AnaSayfa»Manşet»Bana sarı laleler alsan, çiçek pazarından…

Bana sarı laleler alsan, çiçek pazarından…

Pinterest Google+

YORUM | TARIK TOROS

 

Şu ara ülkede olması gereken iki şey vardı:

-Dünyadaki Ortadoğu eksenli gelişmeleri takip.

-Yine dünyadan bağımsız olmadan ekonomideki gidişat.

***

Bunun için medya bitirildi.

Bunun için tek sesli bir ülke oldu.

Bunun için günde en az üç-dört posta kürsülerden yalan-yanlış-manipülatif bağırmalarla ayar veriliyor.

Bunun için muhalefet önce etkisizleştirildi, sonra daraltıldı, içeri tıkıldı ve susturuldu.

Bunun için bizim olmamamız gerekiyordu.

Ve bunun için de…

Ta en başta, yargı bitirildi, polis “rejim gücü” oldu, ülke toptan (vatandaşları itibariyle de) muhaberat devletine ve milletine evrildi.

***

Gün aşırı TV’lerde dünya ve ekonomi programları olmalıydı.

Hoş, elinde istatistiklerle konuşmaya çalışan ortalama konukların dahi lafı ağzına tıkılıyor, bir daha da davet edilmiyor.

***

Bugün, Metin Külünk’ün diplomanın gereksizliğini anlatan tweet’inden daha mühimdir bunlar.

Hülya Koçyiğit’in “ülke fazla özgür” laflarından da…

Sanatçıların Mehmetçik’e moral ziyaretinden… Mustafa Keser’in “suratıma tükürün” çıkışından filan önemlidir bunlar.

Lakin, bunlar üzerinde tepiniyor, kimine göre fırtınayı, kimine göre kasırgayı, kimine göre yaklaşan depremi veya üçüncü dünya harbini ıskalıyoruz.

***

“Helaya 1 milyona gidiyorduk, nasıldı o günler” diyorsa kürsüler…

Dinleyen de…

“Bana ne akaryakıt zammından ben hep 100 liralık benzin alıyorum” diyecektir, niye yadırgıyorsunuz?

***

Onca olumsuzluğa, kötüye gidişe, birbirini tutmayan laf ve politikalara rağmen…

Konuşmaya, anlatmaya devam etmek gerekiyor.

Bu sadece ülkenin sorunu değil.

Dünya da kısmen farksız.

***

Suriye’nin bir bölgesinde kimyasal gaz kullanıldı, çocuklar öldü diye harekat yapılacakmış.

Daha dün “Suriye’den çıkıyorum” diyen ABD, şimdi “Hazır ol Rusya” diye komut veriyor.

Siz dünya liderlerinin gerçekten çocuk ölümlerinden müteessir olduğunu düşünüyor musunuz?

Çocukların hunharca katledildiği tek bölge Suriye’deki Duma mı?

Myanmar, Yemen orada duruyor, kimse gıkını çıkarıyor mu?

***

Saddam’ın kimyasal silahı var diye Irak’a giren Batı koalisyonu, 15 sene geçti, kimyasalın izini bulamadı, yoktu çünkü.

O kadar uzağa gitmeye ne hacet, geçen sene İdlib’e aynı gerekçeyle müdahale oldu, Pentagon daha iki ay önce “Kimyasal yoktu” diye açıklama yaptı, geçen senenin hesabını soran var mı?

Batı basınında hepsi çıkıyor. Ne çare, gazeteciler ne yaparsa yapsın, ülkelerin yönetimleri bir şey tutturmuşlar, o yolda inatla yürüyorlar.

***

Trump hakkında en az bir düzine kadın “delilli belgeli” taciz iddiasında bulundu.

Rusya ile ilişkiler halen soruşturulacak.

Ne oldu?

Trump’ın en az bir düzine kurmayı gitti, Beyaz Saray’dan 50’ye yakın isim ya bıraktı ya gönderildi.

Başkan devam ediyor.

Bill Clinton, oval ofiste Monica Lewinsky macerasından sonra direkten dönmüş, halkına itiraf ederek başkanlıkta güven tazelemişti.

Trump’ın başında 10 katı var, basın da yazıyor bunları, pozisyonunda değişiklik yok.

Sonuncusu, Stormy Daniels hadisesi.

Porno oyuncusu bu kadın, “Trump’la birlikte olduk, susmam için başkanlık kampanyasından önce bana 130 bin dolar ödediler” dedi. Trump’ın avukatı da ödemeyi kabul etti. Trump, “haberim yok” diyor.

***

Amacım magazin yapmak değil.

Tuhaf biçimde her şey ama her şey kamuoyunun gözünün önünde oluyor.

Gazeteciler iz sürüyor. Belgeliyor.

Fakat adamına göre bedel ödeniyor.

Ünlü aktör Kevin Spacey’nin kariyeri bitti.

Niye?

30 yıl önce, o gün 16 yaşında bir gencin “beni baştan çıkarmaya çalışıyordu, yanından uzaklaşıp tuvalete gittim, olay büyümeden kapandı” iddiası sebebiyle.

Netflix’teki “House of Cards” dizisinin son sezonundan çıkarıldı (başrolde yani, nasıl olacaksa).

Son filmi “All The Money In The World” filmi bile etkilendi. Film gösterime girmeden bir ay önce, Spacey’nin sahneleri çıkarılıp yerine Cristopher Plummer oynatıldı.

Şu son altı ayda kariyeri biten 40 tane politikacı, filmci sayarım size.

***

Facebook’un kurucusu ve başkanı Mark Zuckerberg, ABD Kongresi’nde ifade verdi.

Özür diledi.

Niye?

Facebook’un verdiği zararlar konusunda çaba harcamadığı için.

Neydi bu zararlar:

Yalan haber, seçimlere dış müdahale ve nefret söylemi.

Trump, Facebook’a çok şey borçlu.

Ama atı alan Üsküdar’ı geçti yani.

Şimdi ne olacak?

Hiç…!

Koca bir hiç.

Herkes yoluna devam edecek.

***

Sadece Türkiye değil…

Dünyada da bir şeyler yolunda gitmiyor ve gazeteciler çaresiz.

Kamuoyu da.

Tüm ülkelerde liderlere duyulan güven geriliyor.

Buna rağmen liderler sıkıştıkları yerden çıkmak için şeytani planlar yapmaktan geri durmuyor.

Gerçekten de…

Şeytanın dahi sanki tatile çıktığı bir dönem sürüyoruz.

Tuzak kuran kurana.

Buraya kadar okudu ve bitirdiyseniz…

Taksim’de zevksiz saksılardaki laleleri kritik etmeye devam edebilirsiniz.

Doğru, Taksim meydanı hiçbir zaman bu kadar çirkin olmadı.

Eski haline getirdik mi, düzelecek her şey.

Önceki Son 10 Yazı:
Ağam eğlenir bizimle - 10 Nis 2018
İki kelime arasında gidip geliyorum: Cinnet ve Tımarhane - 06 Nis 2018
Bu ödül, sıradan bir ödül değildir - 03 Nis 2018
Söylenecek iki kelime var, en hafifinden: Yuh olsun! - 30 Mar 2018
Biriken bu gaz diktaya mı evrilecek başka karışıklıklara mı? - 27 Mar 2018
Berbat bir gazetecilik finali: Kirli mi? En azından temiz değil! - 23 Mar 2018
Zoru tercih ettiler, Allah kurtarsın - 22 Mar 2018
Dünya vatandaşlarının farkında olmadığı tehdit - 20 Mar 2018
12 Eylül 2010 referandumu bugün yapılsa oyum ne olurdu? - 15 Mar 2018
Dibi gördük mü, diye soruyorlar, ben size dibi söyleyeyim - 13 Mar 2018
önceki yazı

20 aydır tutuklu olan Zaman Gazetesi eski imtiyaz sahibi Alaattin Kaya, 4 aydır tecritte

Sonraki yazı

AB: Türkiye'de OHAL ve tutuklamalar olduğu sürece üyelik görüşmelerini ilerletmenin temeli yok

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir