***

Siyasiler her zaman olduğu gibi, ‘kat kat kayıp verdirdik’, ‘kanları yerde kalmayacak’ tarzı beylik açıklamalarla tepkileri törpülemeye çalışıyor.

Hatta savaşı ‘oyun’ zannedip, siyasi kürsülerde istismar peşindeler…

***

‘Ben de Afrin’e gitmek istiyorum’ diyen de, ‘Başbakan bizi Afrin’e götür’ diyerek Beşiktaşlı Nouma’ya tribünlerde yapılan eğlence amaçlı tezahüratı tekrarlayanlar da var.

Adalet Bakanı (!) çıtayı daha da yükseğe çıkararak ‘Türk milletinin bir özelliği de şehit olmasıdır’ dedi.

***

Ülkede ürküten bir savaş histerisi var. Aklı olan herkes tedirgin.

Birileri efsunlanmış ya da afyonlanmış gibi, ateşe uçuşan kelebekler misali kana doğru koşar adım gidiyor.

Daha doğrusu vatanın evlatlarını cepheye gönderiyor, kendi evlatlarını ve kendi canlarını koltuklarıyla beraber koruyorlar.

***

Sizi tutan mı var? Madem savaşı, madem şehitliği bu kadar arzuluyorsunuz işte Afrin orada, siz neden gitmiyorsunuz?

Sahi siyasilerin ya da komutanların askerlik çağında hiç evlatları yok mu?

Kaç tanesinin evladı bugüne kadar ‘Türk milletinin özelliğine uygun’ şekilde şehit düştü? Bırakın şehit olmayı, evladı gazi olan yani cephede savaşmış olan hiç var mı?

***

Savaşı kutsadıkları, halkı galeyana getirdikleri yetmiyor. Barış isteyeni de ‘hain’ ilan ediyorlar.

Önceleri AK-trollerin yaptığı tehditleri artık TV ekranlarında yandaş yazarlar açık açık dile getiriyorlar.

‘Afrin’de 11 şehit’ haberini manşet yaptığı için Cumhuriyet çalışanlarının ‘katledilmeleri mubah’ diyor. Öldürülmeleri caiz diyor… Açıktan hedef gösteriyorlar.

***

Oysa Suriye her geçen gün biraz daha derin bir batağa dönüşüyor.

ABD ve Rusya’nın nüfuz mücadelesinin bölgesel bir çatışmaya evrilmesi artık an meselesi…

***

Suriye paramparça…

Rusya ve İran destekli Esed’in denetiminde bölgeler…

İran ve Esed destekli silahlı milis gruplar…

Omurgasını ABD destekli ve PKK’nın Suriye kolu olarak bilinen YPG’nin oluşturduğu DSG (Demokratik Suriye Güçleri)…

Türkiye destekli ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) ve diğer yerel silahlı milis gruplar…

IŞİD ve El Kaide artığı radikal silahlı gruplar…

Bir de Suriye’nin yüzde 20’sini işgal altında tutan, zaman zaman da Esed ve İran destekli grupları havadan bombalayan İsrail…

***

Sadece son bir haftada yaşananlara bakın…

ABD destekli grupları Rusya destekli Esed ordusu bombaladı…

ABD misillemede bulundu ve Esed mevzilerini bombaladı…

Bu arada ABD, destek verdiği grupların denetimi altındaki bölgeyi güneye doğru genişletmek için operasyon başlattı…

Rusya’ya ait bir askeri uçak Türkiye destekli grupların yer aldığı kuzeydeki İdlib’de yerden havaya füzeyle düşürüldü.

Rusya ve Esed, bölgenin denetimini almak için saldırı başlattı…

İsrail’in Suriye’de Esed ve İran milislerinin olduğu bazı mevzileri bombalamasının ardından bir İsrail savaş uçağı Suriye tarafından düşürüldü.

İsrail de, İran’a ait bir insansız gözlem uçağını düşürdüğünü açıkladı…

Ardından Hatay yakınlarında bir Türk savaş helikopteri düşürüldü. İki pilot şehit oldu…

Türkiye bir günde tam 11 şehit verdi…

Dahası, Türkiye ABD destekli grupların kontrolündeki Menbiç’e de girmek istiyor. ABD, şu ana kadar kesin bir dille buna müsaade etmeyeceğini, gerekirse ‘sert karşılık’ vereceğini açıklıyor.

Yani Türkiye, NATO müttefiki ile karşı karşıya…

***

Türkiye işte böyle bir bölgeye kara operasyonu başlatmış durumda.

Ateş çemberinin içine girildi.

Türkiye’nin Afrin’i almasının ne Suriye’de barışa katkısı olacak ne de Türkiye için Suriye’den saldırı ihtimalini büsbütün ortadan kaldırmış olunacak.

***

Türkiye’nin tek derdi, güneyinde kesintisiz bir Kürt koridorunun oluşmasını engellemek.

Afrin’den Türkiye’ye bir saldırı olduğu için değil, bağımsız bir Kürdistan ileride Türkiye’yi de etkileyebilir diye…

Rusya, sıcak denizlere inmiş… İran, Şii yayını Akdeniz’e uzatıp Türkiye’yi kuşatmış… Radikal gruplara alan açılmış… Esed’in devrilmesi geciktirilmiş… Çatışmalar bölge savaşına dönüşmüş… Hiçbir şey umurlarında değil gibi…

Yani ‘stratejik sığlık’ veya ‘stratejik miyopluk’ yaşanıyor…

***

Afrin operasyonu yavaş ilerleyip can kayıpları da artınca, iktidar sığınacak yeni limanlar peşinde…

Önce ‘terör örgütü’ne karşı operasyon demişlerdi, şimdi ‘emperyalist güçlere karşı savaşıyoruz’, ‘bölge halkını zulümden kurtarmaya çalışıyoruz’ diyorlar…

İşin aslı şu: Terörle mücadele etmek, PKK’nın uzantılarına değil kendisine operasyon ile olur…

Kandil çeyrek asırdır yerinde duruyor. Çeyrek asırdır da aynı isimler örgütü yönetiyor.

Madem terörü bitirmek istiyorsunuz, Afrin’le oyalanmak yerine binlerce cana mal olan kararların alındığı ve örgütün ana üssünün bulunduğu Kandil’e neden girmiyorsunuz?

***

Münbiç’te ABD’ye kafa tutan Türkiye, Erbil’den Bağdat’tan çekiniyor olamaz…

Suriye’de savaş yokken de Kandil vardı…

Kandil dururken, Afrin’e girmenin terörü bitirmeye faydası yok.

Afrin’e operasyonun tek izahı var:

Zaten kuşatılmış bir bölge, dışarıdan yardım gelmesi çok zor bir bölge, elde ÖSO da var, sonuç alınması kolay olabilir. Siyaseten ‘zafer’ diye pazarlanması da tabii…

Derme çatma yerel güçlerin koruduğu Afrin’e operasyonun savaş propagandasına dönüştürülmesinin bir nedeni de işte bu…

***

Neredeyse her gün şehit cenazesi gelirken, acılar içinde bugünden söylenebilecek tek şey:

İktidar Suriye ve Kürt politikasında hatalarından ders çıkarmak yerine bir yenisini daha ekliyor…

Önceki Son 10 Yazı:
Afrin’e operasyon bir girdabın başlangıcı mı? - 23 Oca 2018
Bir canavar çıkmış herkesi yutuyormuş! - 16 Oca 2018
Bahçeli’nin ‘ölümcül’ hamleleri - 11 Oca 2018
AK Parti’nin hesap etmediği! - 04 Oca 2018
‘Suç işleme özgürlüğü’ ve suç tuzağı! - 28 Ara 2017
‘Photoshop mektup’, ByLock yalanını çökertiyor! - 20 Ara 2017
Liyakatsiz muhterisler ve Kudüs’ün statüsü! - 13 Ara 2017
Madem Zarrab ‘casus’ o halde… - 07 Ara 2017
Battıkça batıyorsunuz… Hukuka dönün! - 01 Ara 2017
Bir yazı bir restleşme ve iki skandal - 29 Kas 2017
önceki yazı

Enis Berberoğlu davasında karar çıktı

Sonraki yazı

Devlete çalışanlar kalmış, diğerleri çekilmiştir sahneden!

2 Yorumlar

  1. Seyda Akıncı
    13 Şubat 2018 at 12:38 — Cevapla

    Afrin’e yapılan harekatın bir iç savaş için provası olduğunu düşünüyorum. Belki 2019’a kalmadan bir erken seçimi düşünen iktidar,önüne gelen tüm anketlerde puanlarının düştüğünü gördüğü için, hizmete yamadığı darbenin de artık alıcısı olmadığı için ne yapıp edip emri altındaki medyayla efsunladığı halka her hareketini meşru göstermeye çalışması da bunu göstermektedir.

    Aklı başında,cesareti ve meslek onuru olan bir tek gazetecinin bu sorduğunuz soruları soramaması,ülkenin nasıl bir kaotik dönemde olduğunu ispat ediyor. Aydınlatıcı bilgilerinizden dolayı tüm Tr724.com ailesini kutlar,saygılarımı iletiyorum. İyi günler için gayret edenlere selam olsun!!!!!😊😊😊

  2. Karinca
    13 Şubat 2018 at 17:23 — Cevapla

    ” Kandil dururken, Afrin ´e girmenin terörü bitirmeye faydasi yok.”
    ” Kandil ´e neden girmiyorsunuz? ”

    Bu cümleleri bana aciklar misiniz? Ne demek istiyorsunuz? Türkiye´nin sinir ötesi saldirilarini onayliyor musunuz? Kafam iyice karisti dogrusu yazinizi okuduktan sonra. Sank iyi savaslar, kötü savaslar varmis gibi?
    Selamlar

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir